Değerli Medya Mensupları,
TBMM Başkanı Sayın Köksal Toptan, Nâzım Hikmet’le ilgili 15 Ocak 2008 tarihli yazılı önergemi de iade etmiştir. Bazı AKP’li milletvekillerinin bile TBMM Genel Kurulu’nda Nâzım Hikmet’ten şiir okuduğu bir dönemde önergemin iade edilmesi beni gerçekten üzmüştür.
Sayın Başkan, iade gerekçesinde, yine, TBMM İçtüzüğü’nün 96 ve 97’nci maddelerine gerekçe göstermiştir.
Ben de bunun üzerine önergemi, bugün sunuş yazısını çıkararak tekrar TBMM Başkanlığı’na gönderdim.
Bu vesileyle şunu özellikle vurgulamak istiyorum:
TBMM İçtüzüğü’nde önergelerin yorumsuz olması gerektiği vurgulanmaktadır. Ancak bazı yorumlar vardır ki, siyasal açıdan herkesin kabul edebileceği ifadelerden oluşur. Dolayısıyla bu tür yorumlar, yorum olmaktan öte ortak duyguların ifadesi olarak değerlendirilir.
Nâzım Nikmet’le ilgili yazılı soru önergemin sunuşu da böyle bir anlam içeriyordu.
Dahası ben bu yorumumda demokratik solcu bir milletvekili olarak,
“… artık, ‘Nâzım Hikmet de bizim, Necip Fazıl da bizim’ diyebiliyoruz. Şairlerimize, sanatçılarımıza sağcı-solcu ayrımı yapmaksızın bakabiliyoruz.
Bu son derecede önemli bir aşamadır. Sağcılık-solculuk; sanatçılarımızın, şairlerimizin kişisel tercihleridir. Ama sanatları, şiirleri, ulusumuzu oluşturan bütün kesimlerin ortak sesidir”
ifadesini kullanarak çok önemli ve anlamlı bir mesaj da vermiştim.
Ama Sayın TBMM Başkanı bu ifademi bile kabul edilebilir görmemiştir.
Bir önergeyi kabul etmemek, Sayın TBMM Başkanı’nın kendi takdirindedir. Ama bir milletvekili olarak önerge vermek de benim en doğal hakkımdır. Burada önemli olan Sayın TBMM Başkanı’nın tarafsızlığını koruyup koruyamadığıdır. Bu konuda ben, şimdilik bir yorum yapmıyor ve önergemi yenilenmiş hâliyle bilgilerinize sunuyorum.
Saygılarımla.
Süleyman Yağız
DSP İstanbul Milletvekili
-------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞI’NA
Aşağıdaki sorumun, Başbakan Sayın Recep Tayyip Erdoğan tarafından yazılı olarak yanıtlanması isteğimi bilgilerinize sunarım.
Saygılarımla. 8 Şubat 2008
Süleyman Yağız
DSP İstanbul Milletvekili
- “Mezar taşı” bile istemeyen büyük vatan şairi Nâzım Hikmet’i daha ne kadar yaban ellerde öksüz, kendi vatanına hasret bırakacağız?
Ona olan borcumuzu ödemek için daha ne kadar bekleyeceğiz? Yetmedi mi artık, bu ayrılık?
Ustamızı ne zaman, kendi ülkesindeki bir mezarlıkta toprağa verebileceğiz? Bu büyük ustamızın büyük vuslatını ne zaman gerçekleştirebileceğiz? |