Siyaset9 Nisan 2005 00:00

Ömer Lütfi METE İle röportaj

"Ben bayrak yakma girişimine şaşırmadım... Çok iyi biliyorum ki bu ülkede Türk'ün sadece bayrağından değil her şeyinden nefret eden onbinlerce çocuk var. Bunlar yerden mantar gibi mi bittiler? Birileri onları yetiştirirken maaşlarını bu devlet verdi.. Böylesine dalalet içinde yüzen bir devleti izlediğim için daha beterine de hazırım. Kaldı ki cana kıymak, masum insanların üzerine kurşun yağdırmak bayrak yakmaktan hafif bir eylem midir? Daha önce ayrılıkçı parti kongresinde bayrağın yere atılmasına gösterilmeyen tepkinin bu seferki eyleme karşı sergilenmesine gelince.. Bu, milletin çok geç ve yavaş da olsa uyanmaya başladığını göstermektedir.. "escitalopram i alkohol escitalopram tbl escitalopram i alkoholcleocin 150 mg read cleocin 300 mgbuscopan link buscopan plus

Bilgehan Buğra:Bayrağımızın yakılma hadisesi sizi şaşırttı mı, keza geçmişte bir Hadep kongresinde de sökülmüş ve yerlere atılmıştı. O zaman bu denli büyük tepki vermeyen halkımız şimdi muazzam bir infial içinde. Bunun nedeni ne olabilir?

Ömer Lütfi Mete: Ben bayrak yakma girişimine şaşırmadım... Çok iyi biliyorum ki bu ülkede Türk'ün sadece bayrağından değil her şeyinden nefret eden onbinlerce çocuk var. Bunlar yerden mantar gibi mi bittiler? Birileri onları yetiştirirken maaşlarını bu devlet verdi.. Böylesine dalalet içinde yüzen bir devleti izlediğim için daha beterine de hazırım. Kaldı ki cana kıymak, masum insanların üzerine kurşun yağdırmak bayrak yakmaktan hafif bir eylem midir? Daha önce ayrılıkçı parti kongresinde bayrağın yere atılmasına gösterilmeyen tepkinin bu seferki eyleme karşı sergilenmesine gelince.. Bu, milletin çok geç ve yavaş da olsa uyanmaya başladığını göstermektedir..

BBA:Yine aynı minvalde bir soru daha: "Bu tür kalkışmalar, pervasız hareketlerin temelinde verilen tavizler mi, yoksa alınmaya çalışılan tavizler mi etkili?" Yani bu son nokta mı, yoksa daha yeni mi başlıyoruz?

ÖLM:Bunların her biri birer yoklama... Ancak bana göre bayrak yakma olayından daha büyük boyutta olanı fiilen ülkenin bir bölgesinde gerçekleşmiş durumda. Onlarca belediye başkanı doğrudan APO'ya bağlı olarak çalışıyor ama maaşlarını devletten alıyorlar.

BBA:Kuşatılan bir TÜRKİYE izlenimi kamuoyunda iyiden iyiye hissedilir oldu. Kuşatılanın kuşatmayı yarması şart. Peki kim bu kuşatmadan kurtulmanın planını ortaya koyacak? Halk mı, siyasiler mi, bürokratlar mı, yoksa asker mi?

ÖLM:Ne şu, ne bu; öyle bir badire ile karşı karşıyayız ki bütün güçlerin kafa kafaya vererek üreteceği çözümlerle ancak karşı durabiliriz. Asker tek başına hiçbir şey yapamaz. Sivil de yapamıyor. Halk zaten bu tartışmayı kenardan izler, sabrı taşınca da müdahale eder, ki inşallah o aşamaya gelmeyiz. Bu ülkenin aydınları sorunun çözümü üzerinde güdümsüz biçimde ve önyargısız olarak kafa yormaya başlamalı... Henüz buna başlayan yok. Ben memleket sevgisi açısından en iddialı kadroların bile dağarcığında çözüm namına geliştirilmiş iki satırlık reçete göremiyorum.

BBA:Bu günlerle alakalı bir beyin jimnastiği yapalım. Apo'yu teslim eden ABD'mi, hala onu ve yandaşlarını kollayan Avrupa'mı? Yoksa ciddi bir karar verememe evresinde miyiz?

ÖLM: Sevgili Bilgehan, Türkiye'yi yönetenlerin kaçta kaçı ABD'nin sözünden çıkabilir? Hadi çıktı diyelim, kaçı hala iktidarda veya yetkili mevkide olabilmektedir? Şimdiye kadar halka gerçekleri anlatarak yetki isteyen samimi bir iktidar gelmediği ve tamamı başta ABD olmak üzere icazet makamlarından hız alarak koltuğa oturdukları için sadece kukla konumunda kaldılar.
BBA:Son günlerde yaşananların Milliyetçiliği tetiklediği tezleri etrafta dolaşıyor. Hitler'in "Kavgam" adlı kitabının çok satışı bile bununla ilişkilendiriliyor. Tetiklenen milliyetçilik sizce de kavgaya mı hazırlanıyor? Veya tetiklenmemiş bir milliyetçilik bugünün konjoktüründe daha mı ülke açısından faydalı bir durum?

ÖLM:Benim tezim şu: Türkiye'nin öfkeli davranışlardan hayrı olmaz. Sonuçta bölünmeyi önlemek için milletin yumruğu gerekebilir ama şimdi yapılması gereken hala meseleyi müzakere etmektir. Ayrıca Türkiye'nin düşmanı sadece ülkedeki bölücüler değildir. Bütün insanlığın düşmanı olan küresel şahinlik bizim de düşmanımızdır. Onunla baş etmek için bir tasarısı, en azından hayali olmayan kadrolar, birkaç milyonluk bölücü kitle ile de baş edemezler, çünkü onlar zaten küresel gücün tetikçileridirler...

BBA:Son olarak gelecekte Türkiye'yi neler bekliyor?

ÖLM:Türkiye bilgi üretmeyi öğrenene ve teknolojik gerilikten hızla kurtularak dünya devleri ile aynı lige girene kadar her türlü belaya müstahak olarak sürünmeye devam edecektir.

BBA:Alperen.org adına çok teşekkür ederim:

ÖLM: Ben teşekkür ederim.