Birileri kavramlarla oynamayı çok seviyorlar.
Kavramlar karışınca da hedefler ve mücadele yöntemleri de bulanıklaşıyor yani kavramlarla oynayanlar halkın kafasını karıştırıp gerçekleri görmelerini engellemektedirler desek sanıyorum yerinde bir tespit olur.
Bu anlamda ülkemizde hem Atatürkçü olup hem de AB'ci olan dernek ve kuruşlar olduğu gibi
Hem AB'ci olup hem de Kemalist olduğunu iddia eden birçok 'sözüm ona' aydın da ortaya çıkmaya başlamıştır.
Hani AB'yi çağdaşlık kavramı yerine kullanıyorlarsa basit bir dil sürçmesi diyerek belki geçiştirilebilir ama
Gerçekten AB'cilerse, "Kemalist" terimini bununla birlikte kullanmaları, açıkça söylemek gerekir ki, abesle iştigaldir.
Biraz geriye gidersek.
AB süreci bize nelere mal oldu, ya da bizden AB uğruna nelerden feragat etmemizi istediler?
Öncelikle,
Yıllardır; devletin ekonomiden elini çekmesini,
her türlü değerlerimizin özelleştirilme adı altında kendilerine peşkeş çekilmesini,
daha açıkçası ülkemizi üretmeyen, tam bir pazar haline gelmesini sağlamadılar mı?
Kanımca, sağlamadıklarını söylemek safdillik olur diye düşünüyorum.
Demokrasi, insan hakları adı altında ülkemizde,
ne kadar etnik ve dinsel azınlık varsa özgürlük adı altında onlara eğitim hakkı da dahil olmak üzere bir takım haklar verilmesi için ülkemize baskı üstüne baskı kurmuyorlar mı?
Yani ülkemizi Cumhuriyet öncesi gibi etnik ve dinsel azınlıkların olduğu paramparça bir duruma getirmek istemiyorlar mı?
Peki, Atatürk sizce bu görüşlere yakın mıydı?
Kesinlikle hayır!
Atatürk, karma ekonomiden yanaydı.
Karma ekonominin en önemli ayağı da devletçiliktir.
Bizim gibi ülkelerde, bölgeler arası eşitliği sağlamanın ve kalkınmanın baska bir yolu da yoktur.
Üstelik Atatürk,
Ekonomide de İktisadi Milli' den yani ekonomik bağımsızlıktan yanaydı
Peki ya,
Büyük önderin çok mükemmel bir şekilde ifade ettiği millet tanımı her türden etnik ve dinsel bölünmelere en güzel yanıt değil mi?
Ne diyor Büyük Önder:
"Türkiye Cumhuriyeti'ni kuran Türkiye halkına Türk Milleti denir."
Yani AB'yi Kemalizm'le, Atatürk'le bağdaştıranlara tek bir şey söylemek mümkün. Zaten başkası da gerekmez.
Ne demişler?
Hani denir ya: "Ya sayı saymasını bilmiyorlar, ya da!..." |