| |
|
Geçtiğimiz günlerde Göktürk Projesi ile ilgili olarak basında çıkan haberlerden sonra, bırakın sokaktaki insanları, savunma camiasının içindeki arkadaşlarımızda bile
"uydu gelecek, PKK bitecek !"
gibi bir algı oluştu.
Bunun iki temel sebebi var:
(1) basının insan algısı ve ötesinde algısını yönlendirme üzerinde tartışılmayacak şekilde bir etkisi var - bu malum;
(2) basın bu gücüne rağmen, özellikle savunma muhabirleri seviyesinde konuya hiç hakim olmadan, gazeteceliğin en temel kurallarını bile unutarak, sütun doldurma peşinde.
Kendilerinin tabiriyle, bu yaptıkları "haberi köpürtmek". Yani haberi "satmak" için ilgi çekici hale getirmek gerek, onun için de araştırmak yerine, sokaktaki insanın ilgisini kolay çekecek şekilde haberin içeriği ile ounuyorlar.
Benim birkaç kez gazete ve TV'de başıma geldi.
Ben diyorum
"yüksek çözünürlüklü uydularla tarım sigorta sisteminde çığır açılacak"
, gazete ilgisiz bir anten resminin üzerinden şirket ismi de kullanarak neredeyse tam sayfa haber veriyor:
"Türkiye İran'ı izliyor!".
Bunun gibi sayısız örnek verebilirim.
Sonuçta, sokaktaki insan için bırakın PKK'yı, neredeyse Göktürk gelecek, enflasyon bitecek, o dereceye geldi. Hem de 3 ay içinde !!! (gazete öyle diyor, ben onların yalancısıyım).
Şunu unutmamak lazım: bir değer zinciri üzerinde pek çok aşama / halka var.
Her bir halkanın da bir müşterisi var ve bu silsile halinde gidiyor.
Ama eğer keşif gözlem uydusu için nihai değeri konuşuyorsak, bir uydunun değer zinciri üzerindeki yeri zannedildiği kadar ileri bir safhada değil.
Önemli, ama nihai değere olan etki ve katkısı sanılandan az.
Sebebi de gayet açık:
Uydu görüntüsü sadece bir fotoğraftır ve nesnelerin çekim yapıldığı andaki konum ve durumları hakkında bilgi verir.
Bu fotoğrafı harita olarak, bir IMINT
(Açık İstihbarat : İstihbarat terminolojisinde Image Intelligence'ın (Görüntü İstihbarat) kısaltılmış halidir ve başta uydu olmak üzere çeşitli araçlar vasıtasıyla tepeden elde edilen görüntüleri içerir)
veri kaynağı olarak, ya da bir istihbarat altlığı olarak kullanarak daha ileri değer halkalarına taşımak için bile işlemek, kıymetlendirmek ve neşretmek ve tüm bunları çok çok kısa sürede yapmak gerekiyor.
Dolayısıyla, evet, yüksek çözünürlüklü bir uyduya sahip olmak çok önemli (sadece operasyonel olarak değil, ülkemizin bölgedeki duruşu açısından da önemli), ancak bu uydu sisteminin çıktılarını bir sonraki değer halkalarına taşıyacak yapıları da unutmamak lazım.
Son söz:
Uydu PKK yakalar mı?....
ABD'nin carî uzay keşif-gözlem kabiliyetinin, Dünyanın her hangi bir bölgesinde en geç 1.5 saatte bir yeni bir görüntü alabilme seviyesinde olduğu söyleniyor.
Alçak Dünya yörüngesindeki uydularla bu yapının yaklaşık 120 uydu ile kurulabileceği hesaplanabilir.
4 inch çözünürlüğe kadar olmak üzere çeşitli çözünürlüklerde ve hassasiyetlerde E/O, SAR, IR, IIR, MTI vs vs, en son Space Radar Projesine başladılar. Ama Afganistan'da işi bitiremediler!
Uydu önemli, ama değer zinciri taktik sahada işi yapacak askere kadar uzanırsa...
|
 |
|
 |
|