Ekonomi2 Ocak 2008 00:00

2007 Yılı Eğitim Değerlendirme Raporu

ÖĞRETMENLER AÇLIK VE YOKSULLUK SINIRI ARASINDA YAŞIYOR Türkiye'nin siyasi durumunu ortaya sermesi bakımından 2007 yılı için IMF tavsiyeleriyle belirlenen yüzde 2+2 oranındaki zam öğretmenlerin refahına olumlu bir yansıma getirmeyeceği gibi bizleri daha şimdiden kara kara düşündürmektedir. Eğitim çalışanlarının yüzde 40'ının açlık, yüzde 30'unun da yoksulluk sınırı altında maaş aldığı bir ülkede yaşıyoruz. new prescription coupons lilly cialis coupon online cialis couponssymbicort turbuhaler 200 6 cena symbicort symbicort cenaclaritin mazilo claritinekombo claritin mazilo

2007 Yılı Eğitim Değerlendirme Raporu

Bağımsız Eğitimciler Sendikası
Açik Istihbarat'in Resmi
E-Posta Grubu
AçikIstihbaratTürkiye'ye Üye Olun

www.acikistihbarat.com

  02.01.2007
   

Bağımsız Eğitimciler Sendikası (BES) Genel Başkanı Gürkan Avcı, sendika Ar-Ge kurulu tarafından hazırlanan "2007 Yılı Eğitim Değerlendirme Raporu" nu açıkladı.

Eğitimci, araştırmacı ve akademisyenlerden oluşan Ar-Ge kurulu raporuna göre, Türkiye'de, 2008 yılı içinde, yalnızca temel eğitimdeki eğitimci talebini karşılayabilmek için 75 bin öğretmene ihtiyaç olacak.

Raporda, temel eğitimin kalkınmadaki önemine dikkat çekilirken, bu konudaki eğitimci eksikliğini giderici önlemler alınması gerektiği ifade edildi.

Açıklamada, öğretmenlik mesleğine saygı duyulmasını sağlayacak önlemler alınmadan ya da eğitime yatırım yapılmadan, eğitim sorunu ve eğitimci eksikliğinin önüne geçilemeyeceği de kaydedildi.

Türkiye'de, 1 milyona yakın çocuğun temel eğitimden yoksun olduğunun belirtildiği raporda, temel eğitimden yoksun olanların çoğunluğunu kız çocuklarının oluşturduğu ve bunların çocuk işçi olarak istihdam edildikleri vurgulandı.

Rapora göre, Karadeniz ve Doğu Anadolu bölgesi başta olmak üzere metropol illerde ve şehirlerin varoş semtlerinde öğretmen eksikliği önemli bir düzeyde bulunuyor.

Raporda özellikle emekli olan, kurum değiştiren ve vefat eden öğretmenlerin yerine yeterli sayıda öğretmen bulunamadığına da dikkat çekiliyor.

146 BİN ÖĞRETMENE İHTİYAÇ VAR

Rapor hakkında konuşan Genel Başkan Avcı şöyle kaydetti;

75 bini ilköğretimde, 26 bini okul öncesinde ve 45 bini ortaöğretimde olmak üzere 146 bin öğretmene ihtiyaç olmasına rağmen, son atama döneminde 10 bin öğretmen atanmıştır.

İKİLİ EĞİTİM VE BİRLEŞTİRİLMİŞ SINIF EĞİTİMİ DEVAM EDİYOR

Öğrenci Seçme Sınavında, Liselere Giriş Sınavında on binlerce öğrenci sıfır puan almıştır.

Baştan savma eğitim sistemi öğretmen eksiliğiyle birleşince, önümüzdeki yıllarda da "sıfır çeken" öğrenciler konuşulmaya devam edilecektir.

Halen 10 binin üzerinde okulda ikili ve yine 10 binin üzerinde okulda ise birleştirilmiş sınıflarda eğitim verilmektedir. Yani yaklaşık 7.5 milyon öğrenci bu okullarda olumsuz koşullarda eğitimini sürdürüyor.

BÜTÇEDEN EĞİTİME DAHA ÇOK PAY AYRILMALIDIR

İlköğretimin sağlıklı koşullarda sürdürülebilmesi için 3 bin 500 okula, 100 bin dersliğe ve 75 bin öğretmene ihtiyaç var.

100 bin derslik yapabilmek için ise yaklaşık 5 milyon YTL gerekiyor.

Genel ve mesleki ortaöğretimde 2 bine yakın okul, 15 bin civarında derslik ve 45 bin civarında öğretmen açığı bulunuyor.

Okul öncesi eğitimde yüzde 100 oranında okullaşabilmek için, müstakil 3 bin 745 okul, 26 bin 211 öğretmen gerekiyor.

Bunun maliyeti 2007 fiyatları ile 1 milyar 198 bin 400 YTL.

2008, 2009, 2010 ve 2011 yılı bütçelerine bu projenin altyapı koşullarını hazırlayacak miktarda ödenek ayrılmalıdır.

EĞİTİMCİLER SİSTEM ANARŞİSİ İÇİNDE BOĞUŞUYOR

Anayasada güvence altına alınan, eğitimde fırsat eşitliği maalesef tesis edilememiştir.

Yaptığımız anket araştırma çalışmasına göre; Öğrenci, öğretmen ve velilerin yüzde 75 i fırsat eşitliğinin olmadığını düşünüyor.

Öğretmen ve öğrencilerin yüzde 62'si de eğitim sisteminin demokratik olmadığını söylüyor.

Eğitim bileşenlerinin yüzde 74'ü okulda araç gereç ve rehberlik hizmetlerinin yeterli olmadığını belirtiyor.

Öğretmenlerin yüzde 87'si atama ve terfilerde yanlı ve siyasi davranıldığını söylüyor.

Dünyada 8. sınıf öğrencileri arasında yapılan test sonuçlarına göre Türkiye 38 ülke arasında matematikte 30, fen bilgisinde 32'nci sırada.

ÖĞRETMENLER AÇLIK VE YOKSULLUK SINIRI ARASINDA YAŞIYOR

Türkiye'nin siyasi durumunu ortaya sermesi bakımından 2007 yılı için IMF tavsiyeleriyle belirlenen yüzde 2+2 oranındaki zam öğretmenlerin refahına olumlu bir yansıma getirmeyeceği gibi bizleri daha şimdiden kara kara düşündürmektedir.

Eğitim çalışanlarının yüzde 40'ının açlık, yüzde 30'unun da yoksulluk sınırı altında maaş aldığı bir ülkede yaşıyoruz.

Enflasyon rakamlarının inmesi, ihracatın patlaması, dövizin düşmesi, borsanın tavan yapması, büyümede dünya rekoru kırılması eğitim çalışanlarının mutfağına ve zorunlu harcamalarına yansımıyor.

Eğitim çalışanları 6 yıldır yüzde 5, yüzde 4 oranlarındaki komik zamlarla canından bezdirilmiştir.

Enflasyonun yükseldiği dönemlerde; maaşlar, yüksek enflasyonu tetikliyor diye mağdur edilen kamu çalışanları, bu defada enflasyonu düşürüyoruz, hep birlikte düzlüğe çıkacağız mavalları ile mağdur edilmektedir. Hükümet eğitim çalışanlarının sorunlarını çözmeye ve eğitimi birinci öncelikli konu olarak ele almaya mecburdur.

DERSHANE DAYATMASINA SON VERİLMELİDİR

Öte yandan hükümet çocuklarımızın gelecek pazarlığı üzerinden yapılan dershane dayatmasına ve sömürüsüne son vermelidir.

Devlet okullarındaki öğretmen ve derslik açığından, eğitim kalitesinin düşük olduğu iddiasından hareketle dershanelerin devlet okullarının yerini alıyor olması bir tehlikedir.

Anne babalar çocuklarını dershanelere gönderemediği zaman anne babalık görevini iyi yapamadığını düşünmektedir. Dişten tırnaktan artırıp çocuklarını dershane ve özel okullara göndermeye çalışan ailelerin vebali Hükümetin sırtındadır.

Üniversiteyi kazanmak, Anadolu lisesini kazanmak için dershaneye gitmeyi zorunlu kılan bu sistemin değişmesi zaruri hale gelmiştir.

Bu nedenlerle hükümet eğitime ayırdığı payı yükseltmelidir.

Devletin özel üniversitelere yaptığı yardım derhal kesilmeli ve devlet okullarına aktarılmalıdır.

Devlet okullarında ikili eğitim yerine, tekli eğitim ve çantasız eğitime geçilmelidir.

Fiziki koşulları uygun olan dershaneler ve öğretmenler derhal devlet okullarına dönüştürülmeli ve böylece derslik ve öğretmen açığı çözülmelidir


www.acikistihbarat.com
Açık İstihbarat @ 2007