Uzmanlara göre de şu anda 1930'larda başlayan ve ekonomi kitaplarına da
"Büyük Buhran" olarak geçen nakit krizine fazlasıyla benzeyen bir dönemden geçiliyor.
Faiz indirimleri işe yaramıyor, 100 milyar dolarlık ihraç ortaklıkları piyasayı rahatlatmaktan uzak kalıyor ve merkez bankaları çareyi artık piyasaya tam tabiriyle
"para saçmak"ta görüyor.
Marketwatch analistlerinden Irwin Kellner'in yorumuna göre de bugün yaşananlarla 1930'lu yıllardaki durum arasında paralellikler var.
Yazısında kredi krizinin bu benzerliklerden biri olduğunu söyleyen Kellner'e göre, FED salı günü merkez bankaları ile ortak olarak açıkladıkları 100 milyar dolarlık nakit paketinin 20 milyar dolarını ihraç etmiş de olsa finansal piyasaları artık rahatlatmayı beceremeyecek.
Bunun piyasaların güvensizliğinden kaynaklandığını yazan Kellner'e göre güvensizliği tetikleyen de
mortgage piyasası merkezli zararların gerçek boyutunun kimse tarafından tam olarak hesaplanamaması.
Son olarak hafta içinde Avrupa Merkez Bankası'nın 501 milyar dolarlık enjeksiyonu ile piyasalara musluktan para aktıma süreci de başladı.
Ancak buna rağmen piyasalarda aşırı bir rahatlama görülmedi.
Üstelik halen
ABD ekonomisinin stagflasyona sürükleneceği yönündeki
beklentiler artmaya devam ediyor.