Genel Kurmay Başkanlığı, ilk kez, geniş kapsamlı bir sınır ötesi operasyonun ayrıntılarını paylaştı dünya ile.
Zamanlaması önemli…
Kuzey Irak yerel Kürt liderliğinin, sivillerin vurulduğu iddialarının hemen ardından verildi görüntüler.
Bu paylaşımla dünyaya, gerçek hedefin PKK olduğu bir kez daha gösterilmiş oldu ve Kuzey Irak’taki PKK kamplarının niteliği hakkında fikir verildi. Yani dünya ikna edildi.
Genel Kurmay Başkanı Sayın Büyükanıt’ın, ABD’nin operasyondan haberdar olduğunu, istihbarat ve lojistik destek verdiğini söylemesi önemli.
Bu, Kuzey Irak yönetimine ve PKK’ya verilen bir mesaj.
Bu sayede, Kürtlerin ABD’ye olan güveni zedelenmiş, PKK ise psikolojik yalnızlığa ve ikileme düşmüştür.
( Nitekim Mesut Barzani, operasyona tepki olarak, Kerkük’e beklenmedik bir ziyaret gerçekleştiren Rice ile görüşmedi. Bu, artık Kürtlerle, ABD arasında hep bir güven sorunu yaşanacağının işareti. )
PKK’nın gerçekleştirdiği Dağlıca saldırısının ardından pek çok tartışma yaşanmıştı ve bazı gazetelerde TSK sorgulanmıştı.
Sayın Büyükanıt’ın ‘ Misliyle karşılık verilecektir.’ ifadesi de bazı eleştirileri beraberinde getirmişti. Bu operasyonla Türk milletine bir güven verilmiş, TSK’nın yetenekleri gösterilmiştir ve verilen asker sözü yerde bırakılmamıştır.
Dağlıca’da kaçırılan askerlerimizin ardından, yapılan psikolojik operasyonlara bir yanıt verilmiş ve psikolojik üstünlük sağlanmıştır…
Operasyondan hemen önce, TSK internet sitesine koyduğu bildiride, Yunanistan’ın Rodos ve Oniki Ada’yı Lozan ve Paris Anlaşmalarına aykırı olarak silahlandırdığını duyurdu.
TSK’nın sitesinde yine Rodos’un 1552 tarihinde fethedilmesine dair kesitler de yer aldı.
Bu duyuruların ardından gerçekleşen kapsamlı ve başarılı bir hava operasyonunun, aynı zamanda Yunanistan’a bir gözdağı anlamına gelebileceğini de düşünmek gerek.
Gelelin operasyonun kapsamına ve niteliğine…
- Hedeflerle ilgili, öncesinde çok kapsamlı istihbarat sağlandı ve bunun için ABD’den destek alındı.
- 50 civarında ( içinde ABD uçakları olduğu iddiaları da var ) savaş uçağı, aynı anda hava taarruzu gerçekleştirdi. Tüm hedefler ( ağırlıklı olarak Kandil, Hinere, Hakurk, Havaşin, Zap, Metina ve Çemço ) aynı anda vuruldu.
- Operasyon gece yarısı ( 01 ile 04 arası) gerçekleştirildi. Teröristlerin en yorgun, en zayıf ve en dikkatsiz oldukları zaman seçildi. Bu tercihte psikolojik boyut ta ön planda. Depremler genellikle gece olurlar. Ve şiddeti unutulmayacak bir korku bırakır. Operasyonda böyle bir korku ve psikolojik çöküntü hedeflendi. Bombardımanın gece görüntüsünün ( alev toplarının ) bıraktığı etkiyi de unutmamak gerek. Bu sayede, Hükümetin, PKK’nın dağdan indirilmesi politikalarına, katkı sağlandı.
- PKK’nın ana karargahı tamamen tahrip edildi. Buradan sağlanan, lojistik destek, haberleşme, yayın ve eğitim olanakları yok edildi. Bu da örgüte önemli bir darbe vurdu ve ( kısa sürede )yeniden toparlanması önlendi.
- Bu operasyonla, Türk Hava Kuvvetlerinin yetenekleri, eğitimleri, donanımı ve teknik gücü ortaya kondu. F4 ler, F16 lar, Casa uçakları, Kobra helikopterleri operasyona katıldı. F4 ler önden uçarak görüntüleri aldı ve arkadan gelen filoya aktardı. Eş zamanlı olarak görüntüler Genel Kurmay Karargahı’na aktarıldı ve canlı olarak izlendi. PKK’nın elinde elektronik cihazlar olmamasına rağmen, elektronik karıştırma sinyalleri gönderildi.
Bombardıman 10 bin feet ile 20 bin feet arasında yapıldı. PKK’nın elindeki uçaksavarların menzili ise 6-7 bin feet. Bunun dışına çıkıldı. PKK tek bir uçaksavarını kullanabildi ama o da etkisiz kaldı. Nitekim bu uçaksavarın başındaki 4 terörist ve çetebaşı da öldürüldü. Operasyonda akıllı bombalar (geceyi gündüz yapan Lantrin sistemi ve lazer teknolojisi ile yapılan elektronik işaretlemeler ) kullanıldı. Hedeflere tam isabet sağlandı. Operasyon sonrasında hedeflerin üzerinden yeniden uçularak son görüntüler alındı ve üslerde değerlendirildi.
Tüm bunları alt alta koyduğumuzda ( elektronik savaş tekniği ile yapılan ) operasyonla istenen pek çok sonucun elde edildiğini söylemek mümkün.
Gelelim operasyonun bilinmeyenlerine…
Bunları söyledikten sonra, asıl soruma gelmek istiyorum.
Bu soruyu bir bilgiye değil önseziye dayalı olarak soruyorum…
- Acaba bu kapsamlı ve başarılı operasyon aynı zamanda bir tatbikat niteliğinde mi yapıldı?
- ABD’nin İran’a hala saldırmaya niyetli mi? İran’ın 40 civarındaki nükleer tesisi için, ABD’de aynı nitelikte bir kapsamlı hava harekatı mı planlıyor?
- TSK’nın Irak sınırına intikal ettirdiği 250 bin askeri personel ve mühimmat, tank ve roketlerin amacı, sadece PKK hedefleri ile mi sınırlı?
Belki hayal gücünü zorlayan sorular sordum.
Ancak bunları sormak, bizi daha kapsamlı, ayrıntılı ve doğru düşünmeye sevk etmez mi sizce?