| |
|
Ermenistan ile Turkmenistan arasindaki diplomatik iliskilerin kurulusunun 15. yili vesilesiyle Askabat'ta "Ermeni Filmleri Gunleri" etkinligi yapildi.
11 Kasim 2007 de baslayan film senligi Ermenistan'in Turkmenistan Elciligi organizasyonu ve Turkmenistan Kultur ve TV-Radyo Yayinlari Bakanligi katilimiyla gerceklestirildi. Senlikte, Ermeni filmlerinin gosterime sunuldugu bildirildi.
Diger taraftan, Turkmenistan'in Kibris Rum yonetimi ile de diplomatik iliskiler kurmaya yoneldigi kaydedildi.
Rum haber ajansinin haberine gore, Kasim 2007'de Guney Kibris in Birlesmis Milletler Daimi Temsilcisi Andreas Mavroyannis'in, Turkmenistan in BM Daimi Temsilcisi Aksoltan Ataeva ile gerceklestirdigi gorusme sirasinda, iki ulke arasinda diplomatik iliskilerin kurulmasiyla ilgili bir belge imzalandi.
Iki diplomat, ulkeleri arasindaki iliskilerin guclendirilmesi yonunde calisacaklarini belirttiler.
Uluslararasi iliskiler acisindan bakildiginda iki ulke arasinda diplomatik iliski kurulmasina yonelik adimlar ve bu anlamda ulkelerin menfaatleri dogrultusundaki isbirligi cabalari olagan uygulamalardandir. Ancak, cok yonlu ikili iliskileri insa ederken, mevcut konjonkturdeki gelismeleri ve reel anlamdaki kazanimlari da degerlendirmek gerekiyor.
Bu acidan bakildiginda, Turk irkinin dogus alani olan Turkistan cografyasindan, oncelikli olarak Guney Kibris Rum Yonetimi'ne yonelik bir acilimin gerceklesmesi, Turk dunyasinin dostluk ve isbirligi ilkelerine dayanan iliskilerinin pekistirilmesinin, tarihi koklerden gelen kardeslik iliskilerinin gelistirilmesinin beklendigi bu donemde, uzuntuyle karsilaniyor.
Nitekim gectigimiz hafta, Baku'de duzenlenen Turk Devlet ve Topluluklari Dostluk, Kardeslik ve Isbirligi Kurultayi'nda Kuzey Kibris Turk Cumhuriyeti'nin izolasyondan kurtarilmasi icin Turk Devletlerinin cabalarini birlestirmesi, Kuzey Kibris ile ekonomik, kulturel, politik, iliskilerin kurulmasi ve gelistirilmesi kararlarinin alindigi bu donem, Turk dunyasinin Kibris gerceginin ozune inerek, KKTC'ye gercek anlamda destek saglamasinin beklendigi donemdir.
Bu anlamda, Kibris sorunu gundeme geldiginde, Turk Dunyasinin;
"1960 Kibris Cumhuriyeti'nin anayasasinda ikinci bir siyasi varlik olarak kabul edilen Kibris Turklerinin, Ada'daki sorunun BM tarafindan cozumunu saglamak uzere, 24 Nisan 2004'te gerceklestirilen referandumda % 65 cogunluk ile cozum yanlisi irade gostermesine ragmen Ada'daki Turklere yonelik izolasyonun hala surduruldugunu,
Kibris Cumhuriyeti'nin, tamamen veya kismen, herhangi bir siyasi veya iktisadi birlige katilamayacagini, herhangi bir diger devletle birlesmeyi veya Ada'nin taksimini tesvik edecek her nevi hareketi yasak ve ilan etmesini" hukmeden 1960 anlasmalarina ragmen, GKRY nin tek tarafli olarak AB ye uyeliginin gerceklesmesinin, uluslararasi hukukun ihlal edilmesi anlamina geldigini,
Tum bunlarin disinda, 1955'te EOKA'nin kurulusu ile baslayan ve 1974 Baris Harekati'na kadar olan surecte Kibris Rumlarinin Ada'daki Turklere yonelik adeta bir soykirim uygulamasi gerceklestirdigini, Rum liderlerin bu amac dogrultusundaki beyanatlarinin ve yapilan vahsetin izlerinin o doneme ait tum uluslar arasi basin-yayin organlarinda bulunabilecegini,"
bilmeleri gerekiyor.
Kurultay kapsaminda ayrica, 1915 yili olaylari ile ilgili "soykirim" iddialarinin ifsa edilmesine yonelik Turk devlet ve topluluklari arasinda isbirliginin guclendirilmesi, bu iddialarin Turk dunyasinin uluslararasi imajina ve uluslararasi cikarlarina olumsuz yansimalari goz onune alinarak, "soykirim" yalanlarinin ifsasinin Turk devletlerinin dis politikasinin oncelikleri sirasina dahil edilmesi karari da alindi.
Tum bunlara ragmen, tarih boyunca, yasadiklari bolgede huzursuzluk kaynagi olan ve Turkler basta olmak uzere Azeri, Gurcu ve Yahudi halklara karsi her turlu hunharca eyleme girisen Ermenilere, Turkmenistan'in bu denli kucak acmasinin nedeni de bir turlu anlasilamiyor.
Bugun Askabat'ta "Ermeni Filmleri Gunleri" duzenlenirken, tarihte, Ermeniler tarafindan Orta Asya ve Kafkasya'da girisilen katliamlar unutulmus gibi gozukuyor.
1915 yilinda Ruslarin cekildikleri bolgelere yerlestirilen Ermeni cetelerinin Musluman Turk halka karsi giristikleri mezalim, yillar yili Turklere karsi uygulanan terorist faaliyetler, bir Turkistan muhtariyeti olarak Kokand'da ve Namangan'da Ermeniler tarafindan on binlerce kisinin yok edilmesi ornekleri Ermeni gercegini gostermek acisindan yeterli olacaktir.
Diasporanin da destegiyle, Turkiye'ye yonelik asilsiz soykirim iddialarinda bulunan ve Turkiye'nin Dogu Anadolu'da bulunan topraklari uzerinde hak iddia ederken, Azerbaycan topraklarini da yillardir isgal altinda bulunduran, bununla da yetinmeyerek, diger komsusu Gurcistan'da yasayan Ermenileri ayaklandirarak ozerklik ilan etmelerine sevk eden Ermenistan, bolgedeki mevcut dengeleri sarsici bir istikrarsizlik unsuru olarak varligini surdururken, Orta Asya Cumhuriyetleri'nde itibar gormesi kabul edilebilir bir durum olarak gorulmuyor.
Dayanaksiz sozde "Ermeni soykirimi" iddialariyla dunyada suni gundem yaratmaya calisan Ermeniler, bir yandan haksiz bir davadan kazanimlar elde etmeye calisirken, diger yandan, XIX. yuzyilin sonlarindan gunumuze kadar Azerbaycan Turkleri ne karsi da gerceklestirdikleri soykirimlarin gormezden gelinmesini saglamaya calisiyorlar.
1980 li yillarin sonunda SSCB yonetiminin destegiyle Ermenistan in Azerbaycan a karsi ileri surdugu toprak iddialari ve ardindan yasanilan genis olcekli savas, Azerbaycan topraklarinin yaklasik % 20 sinin Ermeni gucler tarafindan isgal edilmesi ve bir milyona yakin Azerinin multeci ve zorunlu gocmen haline dusmesiyle sonuclandi.
Son olarak, Hocali da Subat 1992 de yasanan facia ise insanligi hedef alan, kendine ozgu gaddarligi ve insafsizligiyla benzeri gorulmemis bir soykirim hareketi olarak tarihteki yerini aldi.
Tum bunlara ragmen, Turkmenistan basta olmak uzere diger Orta Asya Cumhuriyetlerinin basininda bu hususta belirli bir ilgi goze carpmiyor. Sadece Ermenilerle surekli sorun yasayan Azerbaycan bu konuda cok hassas davraniyor.
Rusya tarafindan kontrol edilebilir bir aktor olarak gorulen Ermenistan, RF sayesinde, Kafkasya ve Orta Asya da etkinlik kurmaya calisiyor.
Uyguladigi saldirgan politikalarla kendi cografyasinda sikismis olan Ermenistan, atilan isbirligi adimlariyla, bolgedeki rolunu artirmayi ve dis iliskilerini rahatlatmayi planliyor.
Bu anlamda, zengin yeralti kaynaklariyla dikkat ceken Orta Asya Cumhuriyetleri, Erivan tarafindan, icinde bulunduklari ekonomik cikmazi asmak icin bulunmaz firsat olarak degerlendiriliyor.
Sonucta, Turkmenistan ve diger Turk Cumhuriyetleri, yuzyillardan beri ayni tarihi, kulturu, cografyayi ve surgun doneminde ayni acilari paylastilar, ortak bir kultur etrafinda birlestiler. Bu guclu tarihi gecmis, partnerlerin isbirligi ile dayanisma icinde bulunmalarini ve hasmane unsurlara karsi ortak mucadeleyi gerektirmektedir.
Cunku, bir tek cubuk kolay kirilir, ancak, cubuklar cogalirsa, kirilmalari da zor olur. Bu nedenle, sahip olduklari kaynaklar nedeniyle buyuk guclerin etki alanina almak istedikleri Orta Asya ulkeleri liderlerinin birlik olusturarak, ortak hareket etmeye baslamalari maksimum faydayi getirecektir.
Bu anlamda, Turkmen halkinin refah duzeyinin artirilmasi, Turk Cumhuriyetleri halklari arasinda suregelen kardeslik iliskilerinin gelistirilmesi, bolgede kalici bir istikrarin saglanmasi ve genel olarak bolgenin gelismesi bu birlige baglidir. Birlikten kuvvet dogar.
|
 |
|
 |
|