PKK denen terör örgütünün kalleş saldırılarının arttığı veya bazı yetkililerin görevinin değiştiği dönemlerde ,her nedense Mehmetçiğin eğitim seviyesini ve özel tim konusunu gündeme getirip bir nevi sebep-sonuç ilişkisi mantığı ile aynı şeyleri yeniden tartışmak alışkanlık ve de marifet haline gelmiştir.
Mücadele esasları ve yöntemlerini geliştirme konusunda sürekli düşünülmesi ,tartışılması ve tedbirler geliştirilmesi elbette çok doğaldır ve olması gereken de budur.
Ancak her 3-4 yılda bir değişen yeni kadroların,olumsuz gelişmelerin müsebbibi olarak bir şekilde geçmiş dönemleri sorumlu tutarcasına yaptıkları açıklamalar ile kendi dönemlerinde daha doğru işler yapılacakmış anlamındaki dolaylı söylem ve yaklaşımları terörle mücadeleye güç kazandırmak yerine tam tersine mücadelede güç kaybına neden olmaktadır.
Aynı özelliğe sahip bazı kişilerin görevi bırakınca da;
"ben sorumlu iken şunu yaptık, şöyle attık ,böyle vurduk"
diye, değişen şartları dikkate almadan bugünü dolaylı bir şekilde eleştiren hamasi söylemleri de birçok durumda olumsuz etkiler yaratmakta,istikrar,süreklilik ve sadakat ilkelerinin hakim olması gereken Devlet olma anlayışını da yıpratmaktadır.
Kısacası; hizmette iken geçmişi ,kendisi hizmeti bırakınca ise bugünü eleştirel anlamda sorumlu tutan ve esas olarak kendini ön plana çıkarmak isteyen bir kısım kişisel yaklaşım tarzları ,maalesef olayın en başından beri karşılaştığımız sorunların büyük kısmının aynen devam etmesine neden olmuş,köklü çözümleri de önemli ölçüde engellemiştir.
Kalleş eylemlerin tırmandığı bu son dönemde de; Mehmetçiğin eğitim seviyesinin yeterlilik durumu ve özel timlerin kurulması hakkında bir defa daha gündeme getirilen sözüm ona yeni tespitler ,ortaya atılan çözüm önerileri ve bunların tartışma şekli; yukarıda belirtilen aynı hatalı anlayışın bir ürünü olarak terörle mücadelede gücümüzü yıpratan önemli konulardan biri olmaya devam etmektedir.
Özellikle ve öncelikle şunu belirtmek gerekir ki, ‘Mehmetçik’ terörle mücadelenin her safhasında bu görevin asli ve de en vefalı unsurunu teşkil etmiştir.
Terörle mücadelede faaliyet alanının hem fiziki hem de psikolojik anlamda kontrol altına alınması önemli bir zorunluluktur.
Faaliyetin ana bölümünü ve en uzun kısmını kapsayan bu görev sırasında; bütün bölgeyi kontrol altına alıp,teröristi arayıp bulabilmek ve de onu dar alanda sıkıştırıp fiziki teması sağlayabilmek işin en zor ve cefalı safhasıdır. Bir başka deyişle çatışma anı ve ortamını kendi inisiyatifimiz altında gerçekleştirebilmek, işin liderlik gerektiren en önemli ama en zor kısmıdır.
Bunu gerçekleştirebilmek uzun süre ve sabırla dağda, tepede kalmayı,yağmurda çamurda yürümeyi, kar altında uyumayı yani cefa çekmeyi gerektirmektedir.
Bu zorluklar içerisinde görevini yerine getirirken eğer teröriste rastlayabilirsen ve de onları uygun şartlarda kıstırabilirsen silahlı çatışma denen olay;işte o an ve orada başlamakta, faaliyetin de en son,en önemli ve en kısa süren safhasını kapsamaktadır.
Özel tim veya benzeri seçkin timler, işte bu daraltılmış alanlarda ve çatışma anında Mehmetçiğe göre daha ustaca davranabilme becerisine sahip çok önemli bir güçtür.
Türk Silahlı Kuvvetleri’nin de zayiatı azaltmak için bu tür imkan ve kabiliyetini her geçen gün arttırma ve geliştirme gayreti içerisinde olduğu geçmişten beri devam eden söylemlerden anlaşılmaktadır.
Özel timler veya benzeri timlerin nitelik ve sayılarının arttırılmasına ihtiyaç olmakla birlikte; binlerce kilometrekarelik geniş alanları sürekli ve etkin bir şekilde kontrol altına alabilmek için, Mehmetçiğin vazgeçilemez gücüne olan ihtiyacımız da geçmişte olduğu gibi bugünde fazlası ile devam etmektedir.
Onun yaratacağı fiziki ve manevi boşluğun hiçbir güç tarafından doldurulamayacağı asla unutulmamalıdır.
Bu bir vatan savunması ise onun da vazgeçilmez asli unsuru geçmişte olduğu gibi bugünde Mehmetçiktir. Çünkü O;
- Milli duruşumuzun ve kararlılığımızın nöbet sırası gelmiş onurlu birer temsilcisidir.
- Kutsal analarımızın canları ve ruhları ile besleyip,kına yakıp süsleyip gönderdikleri heyecan dolu ve zinde bir güçtür.
- Ne sırtındaki yükten, ne karda yatmaktan, ne postal vurmasından,yeri geldiğinde ne de kuru ekmek yemekten dahi yakınmayan vefalı bir kahramandır.
- Askerlik süresince anasını, evini, işini, sevdiklerini bir kenara koyup, hesapsız bir şekilde vatan borcunu ödemeye şartlandırılmış asil ruhlu bir cefakardır.
Özel timlerin ve profesyonel askerlerin seçkin nitelik ve üstünlükleri iftihar edilecek bir gerçek olmakla birlikte,Mehmetçiğin bitmez, tükenmez azim ve dayanıklılığının da bu Milletin bağrından çıkan çok önemli bir güç ve nitelik olduğu, hiçbir becerinin bu niteliğin yerini tutamayacağı da gözden kaçırılmaması gereken diğer önemli bir gerçektir.
Bu gerçeği vurgulamayan ve ön plana çıkarmayan söylemlerin ve tartışmaların, geçmişte Mehmetçik sayesinde elde edilen başarıları ve verilen mücadeleyi yıpratmaktan ve kafa karıştırmaktan öte bir işe yaramadığı da çok iyi bilinmelidir.
Kısacası ne söyleyecek ve ne yapacak olursak olalım işin özü ve esası;
profesyonelliğin zihni,tecrübi ve teknik üstünlükleri ile Mehmetçiğin bu ülke için vazgeçilemez niteliklerini birbirlerini tamamlayacak şekilde kullanabilmek ve bu durumdan Türk Milleti adına başarı elde etme becerisini gösterebilmektir.
|