Ekonomi15 Kasım 2007 00:00

Sağlıkta Neo-Liberal Politikalar Felaket Getirir - Fatih Özcan

Buradan anlaşılmaktadır ki, sağlık hizmetleri adım adım özel sektörün eline geçmektedir. Bu sürecin bugün ulaştığı nokta, yabancı sağlık tekellerinin Türkiye'de özel sağlık kuruluşları aracılığıyla sağlık sektörünü ele geçirme çabasıdır. Yabancı sağlık tekelleri AKP Hükümetinin uygulamaları sayesinde Türkiye piyasasına el atmış, "sağlık siteleri" kurma aşamasına varmıştır. kamagra link kamagra gel

Sağlıkta NeoLiberal Politikalar Felaket Getirir

Fatih Özcan - Burdur Gazetesi
Açik Istihbarat'in Resmi
E-Posta Grubu
AçikIstihbaratTürkiye'ye Üye Olun

www.acikistihbarat.com

  14.11.2007
   
Çağdaş bir devletin temel görevlerinden biri olan sağlık hizmetleri
piyasanın arz-talep yasalarına terk edilmeye çalışılıyor.

Sağlıkta piyasalaşma, sağlık hizmetlerinin özelleştirilmesi gibi başlıklar
altında incelenebilen bu konu tamamen kamucu yöntemlerin geçerli
olabileceği bir alandır.

Son 10 yılda devlet hastaneleri sayısında yüzde 3,51 azalma yaşanmış.
Buna karşılık özel hastane sayısı yüzde 108,8 artış göstermiş.

istatistik bilgilerin gösterdiğine göre, 1996 yılında Türkiye'deki
özel hastane sayısı 159 iken bu rakam 2006 yılında 332'ye ulaşmış;
2001'de Sağlık Bakanlığı ve SSK'ye bağlı hastane sayısı 869 iken 2006
yılında 769'a gerilemiştir. Özel hastaneler 10 yılda iki kat artış
göstermiştir. (Aydınlık)

Buradan anlaşılmaktadır ki, sağlık hizmetleri adım adım özel sektörün eline geçmektedir. Bu sürecin bugün ulaştığı nokta, yabancı sağlık tekellerinin Türkiye'de özel sağlık kuruluşları aracılığıyla sağlık sektörünü ele geçirme çabasıdır.


Yabancı sağlık tekelleri AKP Hükümetinin uygulamaları sayesinde Türkiye piyasasına el atmış, "sağlık siteleri" kurma aşamasına varmıştır.

Konunun uzmanlarınca bankacılıktaki gelişmelerin sağlık kuruluşlarında da yaşanabileceği belirtilmektedir.

Devlet adım adım sağlıktan elini çekmekte, yabancı sağlık tekellerinin sağlık sektöründe yatırım yapmasının zemini böylece oluşturulmaktadır.

Ayrıca devlet özel sağlık kuruluşlarını teşviklerle, kredilerle, vergi muafiyetleriyle ve hizmetlerinin finanse edilmesiyle desteklemektedir.

Özel sağlık kuruluşlarının hizmetleri, devlet kuruluşlarının hizmetlerinin bilinçli olarak zayıflatılması, açıkça çökertilmesi ve halkın gözünden düşürülmesi yoluyla özendirilmektedir.

Sözde aile hekimliği uygulaması, sağlık hizmetlerindeki piyasalaşmanın önemli bir aşamasıdır.

Burdur'umuzun aile hekimliği uygulamasında pilot bölge seçildiğini Mart/ 2007'de Sağlık Bakanı açıklamıştı.

Şimdilerde sağlık personeline bu konuda seminerler verilmektedir.

Ancak başta doktorlar ve diğer sağlık personeli olmak üzere halkımız bu konuda büyük bir sessizlik ve işin vahametinden habersiz görünmektedir.

Aile hekimliği uygulamasına geçilince gelişen süreç içinde bir bir neler olacağı gayet açık ve seçiktir.

Halkımızı uyarmak bizim görevimizdir.

İşte olacaklar!

·Sağlık ocakları kapatılacak;
·Hem çalışanlar, hem de emekliler olmak üzere herkes genel sağlık
sigortası pirimi ödeyecek;
·Prim ödemeyen sağlık hizmeti alamayacak;
·Sağlık karneleri ücretsiz ilaç almaya yaramayacak, halkımız ilaca
cebinden daha fazla para ödeyecek, şimdiki uygulamanın beş-on kat
üzeri bir uygulama düşünün;

·YEŞİL KARTLAR İPTAL EDİLECEK;
·Sağlık Ocağı kapatılınca, doktor, ebe, hemşire, sağlık teknisyeni
ekibi olmayacak, sağlık hizmeti aksayacak.
·Birkaç doktorun yaptığı işi bir doktor yapacağı için evinize doktor
gelmeyecek.
·Kronik hastalığı olanlar hiçbir aile hekimine kayıt olamayacak.
·Parasız ve eşit sağlık hizmeti yerine paran kadar sağlık hizmeti
sistemi geçerli olacak.

www.acikistihbarat.com
Açık İstihbarat @ 2007