| |
|
Siyaset yapıcıların tezkere oynaşmalarıyla meşgul ettikleri gündemde gözden kaçırılan, Türkiye’nin ulusal güvenliği üzerinde ciddi tehdit oluşturabilecek bir ‘garip vaka’ya zoom yapacağız bugün.
Biliyorsunuz Türkiye genelinde Türk Telekom işçileri toplu greve gitti.
Öncelikle... Grevin zamanlaması oldukça dikkat çekici, bir yanda ‘Kuzey Irak’a sınır ötesi operasyona tezkere verilir ve de Güneydoğu’da teröristlerle güvenlik güçleri arasında yüksek yoğunlukta çatışma sürer iken aynı anda da Türk Telekom işçileri grev kararı aldılar ve gazetelerdeki haberlere bakılırsa özellikle son birkaç gündür, Hakkari, Bitlis ve Batman’da iletişim durma noktasına geldi.
Evet, ısrarla, altını çizerek tekrarlıyorum;
Hakkari, Batman, Bitlis başta olmak üzere yurdun değişik yerlerinde ‘grev’ yüzünden iletişimin kesilmesi, hastanelerde, bankalarda ve hava yollarında aksaklıkların başlaması, sizce ‘tezkere- Kuzey Irak’a askeri operasyon’ zamanlaması hesaba katıldığında...
Ne kadar ‘olağan’ görülebilir?!
Gazetelerden seçtiğim ilgili bir habere bakalım;
‘Önceki gün kimliği belirsiz (!) kişi veya kişilerce’ Diyarbakır- Batman arasında bulunan fiber optik kablolara zarar verilmesi yüzünden internet bağlantısı sağlanamıyor, şehirde iletişim ağı çöktü.
Güneydoğu illeri dışında, Türkiye’nin iletişim altyapısını sağlayan 13 ayrı bölgede fiber optik kablolar kesildi.
İnternet, sabit telefon ve cep telefonu hizmetinde kullanılan hatların kesilmesiyle ilgili, Türk Telekom yöneticileri ‘alarm’ duruma geçip şu açıklamayı yaptılar;
‘Türkiye genelinde 13 ayrı yerde fiber optik kablo kesilmesi olayı yaşandı. Türkiye’nin yurtdışı internet çıkışları sabote edilmiş, İstanbul, Ankara ve İzmir’deki internet altyapı şebekesinin durdurulması hedeflenmiştir. Açıkça makasla bu kabloların kesildiği tespit edildi. Kesilen yerler özellikle seçildi. Yedeği olmayan hatlar seçildi. Kablo kesilmesi için seçilen yerler, bu işin konuya hakim kişilerce yapıldığını gösteriyor.’
Türk Telekom yöneticileri böyle diyorlar.
Grevdeki telekom çalışanları ise
“birileri grevimizi haksız duruma düşürmek için bu sabotajları provokasyon olarak gerçekleştiriyor”
diyor. Haklı olmaları mümkün...
Türk Telekom Genel Müdür Yardımcısı Celalettin Dinçer de
‘Grev bir yasal haktır. Ancak olay bir şirketin altyapısına ve önemi gereği sadece Türk Telekom’a değil, bütün Türkiye’ye ait, emniyetinden askeriyesine herkese iletişim sağlayan network’ün bu şekilde sabotaja uğratılmasını şiddetle kınıyoruz’
açıklamasını yaptı.
Peki emniyetten askeriyeye kadar herkesi sabote eden bu ‘meçhul profesyoneller’ kim?
Hem işçileri hem de işçiler üzerinden ülke güvenliğini tehdit altında bırakanlar kim/kimler?
Hepsi bu kadar da değil...
Tüm bunlar süregelir iken sabotajı halka şikayet eden Türk Telekom yöneticileri de iddiaya göre FARKINDA OLMADAN büyük bir ‘hata’ yaptılar.
İnternet ve Hukuk Platformu Kurucusu Sayın Füsun Nebil ile önceki gün yaptığımız özel sohbette, Füsun Hanım oldukça kritik sonuçlara neden olabilecek bir iddiayı dile getirdi, dedi ki;
‘kesilen fiber kabloların yerlerini bir basın toplantısıyla açıklayan Türk Telekom yetkilileri, yapılan sabotajı anlatır iken, ulusal güvenlik gereği son derece gizli tutulması gereken Türkiye’nin iletişim haritasını TV ve gazeteler aracılığıyla milyonlarca insana deşifre etmişlerdir. Türkiye’nin telefon ve internet iletişim altyapısını sağlayan haritasının deşifre edilmesiyle, terörist grupların, sabotajcıların işleri kolaylaşmıştır. Yetkililer, bu kadar stratejik önemi olan bir haritayı, bu tür sonuçları fark edemeyip, nasıl kamuoyuna sunabilirler?’
Blok halinde özelleştirilen Türk Telekom’u ‘bildiğiniz gibi 2 yıl önce yabancı sermayeli OGER Telecom’ almıştır.
Telekomünikasyonun ‘genel anlamda stratejik önemini’ uzun uzun anlatmaya gerek yok, kısaca; Türkiye’de herkesin kimi ne zaman aradığına, ne kadar konuştuğuna, hatta ne konuştuğu bilgisine ve kişisel bilgilerin yanı sıra bir takım stratejik bilgilere ulaşma olanağı vardır.
Silahlı kuvvetlerin kiraladığı özel devrelerin güzergahlarının belirlenmesi, bu görüşmelerin kayıtlarına ulaşılmasının, yaratacağı tehdidi düşününüz.
İlaveten, tüm internet trafiğinin denetlenmesi, kimin hangi siteleri ziyaret ettiği bilgisinin, e-posta iletişimlerinin kontrol altına alınması ihtimali de bulunmaktadır.
Konu hassas, yazarınız bu noktada yorumu yine sizlerin yüksek algısına ve de yetkililerin bilgisine bıraktı efendim...
|
 |
|
 |
|