Sözde Ermeni soykırımı iddiası, bu sefer de 106 numaralı karar tasarısı olarak ABD Temsilciler Meclisi ve Senato kapısında oylamayı beklemektedir.
Dost sayılan bu ülkenin,özellikle 1970’li yıllardan beri,24 Nisan’ları ve sözde soykırım tasarılarını kendi amaçlarına uygun bir şekilde bize karşı taciz ve baskı aracı olarak kullandığı hepimiz tarafından bilinmektedir.
Kişiler tek taraflı bilgi ile şartlandırılarak ve duygusal yönleri ağar basarak yanlış yapabilirler. Ama,bir devletin tek taraflı ve maksatlı kullanılan bilgilerle üstelik de stratejik dostum dediği bir ülkeye karşı hata yapması ve bunda ısrar etmesi anlaşılır bir durum değildir.
Arşivlerin açılmasından tutun müşterek tarih komisyonlarının kurulması dahil tüm iyi niyetli çabalarımıza rağmen,her yıl tekrarlanan ve nedense belli dönemlerde de dozu yükseltilen bu çirkin yaklaşım, bugüne kadar ülkemiz üzerinde siyasi baskı ve yaptırım amacı ile yürütülen politik operasyonun bir parçasını teşkil etmektedir.
Bu oyun ülkemizin dış ve hatta iç siyaseti üzerinde etkili olabilecek fırsatlar yaratmak ve inisiyatif kazanmak adına,tüm gerçekleri ve iyi niyetimizi bilmelerine rağmen gözümüzün içine baka baka özellikle yapılmaktadır.
Meselenin bu yıl daha ileri boyuta taşınacağı, diaspora Ermeni’lerinin hayallerini süsleyen tazminat konusu üzerinden yeni siyasi yaklaşımlar peşine düşecekleri anlaşılmaktadır.
Geçmişte Rus’lar,İngiliz’ler ve Fransız’lar tarafından Osmanlı’ya karşı bir piyon olarak nasıl kullanıldıklarından ders çıkaramayan Diaspora Ermeni’lerinin şimdi de, Amerika üzerinden bir şeyler kazanacaklarını zannederken,aslında ABD tarafından kullanıldıklarını bir türlü farkına varamamaları özellikle onlar adına çok üzücü ve çok yanlış bir uygulamadır.
Bir tarafta Ermeniler adına sözde soykırım mücadelesi verdiğini iddia eden birileri meseleyi bu seviyeye tırmandırıp şahinleri oynar gözükürken,diğer yanda da bu meseleyi bizim adımıza önlemeye çalışıyor gözüküp yolunu bulmaya çalışan sahtekarların bu danışıklı dövüş oyunu,bizleri artık bıktırmış ve usandırmış durumdadır.
Türkiye adına gerçekleri anlatmak üzere, ABD kapılarında yürütülen resmi ve gayri resmi temasların,belirttiğimiz bu gerçekler ışığında yapılma zorunluluğu önem kazanmaktadır.
Hangi seviye ve şekilde olursa olsun görüşmelerin , temize çıkmaya çalışan alçak gönüllü bir yaklaşımla değil, bu oyunlar dikkate alınarak rahatsızlığımızı ortaya koyan onurlu bir söylem içinde ve bundan öte yapacak bir şeyimiz kalmadığını anlatan bir duruşla yapılması meselenin geleceği açısından çok önemlidir.
Tarihe tek tarafından bakan ve saptırılarak siyasi alanda inatla kullanılmaya devam edilen bu oyunu,tüm taviz ve iyi niyetlerimize rağmen gerçeklerle yüzleştirme ihtimali,karşı tarafın maksatlı yaklaşımı nedeni ile oldukça zayıf görülmektedir.
Eğer gelinen son nokta bu olacak ise,bizim için de artık tek çare; onları oyunları ile baş başa bırakıp,pislik kokan bu ortamı terk etmek ve bu seviyesiz oyunu izlemek mecburiyetinden kurtulmaktır.
Göstereceğimiz bu onurlu duruşun,üzerimizde oynadıkları çocuksu ve haksız taciz eylemini boşa çıkaracağı gibi onları yeni bir arayış içerisine girmeye de zorlayacağı değerlendirilmektedir. |