Başbakan bir süredir ABD'de bulunuyor. Bu gezi basına
"BM'nin iklim değişiklikleri ile ilgili toplantısına katılmak"
şeklinde duyuruldu.
BM'nin toplantısı sadece bir gün sürdü. Ama başbakan epeydir ABD'de
bulunuyor. Bu süre içinde de hem ziyaret hem ticaret sayılabilecek
faaliyetler yapıyor.
ABD'de Ramsey bursu ile okuyan ve Dünya Bankası'nda işe giren oğlunu,
gelinini ve yeni doğan torunu Ömer Tayyib'i ziyaret ediyor.
Torunu için "Akika Kurbanı" kesiyor.
Bol bol iftar yemeklerine katılıyor. New York Borsasının açılışı için gonk çalıyor. Haritada yerini bile zor bulabileceğimiz kimi ülkelerin temsilcileri ile görüşüyor. Onlardan BM
Güvenlik Konseyi için destek istiyor. AB liderleri ile görüşüyor...
Tüm bunlar bir şekilde basında yer alıyor. Ancak CFR'de ki konuşması ise nedense
gizleniyor!
İklim Değişiklikleri ile ilgili toplantı düzenleyen BM'nin asıl kurucusu kim?
Yanıt CFR.
Bilal Erdoğan'ın çalıştığı Dünya Bankasının kurucusu kim?
Yine yanıt CFR...
Başbakanın basında fazla yer almayan Henry Kissinger ile de bir görüşmesi oldu.
Kissinger kim? CFR'nin en etkin ismi...
CFR, aynı zamanda küreselleşmenin de (Tek Dünya Devleti) fikir babasıdır.
BOP planı da CFR uzmanlarının işidir.
CFR(Dış İlişkiler Konseyi) ABD'nin dış politikalarında son derece etkilidir.
Zaten tüm ABD Dışişleri Bakanları ile ekipleri CFR üyelerinden oluşur.
Başbakanın New York'ta, Wall Street'te borsanın açılış gongunu
vurduğu anlarda ABD Temsilciler Meclisi İran ile ilgili önemli bir kararın
altına imza attı.
Adeta İran için gonga vurdu!
Şimdi ABD için en önemli iş, bu operasyonda Türkiye'yi yanına çekmektir.
Başbakan şimdiye kadar bu konuda ABD'ye destek sözü vermiyordu.
Hatta İran ile iyi komşuluk ilişkileri sürdürmeye çalışıyor ve ABD'nin karşı
çıkmasına rağmen İran ile Doğalgaz anlaşması bile yapmıştı.
Gerek Henry Kissinger, gerekse CFR ekibi ( Dışişleri Bakanı
Condalizza Rice dâhil) başbakan ile yaptıkları görüşmelerde İran konusunu da
gündeme getirmişlerdir.
Ama bunlar şimdilik basına yansıtılmamıştır.
Başbakanın ABD gezisi öncesinde Türkiye ziyareti yapan ABD Dışişleri Bakan
Yardımcısı Nicolas Burns'da, Ankara'da İran konusunu gündeme getirmiştir.
Temsilciler Meclisi, Başbakanın Borsa açılışı için gongu vurduğu
gün Türkiye'yi de yakından ilgilendiren kararları onayladı.
Bu kararlar ile İran'a yeni yaptırımlar uygulanacak. İran ile işbirliği
içinde olan 'dost ve müttefik ülkeler' inde yaptıkları anlaşmaları iptal
etmeleri istenecek.
Burada sözü edilen ülkelerin başında Türkiye gelmektedir. Bahsedilen anlaşma
ise İran ile yapılan doğalgaz anlaşmasıdır.
İftar yemeklerini, "Akika Kurbanını" , borsa açılışı gibi
magazinsel konuları gündeme taşıyan medya, nedense CFR ve CFR üyeleri ile
ilgili görüşmeleri ve de İran konusunu görmezden gelmektedir.
Oysaki ABD gezisinin can alıcı konusu İran konusudur. Başbakanın bu konuda
işi zordur.
İster kara harekâtı, isterse hava harekâtı olsun, ABD'nin İran konusunda
Türkiye'ye ihtiyacı vardır. Ancak AKP'nin bu konuda zorluğu bulunmaktadır.
İç dengeleri ABD'ye destek vermeye engeldir.
ABD ise AKP'nin desteğini almak için Kuzey Irak ve PKK
konularında çeşitli ödünler vermeye hazır görülmektedir.
Irak İçişleri Bakanının Ankara ziyareti ve yapılan ikili anlaşma ABD'den
gizli yapılmış olabilir mi?
TSK'ya "sıcak takip" hakkı veren bu anlaşma ile ABD terör örgütünü gözden
çıkarmış gibi görünmektedir.
En azından gözden çıkarmaya hazırım mesajı vermektedir.
Peki, karşılığı nedir? İran operasyonuna destek...
AKP iktidarının önüne ABD ikili bir seçenek sundu.
İlk seçenek, İran konusunda bize destek verin ve doğalgaz anlaşmasını iptal edin.
Karşılığında da biz PKK konusunda size destek verelim seçeneğidir.
İkinci seçenek ise, ilk seçeneği kabul etmezseniz bizde PKK'ya desteği devam
ettiririz seçeneğidir.
Borsa gongu vurmak şöyle dursun daha ciddi bir tehlike ile karşı
karşıyayız. Tehlikenin gongu Türkiye için çalıyor! Bu kez gonga vuran ise
CFR'dir...
CFR, planını gerçekleştirmek için başka senaryoları da gündeme
getirebilir.Ne de olsa bu tür konularda uzman sayılır. |