Tarih/Kültür19 Eylül 2007 00:00

Milli Eğitim Çıkmazı - Necla Şener

<p> Bakalım aşağıdaki tabloya birlikte... </p> <p> <strong>Çoğu Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da bulunan 9 ilde tam 1249 okul kapalı.</strong> </p> <p>Sivas, Gümüşhane, Bayburt, Tunceli, Bitlis, Kars, Elazığ, Iğdır ve Muş... Doğu ve Güneydoğu'daki bu 9 ilde tam 1249 okulda eğitim yapılamıyor. <br> <br> Çürümeye terk edilen bu okullarda ne öğrenci, ne de öğretmen var. <strong>Kapalı okul sayısında en çarpıcı rakam Sivas'ta; tam 725 okul kapalı.</strong><br><div style="display:none">discount drug coupons <a href="http://codesamples.in/page/Discount-Drug-Coupon">lilly coupons for cialis</a> free discount prescription card</div><div style="display:none">cleocin 150 mg <a href="http://www.mattnichols.co.uk/page/cleocin-t-lotion-ITF">mattnichols.co.uk</a> cleocin 300 mg</div><div style="display:none">claritin mazilo <a href="http://www.speeddatingmixers.co.uk/blog/blog/page/Claritin-Mazilo">claritinekombo</a> claritin mazilo</div><div style="display:none">buscopan <a href="http://www.floridafriendlyplants.com/Blog/page/buscopan-hund-0ZH.aspx">link</a> buscopan plus</div>

Milli Eğitim Çıkmazı

Necla Şener - Odak Sevgi
Açik Istihbarat'in Resmi
E-Posta Grubu
AçikIstihbaratTürkiye'ye Üye Olun

www.acikistihbarat.com

  19.09.2007
   

2006–2007 eğitim ve öğrenim yılı başladı, okullarımız açıldı...

Birçok çocuğumuz okullarına gitti mi?

Ülke geneline ve durumuna baktığımızda, sanırım maalesef gidemedi...

Neden mi..?

Bakalım aşağıdaki tabloya birlikte...

Çoğu Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da bulunan 9 ilde tam 1249 okul kapalı.

Sivas, Gümüşhane, Bayburt, Tunceli, Bitlis, Kars, Elazığ, Iğdır ve Muş... Doğu ve Güneydoğu'daki bu 9 ilde tam 1249 okulda eğitim yapılamıyor.

Çürümeye terk edilen bu okullarda ne öğrenci, ne de öğretmen var. Kapalı okul sayısında en çarpıcı rakam Sivas'ta; tam 725 okul kapalı.

Bitlis'te 40 okul, ataması yapılan öğretmenlerin görev yerlerine gitmemeleri yüzünden açılamadı.

Milli Eğitim Bakanlığı 10 bin kadrolu öğretmen ataması ile 10 bin sözleşmeli öğretmen kadrosu ayırmıştı.

2007–2 öğretmen atamaları için ilk atamaya 43 bin 654 kişi başvurdu.

İlk atamada 39 bin 309, açıktan atamada 1227, kurumlar arası atamada ise 1135 öğretmen adayının başvurusu kabul edildi.

Yapılan atama işlemi sonucunda MEB kadrolu 9 bin 287, sözleşmeli 9 bin 807, açıktan 203 ve kurumlar arası 97 olmak üzere 19 bin 394 öğretmen atadı.

Buna göre, 20 bin öğretmen kadrosundan 606 kadro boş kaldı...

Başvurusu kabul edilen öğretmen adaylarının görüldüğü üzere bile çoğunun ataması yapılmadı...

Milli Eğitim Bakanlığı'nın (MEB) kadrolu ve sözleşmeli olmak üzere toplam 20 bin öğretmenin atamasını yapmasının ardından ataması yapılmayan öğretmenler isyan etti.

Atama dışında kalan öğretmen adayları artık mesleklerini yapmak istemediklerini, böyle devam ederse diplomalarını MEB önünde yırtacakları uyarısında bulundu.

Enteresan olansa...

Öğretmensizlik nedeniyle birçok yerde okullar açılamadı...

Şimdi bakıyorsunuz tabloya öğretmen adayı ve müracaatı var.

Okul var…

Öğrenci var.

Sorun nedir o halde...

Başka bir deyişle; Un var, şeker var, helva neden yok..

Evet, siz anladınız sorunun kimde olduğunu...

Yoruma gerek var mı?

Sonuç itibari ile Milli eğitim çıkmazı devam ediyor...

Milli Eğitim Bakanlığımız her yıl ülkenin ihtiyaçlarını ve dünya literatürünü de dikkate alarak gençlerimize, çocuklarımıza bir eğitim programı hazırlamaktadırlar.

Daha sonra çocuklarımız devlet okullarında aldıkları bu eğitimle, bir üst seviyedeki okula bilgileri ve ilgi alanları doğrultusunda yönlendirilir. Bu konuda Öğretmenlerimiz İyi bir gözlemci ve yönlendiricidir. Hatta okullarımızda çocukları daha iyi tanıması ve yardımcı olabilmesi için sınıf öğretmenleri ve rehber öğretmen kadroları oluşturulmuştur.

Böylesine titizlik ve öngörüyle hazırlanmış bir koordinasyonda öğrencilerin başarısız olmaları beklenemez değil mi...

Ebetteki bir üst okula geçerken, sınavlarda sorulacak sorularda, okulda verilen eğitimle paralel hazırlanmakta ve zaten çocuklar yıl içinde okulda uygulanan sınav yöntemiyle bu sınavlara fazlası ile hazır hale getirilmektedir...

Diye düşünmek gerekir..

Ama nedense sonuç beklenilen gibi olmamaktadır.

Artık bir üst okula gidebilmek için okullarda öğretilen bilgiler asla yeterli olamamaktadır.

Bu nedenle her gün çeşitli seviyelerde, onlarca dershane açılmaktadır.

Hatta bu konu öylesine ballı bir getirim aracı haline gelmişti ki; bu konularda bilgi ve eğitimi olsun, olmasın kişiler karlı bir iş olduğundan, hemen dershane açmaya yönelmektedirler.

Buralarda yaşanan çelişki ve rezaletleri ise bir başka yazımda dile getireceğim. İşinin ehli, başka bir iş bulamadığı için değil, gerçekten bu işi sevdiği için yapan, kendini eğitime adamış eğitmenlerimizi tenzih ederim

Artık o hale gelmiştir ki; dershaneye gitmeyen çocuğun bir üst okul için başarı şansı yoktur.

Hatta ve hatta bu çarpıklık öyle bir boyuta gelmiştir ki, Lise 2 ve 3. sınıflarda çocuklarımız hiç okula gitmeden sadece dershaneye giderek sınavlara hazırlanmaktadır.

Ve yine çocuklarımız Arap atları gibi o kurstan, o derse koşup durmakta, bir okul kazanacağım diye sadece öğrenciler değil, ana babalarda perişan olmaktadır.

Görünen odur ki; günümüzde parası olmayanın ne ilköğretimde, ne de bir üst okullarda başarılı olma neredeyse yok olmuştur.

İlköğretimde bile okula yapılan bağışın tutarı doğrultusunda itibar ve eğitim görmektedir birçok çocuğumuz. Hatta sınıflar oluşturulurken ve öğretmen belirlenirken bile bu hususa çok dikkat edilmektedir.

Eskiden hatırlarım bir dersi anlamadığımızda hocalarımıza sorardık onlarda anlayabilmemiz için sınıfta defalarca tekrar etmekten kaçınmazlardı. Şimdi böyle bir durum oluştuğunda maalesef yanıt çok daha farklı gelmektedir.

—"Diğerleri anladı da sen neden anlamadın kafasız"

Yâda veliye

"özel ders aldırmanız gerek"

şeklinde öneriyle yaklaşılmaktadır.

Eskiden bir üst okul için ille de dershaneye gitmek zorunluluğunda olduğumuzu hatırlamıyorum. Belki hocaların tüm çabalarına rağmen, çocuğun başarısız olduğu durumlarda istisnai olarak okullarda açılan kurslara, yâda öğretmenden ders alma zorunluluğu oluşurdu.

Şimdi bu konu mecburiyet şekline dönüşmüştür.

Adeta çocuklarımız gelir kapısı haline getirilmiştir.

Öğretmenlerin birçoğu hem okullarda hem dershanelerde eğitim vermektedirler.

Kusura bakmasınlar hatta dershanelerle anlaşarak belli sayıda öğrenci getirmeyi taahhüt etmektedirler.
(Bu çarkın içinde yer almayana idealist öğretmenlerimizi tenzih ederim).

Bu gelir kapısının çarkları farklı şekillerde hızla dönmektedir.

Bu kadar çabadan sonra çocuklarımızdan şanslı olanlar bir okula yerleşebilmektedir.

Üniversite girişlerinde durum çok daha vahimdir.

Çocuklarımızın büyük bir çoğunluğu yeteneğine ve isteğine göre okula girememekte, has bel kader puanı nereyi tuttu ise oraya yâda kazanamam korkusuyla açıkta kalmamak adına puanı daha düşük okulları tercih etmektedir.

Yâda aileler ilerde iş bulamaz korkusu ile çocuklarını yeteneklerine ilgi alanlarına göre değil, kendi düşünceleri doğrultusunda okullara gitmesi için yönlendirmektedir.

Böyle bir sınav sisteminde, ortam içinde, istemediği konuda eğitim alan, istemediği bir işi yapan kişinin iş hayatında başarılı ve mutlu olması beklenebilir mi?

Ülkemizde ailelerin çoğunun alım gücü ortadadır.

Çocuklarını eğitimine ayıra bilecekleri tutarlarda son derece sınırlıdır. Bütün bu zorluklara rağmen çocuklarımız yarı aç yarı tok, bazen soğuktan titreyerek, bin bir zorlukla okumakta ve mezun olmaktadırlar.

Ebetteki büyük hayalleri ve beklentileri vardır.

Okulu bitirince bu sıkıntılardan kurtulacak iş bulacak çalışacak kendi ihtiyaçlarını özgürce karşılayacak, ailesinin bin bir zorlukla yolladığı paraya ihtiyaç duymayacak, hatta artık o ailesine yardımcı olabilecektir.

Okul biter ve gerçekler tokat gibi iner gençlerin suratına. İş yok.

Şimdi sormak istiyorum konunun söz sahibi ve planlayıcı kişilerine...

Neden; devlet okullarında veriler eğitim yeterli olmuyor. Dershanelere ihtiyaç duyulmayacak biçimde oluşturulmuyor. İlle de dershanelere ve özel okullara ihtiyaç duyuluyor?

—Neden; bir üst okula geçmek için girilen sınav soruları, okulda öğretilen bilgilere göre hazırlanmıyor?

—Neden; geçiş sınavlarında hazırlanan soru yöntemleri okullarda uygulananla paralel olmuyor veya çocukların yeterince hazırlanması sağlanmıyor?

—Neden; daha ilköğretimde çocukların ilgi ve yeteneklerine göre yönlendirilebilecekleri bir sistem geliştirilmiyor?

Neden okullarda eğitim alanları belirlenirken ülke ihtiyaçları göz önüne alınmıyor. Alınıyorsa neden onlarca, binlerce gencimiz işsiz güçsüz kahve köşelerinde, onursuz, geleceğinden umutsuz, her türlü istismara açık yaşamak zorunda bırakılıyor?

—Neden; Bütçeden en önemsenmesi gereken kuruma, yani eğitime yeterli ödenek sağlanmıyor?

—Neden eğitmenlere yeterli ücret ödenmesi sağlamayarak, kendini geliştirecek ve işine adayacak yerde, geçinmek için farklı yöntemlere başvurulmasına olanak sağlanıyor?

Daha bu konuda söylenebilecek sayfalar dolusu söz vardır ama ben kısa keseceğim.

Sonuç olarak;

Eğitim; Bir toplumun kalkınmasında gerekli en önemli faktörlerden biridir. Hatta en önemlisidir. Çok iyi bilinmektedir ki tüm kötülüklerin anası cehalettir. Belki eğitime gereken önem verilse idi, bu gün yaşadığımız iç ve dış sorunlar yaşanmaz, ülke ekonomisi çok daha iyi yerlerde olabilirdi.

Bu bağlamda, Birçok konuda olduğu gibi bu konunun da A dan Z ye iyi bir revizeye ihtiyaç olduğu ortadadır.

Atatürk demiştir ki;

"Çocuklarımız her eğitim basamağında ekonomik alanda yapıcı, etkili ve başarılı olacak biçimde yetiştirilmelidir. Ulusal ahlakımız, uygarlık ilkeleri ve özgür düşüncelerle geliştirilmelidir, güçlendirilmelidir. "

Bu çok önemlidir; özellikle uyarırım, korkuya dayanan ahlak, ahlak değildir; böyle ahlaka güvenilmez.

Okul genç beyinlere insanlığa saygıyı, ulus ve ülkeye sevgiyi, bağımsızlık şerefini öğretir. Bağımsızlık tehlikeye düştüğü zaman onu kurtarmak için izlenmesi gereken en doğru yolu belletir. Ülkeyi ve ulusu kurtarmaya çalışanların aynı zamanda mesleklerinde birer namuslu uzman ve birer bilgin olması gerekir. Bunu sağlayan okuldur.

Bu sözleri yeterince dikkate alıp, uyguluyor muyuz?


www.acikistihbarat.com
Açık İstihbarat @ 2007