Siyaset12 Eylül 2007 00:00

CHP Kaynıyor - Suay Karaman

Baykal, Altı Ok için, “duvara asılan babaannesinin seccadesi” ifadesini kullanmıştır. Bugüne kadar açıkça görüldü ki, Kemalizm’e karşı en etkili mücadele biçimi, ona açıkça karşı çıkmak değil, onun görüntüsü altında ona ters şeyler yapmaktır. Ne yazık ki CHP’de de görülen süreç, aynen bu şekildedir. new prescription coupons sporturfintl.com online cialis couponscoupons for cialis 2016 prescription savings cards prescription drug cards

CHP Kaynıyor

Suay Karaman - Anadolu Eğitim Sendikası
Açik Istihbarat'in Resmi
E-Posta Grubu
AçikIstihbaratTürkiye'ye Üye Olun

www.acikistihbarat.com

  12.09.2007
   

22 Temmuz seçimlerinden başarısız çıkan Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), sancılı günler geçirmektedir. Ve bu günlerin uzun süreceği görülmektedir. Çünkü yıllardır AKP iktidarından mutsuz olan ve Cumhuriyet mitinglerine büyük bir coşku ile katılan halkın, CHP’den beklentisi daha yüksekti. Ancak CHP’nin yöneticileriyle, milletvekili adaylarıyla, örgütüyle seçime iyi hazırlandığını söylemek mümkün değildir.

CHP yönetimi uyguladığı yanlış politikalar sonucunda, demokratik kitle örgütleriyle, sendikalarla, üniversitelerle ve halkla ilişkilerini bitirme aşamasına getirmiştir. Çalışan kesimlerin sorunlarına sessiz, üniversite gençliğine soğuk kalınması, partiyi adeta yalnızlığa terk etmiştir.

CHP yönetimi yıllardan beri partiyi büyütmenin, sağdan insan transferi ve sağcı söylemler ile gerçekleştirilebileceğini sanmıştır.

Sağa açıldıkça, sağ seçmeni partiye çekeceğini ve seçimi kazanacağını sanmıştır.

CHP’nin 3 Kasım 2002 seçimlerinde -özenle seçerek- meclise soktuğu milletvekillerinden 15 tanesi AKP ve ANAP’a geçmiştir. Bunun hesabını veremeyen CHP yönetimi, son seçimlerde de, gene sağdan aldığı isimlerle başarı kazanamamıştır. Sol bir partinin, sol politikaları terk ederken, sol seçmenden nasıl ve hangi yüzle oy alacağını, CHP yöneticileri nasıl öngörebildi anlamak mümkün değil.

CHP Merkez Yönetim Kurulu’nun seçim raporuna göre; AKP’nin , tarikatçıların, ABD ve AB’nin, numaracı cumhuriyetçilerin, Soros’çuların, yanlı medyanın desteği ile seçimi kazandığı belirtilmektedir. Başta CHP yönetiminin ve örgütlerinin büyük kusurları görmezlikten gelinmiştir.

Kendi yanlışlarını göremeyenlerin, ülkeye verebilecekleri artı bir değer yoktur. Diğer taraftan CHP’li milletvekillerinin ya da adaylık bekleyenlerin, seçimden önce Baykal’a ve parti yönetimine karşı seslerini çıkarmazlarken, seçilemeyince seslerini yükseltmelerini de anlamak olanaksızdır. Atatürk’ün kurucusu olduğu CHP, çıkarcıların ve ilkesizlerin partisi değildi, bundan sonra da olamaz.

Ulusal Kurtuluş Savaşımızdan, onun Kuvayı Milliye’sinden, onun Müdafaa-i Hukuk’undan, Halk Fırkası’ndan gelen Cumhuriyet Halk Partisi; Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu, ilkeleri Cumhuriyetçilik, Ulusçuluk, Devletçilik, Halkçılık, Laiklik ve Devrimcilik olan, Türkiye’nin en köklü partisidir .

CHP, bugün ne yazık ki sol bir partiden beklenenleri karşılayamamaktadır. Çünkü sol bir partinin programı, söylemleri, seçim bildirgesi, parti yöneticilerinin tutum ve davranışları sol değerler adına tutarlı ve uyumlu olmalıdır.

Bir partinin sol olabilmesi için öncelikle ekonomik ve siyasi tam bağımsızlığı savunması gerekir. CHP yöneticileri, özelleştirme, Avrupa Birliği, hatta emperyalizm gibi konularda henüz net bir tavır almamıştırlar.

CHP, Atatürk düşmanlarını, ikinci cumhuriyetçileri, din tüccarlarını, bölücüleri, mezhepçileri, küreselleşme yanlılarını, Özal hayranlarını, sağcı söylemde bulunanları, ilkesiz ve tutarsız olanları içinde barındırarak, sol bir parti olamaz.

Ülkemiz, ABD ve AB’nin kıskacında, ılımlı İslam çığlıklarıyla çok zor bir dönemden geçmektedir.

Bütün ulusal varlıklarımız ve değerlerimiz satılmaktadır.

Bu zor dönemdeki siyasal ve toplumsal ortamdan başarı ile çıkmanın yolu, CHP’nin güçlü bir sol parti olarak mücadele etmesidir.

Bugünkü CHP’deki en büyük eksiklik, Altı Ok ilkelerine bağlı, Kemalizm’i özümsemiş, ulusalcı, gerçek yurtsever ve devrimci kadroların partide olmamasıdır.

CHP, parti ilkelerinden ve Kemalizm’den uzaklaşılması sonucunda, bugünkü sancılı durumuna getirilmiştir.

Deniz Baykal ya da parti yönetiminden hangisi, Altı Ok çizgisinde açık ve kararlı bir tavır sergilemiştir?

Baykal, Altı Ok için, “duvara asılan babaannesinin seccadesi” ifadesini kullanmıştır.

Bugüne kadar açıkça görüldü ki, Kemalizm’e karşı en etkili mücadele biçimi, ona açıkça karşı çıkmak değil, onun görüntüsü altında ona ters şeyler yapmaktır.

Ne yazık ki CHP’de de görülen süreç, aynen bu şekildedir.

Bu bağlamda Deniz Baykal ile partinin ilkelerini benimsemeyen yöneticileri, milletvekilleri, örgüt temsilcileri ve delegeleri, durumlarını yeniden gözden geçirmelidirler.

Ancak şuna da dikkat edilmesi gerekmektedir: partinin yeniden yapılanması için toplanan kimi hırslı partililerle de bir yere varılamaz. CHP, çıkarcı grupların, mafya bozuntularının, numaracı cumhuriyetçilerin, Fettullahçıların, ajanların elinde Baykal’ı bile arayacak duruma düşebilir.

Halka güven vermek, ülke sorunlarıyla ilgili, ne anlama geldiği belli olan görüşler ortaya koymayı ve inandırıcı hedefler belirlemeyi gerektirir. CHP, ancak bu şekilde yeni bir güçle tekrar halkın partisi konumuna gelebilir. CHP, ancak bu şekilde kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ten devraldığı tam bağımsızlık ilkesine yeniden canlılık kazandırabilir.

CHP’yi bugünlere getiren ufuksuz yöneticilerin, görevlerinden ve belki partiden ayrılmalarının zamanı gelmiştir.

Sayın Baykal, siz hep genç ve sağlıklı kalın, hep bay kalın ama artık CHP’nin başında kalmayın.

Yeniden Kemalist olmayı başaracak CHP’nin, artık çağdaş olacağından ve kitleleri kucaklayacağından kuşku duymuyoruz. Bu dileklerle CHP’nin 84. kuruluş yıldönümünü kutluyoruz.



www.acikistihbarat.com
Açık İstihbarat @ 2007