PKK’lı terörist Kani Gulam’ın ailesinden 2’si çocuk 6 kişi, ABD’de meydana gelen uçak kazasında can verdi.
PKK’lı terörist Kani Gulam’ın ailesinden 2’si çocuk 6 kişi, ABD’de meydana gelen uçak kazasında can verdi. AKP güdümlü basın gerçeği gizlemeye çalıştı.
Kani Gulam, ABD Kongresi’nde Türkiye’ye kin kusmuştu
PKK’lı Kani Gulam, ABD’li Demokrat Parti Milletvekili Robert Filner tarafından 12 Mart 2004 tarihinde Amerikan Kongresi’nde düzenlenen toplantıya katılmıştı. Gulam ile Türkiye’de basımı yasak bir kitabı yayına hazırlayan Ermeni tarihçi Ara Sarafyan, 2 saatlik toplantıda Türkiye’ye dil uzatmıştı.
Uçak kazasıyla çözülen şifreler
ABD’de yaşayan PKK’lı terörist Kani Gulam takma adlı Abdülgaffar Gündüz’ün ağabeyi, mühendis Adem Azamettin Gündüz ve ailesinden 5 kişi, Gündüz’ün kullandığı uçağın düşmesi sonucu hayatını kaybetti.
Kaza, ilk başta normal bir uçak kazası gibi göründü.
Ancak, terör örgütü PKK’nın finansörü olan Gündüz Ailesi’nin ABD’ye gidişleri, oradaki yaşamları, karıştıkları faaliyetler ve terör bağlantıları ortaya çıkmasına rağmen, Türkiye’de bazı gazetelerin bu gerçeği gizleme gayreti, kazayı daha bir önemli hale getirdi.
4 Eylül 2007 tarihli Sabah ve Star gazetelerini alan vatandaşlar, bir uçak kazası haberiyle karşılaştılar.
TMSF’nin elindeki Sabah Gazetesi haberi
“ABD’de uçağı düşen Türk aile yok oldu”
başlığıyla verdi.
Haberin içinde, Amerika’da emlak işiyle uğraşan Diyarbakırlı Gündüz ailesinin kamp yapmak için tek motorlu Lancair Colombia tipi bir uçakla Santa Monica Havaalanı’ndan havalandığı, Kern Valley Havaalanı’na iniş yapmayı planladığı, Isabella Gölü yakınlarında kamp yapıp eğlenceli vakit geçireceği, ancak ABD vatandaşlığına geçtikten sonra Adam Pasori adını alan 56 yaşındaki Azamettin Gündüz’ün kullandığı uçağın Kern Valley Havaalanı’na inişte yere çakılarak infilak ettiği yazıyordu.
Kaza, ilk başta normal bir uçak kazası gibi göründü.
Ancak, PKK’nın finansörü olan Gündüz Ailesi’nin ABD’ye gidişi, yaşamları, faaliyetleri ve terör bağlantıları ortaya çıkmasına rağmen, bazı gazetelerin bu gerçeği gizleme gayreti, kazayı daha da bir önemli hale getirdi.
Terörün finansörünü Star da görmedi
İktidara yakınlığı ile bilinen Star Gazetesi’nde de hemen hemen aynı ifadeler yer alıyordu.
Birinci sayfadan “ABD rüyasına şüpheli son” başlığını kullanan Star’daki haberin üçüncü sayfadan devamında
“Bir uçak düştü ve...”
başlığı altında şu ifadeler yer alıyordu:
“Diyarbakır’dan çıkıp Amerika’da önemli bir savunma sanayi uzmanı olan Adem Azamettin Gündüz’ün ‘Amerikan Rüyası’, uçağının dağlara çarpmasıyla son buldu. Kardeşleri ve yeğenleri de onunla birlikte can verdi. ABD’nin Kaliforniya eyaletinde geçen Cumartesi inişe geçtiği sırada Sierra dağlarına çarparak düşen uçakta Diyarbakırlı makine mühendisi Adem Azamettin Gündüz (51) ile eşi Sibel, kardeşi Metin Gündüz, kız kardeşi Muhterem Kaygusuz, yeğenleri Meryem (2) ile Nesrin (6 aylık) yaşamını yitirdi.”
İki haberde de Gündüz ailesinin çok önemli (!) bir ferdi (Kani Gulam) daha olduğu yazılmamış ve haber “bir Türk aile uçak kazası yaptığı” yönünde yansıtılmıştı.
İki gazetenin yer vermediği detay Vatan Gazetesi’nde yer aldı.
Manşetten verilen haberde düşen uçaktaki isimlerin ilginçliğine dikkat çekildi:
“California’da bir Kürt aileyi taşıyan tek motorlu uçak düştü. 6 kişinin öldüğü kazadan ABD’de PKK’nın en güçlü temsilcisine uzanan bağlantılar ortaya çıktı”
Vatan’ın verdiği bu önemli detaydan yola çıkarak Gündüz ailesi ile yaptığımız araştırmada gerçekten ilginç detaylara ulaştık...
Ölen pilot teröristin öz kardeşi
Kani Gulam adını daha sonra alan ve gerçek adı Abdülgaffar Gündüz olan terörist, uçağı kullanan Azamettin Gündüz’ün kardeşiydi.
TMSF tarafından el konulan Sabah Gazetesi ile sahipleri hakkında çok çeşitli iddialar olan ve Türkiye’de ikinci cumhuriyetin en hararetli savunucularından Mehmet Altan’ın başyazarlığını yaptığı Star Gazetesi’nin bu PKK bağlantısını görmezden gelmesi kafalarda soru işaretleri yarattı.
AFS’den burs alan isimler
Adam Pesori’yi (Azamettin Gündüz) bursla ABD’ye götüren AFS’yi de irdelemek gerekiyor.
1914 yılında Birinci Dünya Savaşı’nda, Osmanlı İmparatorluğu’na karşı savaşan Fransız askerlerine sağlık hizmeti vermek için Piatt Andrew önderliğinde, kurulan AFS, İkinci Dünya Savaşı’nda da ABD ve Fransız askerlerine hizmetler verdi.
Daha sonra bir NGO haline dönüşen AFS, Türkiye, Rusya, Çin gibi ülkelerden öğrencileri alarak ABD’ye götürdü.
Özellikle de soğuk savaş döneminde Sovyetler Birliği ve Doğu Bloku ülkelerini hedef seçen AFS, 1990 sonrası ise İslam coğrafyasında görülmeye başlandı.
Yetiştirdikleri çocukları, çok rahat bir şekilde ABD Dışişleri Bakanlığı koridorlarında gezdirebilen örgütün koordinatörleri arasında ABD’li diplomatlar da bulunuyor.
Bugüne kadar Türkiye’den AFS programından yararlanan ünlü isimler de şunlar:
İsmail Cem, Şükrü Sina Gürel, Nevra Serezli, Kerem Yılmazer, Korel Göymen, Ersin Faralyalı, Asaf Savaş Akat, Jale Yılmabaşar, Türkel Minibaş, Salih Memecan, Gülay Göktürk, Murat Tuzcu, İbrahim Betil, Faruk Loğoğlu, Ali Taran, Lale Aytaman.
PKK’lı terörist Kani Gulam’ın ailesinden 6 kişi, ABD’de meydana gelen bir uçak kazasında öldü.
TMSF’nin elindeki Sabah Gazetesi ile AKP iktidarına yakınlığı bilinen Star Gazetesi, ailenin terör örgütünün finansörü olduğu gerçeğini halktan gizledi
ABD, Kani Gulam’ı vermedi
Kani Gulam ve diğer bazı aile fertleri, “Amerikan Kürt Enformasyon Örgütü (AKIN)” nün kurucuları. PKK’nın Washington’daki bürosu olarak bilinen örgütün en üst düzey elebaşı Kani Gulam’ı Türkiye terörist ilan etmesine rağmen, ABD iade etmekten kaçındı. Çünkü Amerika, sözde Kürt meselesini onun ağzından dinliyordu.
PKK’nın ABD’deki uzantısı olan AKIN’ın (American Kurdish Information Network-Kürt Amerikan İletişim Örgütü) kurucusu olan Kani Gulam, (Abdülgaffar Gündüz) Diyarbakır’da doğdu. 1980’den itibaren 6 kez sahte pasaportla ABD’ye girdi.
Yakalandığında yasaya karşı gelme, yasadan kaçma, sahte evrak düzenleme, resmi evrakta tahrifat, hırsızlık gibi suçlarla mahkemeye çıkarıldı. Savcı 10 yıl ağır hapis ve 350 bin dolar ceza istedi.
Ancak davaya bakan Ermeni hakim Dikran Tevrizian, hapis cezası yerine 400 saat kamu hizmetinde çalışma cezası verdi. Gulam’ı cezasını çekmesi için kendi kurduğu AKIN’a yolladı.
Bu olaydan sonra Kani Gulam, PKK’nın ABD temsilcisi olarak tanındı.
Hapisteki DEP’li milletvekillerinin bırakılması için Kongre binasının merdivenlerinde açlık grevi yaptı.
Kani Gulam (Abdülgaffar Gündüz) hakkında Araştırmacı-Yazar Mustafa Yıldırım şu bilgileri veriyor:
“1980’de, sahte bir adla (Nimet Gündüz) pasaport alarak Kanada’ya gitti ve 1986 yılına dek orada kaldı. Sahte kimlikle 6 kez ABD’ye girip çıktı. Azamettin (Posori), kardeşi Abdülgaffar için ‘Barry Citron’ adına düzenlenmiş, ’032075319’ numaralı bir sahte kimlik ayarladı. Abdülgaffar’ın doğum yeri de Kulp yerine Encino-California olmuştu. Barry Citron ise, 1963’de, 18 aylıkken bir trafik kazasında ölmüştü.”
Leyla Zana’nın terör örgütüne yardım ve yataklıktan cezaevinde kaldığı sıralarda, ABD Kongresi önünde eylemler de yapan Kani Gulam’ın destekçileri, DEP (HADEP) milletvekilleri, Amerikan Yahudileri, Ermeni-Rum grupları, senatörler, temsilci eşleri oldu.
Mustafa Yıldırım
“Yahudi Kürtlerden Morris Amitay’ın oğlu Mike Amitay’ın önce ABD Senatosu OSCE (Helsinki Komitesi) görevi, daha sonra kurduğu Washington Kurdish Institute (WKI) örgütüyle yürüttüğü çalışmalarla paralellik içinde ABD yönetiminin kanatları altında görevini sürdürmektedir”
açıklamasını yapıyor. Bu bağlantılar ele alındığında, uçak kazasında hayatını kaybeden bazı isimlerin, Türkiye karşıtı faaliyetler içinde yer aldığı görülüyor. Ancak baştaki soruyu yeniden sormak gerek:
Terörist Gulam, Leyla Zana’nın terör örgütüne yardım ve yataklıktan cezaevinde kaldığı sıralarda, ABD Kongresi önünde eylemler de yaptı.
Gulam’ın en büyük destekçileri, Amerikan Yahudileri, Ermeni-Rum grupları, senatörler ve temsilci eşleri oldu.
Uçak kazasına baktığımız zaman da, adeta bir yap-boz’un parçaları teker teker dökülmeye başladı.
Öncelikle uçak kazasında hayatını kaybeden Star’ın ‘Adem Gündüz’ adıyla tanıttığı Azamettin Gündüz’ün hayat hikayesini irdeleyelim.
Diyarbakır’ın Kulp ilçesinde doğan Gündüz, bundan 37 yıl önce Kulp’tan Diyarbakır’a geldi.
Okulda gösterdiği başarı üzerine American Field Service (Amerikan Sahra Hizmeti-AFS) tarafından bursla ABD’ye giden Gündüz, liseyi Pensilvanya’da okudu.
Daha sonra Türkiye’ye dönerek Boğaziçi Üniversitesi Makine Mühendisliği’nde okuyan Gündüz, ardından master için yeniden ABD’ye döndü ve oraya yerleşti.
Amerikan vatandaşlığına geçip, Adam Pesori adını alan Gündüz’ün ailesi de teker teker ABD’ye gitmeye başladı.
Gidenler arasında Kani Gulam da bulunuyordu. Ağabeyinin yanına yerleşen Gulam, PKK’nın ABD’deki en önemli elebaşlarından oldu.
Kani Gulam, 1980’den itibaren 6 kez sahte pasaportla ABD’ye girdi.
Yakalandığında yasaya karşı gelme, yasadan kaçma, sahte evrak düzenleme, resmi evrakta tahrifat, hırsızlık gibi suçlarla mahkemeye çıkarıldı.
Savcı 10 yıl ağır hapis istedi. Ancak davaya bakan Ermeni hakim Dikran Tevrizian, 400 saat kamu hizmetinde çalışma cezası verdi.
En büyük destekçisi CIA İstasyon Şefi Fuller’di
PKK’lı terörist Kani Gulam, ABD’de bulunduğu süre zarfında Türkiye aleyhtarı her türlü platformda kendisini göstermişti.
Abdülgaffar’ın, adını 1988’de bir kez daha değiştirdiğini anlatan Araştırmacı-Yazar Mustafa Yıldırım,
“Serena Citron adını aldı. Bu sahte kimlikle ABD’de yaşamaya başladı.
1993’de adını ‘Kani Xulam’ yaptı ve ‘ABD Kürt Toplum Liderliği’nin isteğiyle American Kurdish Information Network’ü (A. Kürt Bilgilenme Şebekesi) kurdu ve Kürt milliyetçi hareketini destekleyen eylemlere başladı.
Amerika’nın ünlü kadın ve erkekleri bu sahteciliği bilmiyor olamaz.
Çünkü Abdülgaffar Gündüz’ün en büyük destekçileri CIA Türkiye istasyon eski şeflerinden Graham Edmund Fuller, ABD Dışişleri istihbarat elemanlarından Henry Barkey idi”
diye konuştu.
|