Tatildeydim. Amacım bütün hayatımı yeniden şekillendiren minik kızımla olan ilk anılarımı sizlerle paylaşmaktı.
Sekreterim aradı.
Ofisin telefonu çalmış.
Gazeteyi arayan ve AKP ile ilgili çok haber yapıyorsunuz diyerek ana avrat küfreden kişi kendini müslüman olarak tanımlıyor ! (Sanki biz müslüman değiliz.)
İslamda yer alan hoşgörüden nasibini almamış ve müslüman olmanın ana avrat küfretmek olduğunun sanan kişi benim adımı söyleyerek silahla gelip beni öldüreceğini sekreterime küfürler eşliğinde iletiyor.
Bütün Türkiye Basınında yayımlanan ve bizim gazetede de yer verilen
“Emin Çölaşan'ın Hürriyet'teki işine son verilmesi" haberini okuyarak aklınca, müslümanlığa yakışmayacak şekilde, terbiyesizce , bizleri eleştirmek istiyor ve hızını alamayarak işi ölüm tehditine kadar götürüyor.
Sekreterimiz bu şekilde konuşursanız telefonu kapatmak zorunda kalacağım demesi üzerine:
“gazeteye gelip bütün çalışanlarımızın ve editörünüzün kafasına kurşun sıkacağım. AKP Londra'da yalnız değil. Biz gereken herşeyi yaparız. Sizin dilinizi keseceğiz.”
A.Ö isimli şahıs
“Vatan beyi hükümete bildirdim. Hükümet gerekeni yapacak”
demiş. Demek ki hükümete yakın birisi. (Hükümete çok yakın birisiyle İngiliz mahkemelerindeki davamın Londra'daki yerel islamcı geçinen basının yazdığının aksine temyiz aşamasında olduğunu belirtirim.)
Nedir amaç ?
Avrupa Gazetesi'ni ve beni susturmak. Mahkemeyle, tehditle, küfürle… Merak etmeyin. Bir canım var belki ben susarım ama Avrupa Gazetesi asla susmaz. Bu konuda şüpheniz olmasın…
Sonra gazette ofisini aramalar devam etmiş.
Telefonu kaldıran sekreterim, ğeğirme, harrk tüü gibi tükürme, kağıt hışırtıları, üfleme, oflama gibi seslerin olduğunu aktarıyor. Bir insan neden gazeteyi arayıp ğeğirme, harrk tüü gibi tükürme sesleri çıkarır hiç düşündünüz mü ?
Ölüm tehditi ciddi bir konu. Yoksa sonuçta gazetemizin okuru deyip geçecektim ama konu silahla ofise gelip beni öldürmek olunca durum farklı oluyor.
Hiç ölüm tehditi aldınız mı?
Ben aldım.
Duyunca aklıma 3 aylık doyamadığım kızım, yeni evlendiğim eşim ve uzaktaki ailem geldi… Babam bu hafta şiir yazmış. Bende gazetemizin 29.sayfasındaki şiir köşesine koydum. Okuyunca çok duygulandım. Sonuçta ölüm tehditi alan oğlu için yazıyor…
10 gündür polis koruması altında eve ve işe gidip geliyorum.
Oturduğum ev, bizim gazete ofisi, çalışanlarımız, hatta ofisin bulunduğu Newington Green caddesi koruma altında. Her gün polislerle sohbet ediyoruz. Hiç bu kadar polislerle iç içe olmamıştım.
İngiliz polisi sağolsun hemen buldu arayanı. AKP adına arayan sözde okurumuz A. Ö. Polise suçunu itiraf etmiş. Bir daha yapmama sözü vermiş. Polis kendisini ve görüştüğü herkesi takip ediyor.
En ufak bir durumda hapse girecek.
Birde A.Ö. ile bağlantılı olma ihtimali üzerine Kuzey Londra'da bir otobüste bana, Avrupa Gazetesi'ne Olay ve Zaman gazetesine yönelik kurşunlama olayı var. Polis iki konuyu birleştirerek izini sürüyor.
Anlaşılan organize bir ekip ile karşı karşıyayız. Hadi Avrupa ile Olay'ı anlarımda Zaman Gazetesi'nin Ingiltere ofisinden ne istiyorlar onu anlamadım. Neyse Polis şimdilik izliyor.
Bugün yarın zanlılılar yakalanır. Özgür ! İngiltere'de ilticacı veya göçmen olarak kaldığını unutan A. Ö isimli şahıs Londra'yı Afganistan ile karıştırarak şeriat kuralları gereğince mesleğimize yakışan şekilde dilimizi kesme cezasını bize uygun görmüş.
Hatta bunun yeterli olmadığını düşünerek şeriatı bırakarak mafya tarzı kafaya kurşun sıkma yöntemini benimsemiş.
Önümüzde ramazan ayı var. Orucumu tutarken ve namazımı kılarken dualarımda A. Ö. isimli şahsa yüce Allah'ımızdan akıl fikir vermesini ve onu affetmesini dileyeceğim.
3 yıl önce R. G. adındaki AKP'ye yakın şahış bizim Avrupa Gazetesi yazarını tehdit etmişti.
Yani nazikçe ! yazarımızı uyarmıştı.
3 yıl sonra yine AKP ile ilgili haber yapmayın gibi bir durum oldu. Bu sefer bana verilen ileti şu oldu. AKP ile ilgili haber yapma yoksa seni öldürürüz.
İyide AKP ile ilgili haber yapmayan Londra'da bir gazete var. O zaman gidin o gazeteyi okuyun ! (O gazete zaten sürekli Avrupa'yı ve beni hedef gösterdiği için bunlar oluyor.)
Gazetecilik adına beni ve gazetemi hedef gösterenler eninde sonunda çeşitli çevrelerce aynı duruma düşüreceklerdir.
Çünkü cahiliye devrinde yaşayanlar sen, ben, o ayrımı yapmıyor. Benden sonra sıra sizde. Avrupa'yı ve beni rahat bırakın.
Müslümanlık ve islam adına küfür, tehdit ederek gazete üzerinde baskı oluşturmak kime yakışır. Ayrıca müslümanlık AKP'nin kontrolünde değil ki…
Benim rahmetli dedem (Allah nur içinde yatırsın…) hacıdır. Ben kendimi bildim bileli babam annem namazını kılar, orucunu tutar. Ama benim ailem AKP'li değil. O zaman haşa, tövbe müslümanda mı değiliz…
Müslümanlığın bir partisi varsa hemen üye olalım. Eminim başta ben ve bütün gazete çalışanları ilk sırada üye oluruz.
AKP hükümeti kurdu. Başbakan AKP'li. Cumhurbaşkanıda AKP'li…
O zaman size gösterilen toleransı, hoşgörüyü sizlerde başkalarına göstereceksiniz. Biz buna saygı diyoruz. Asmak kesmekle bu işler olmuyor.
Polis çok geniş çaplı bir araştırma yapıyor ve konuyu aşırı bir şekilde ciddiye aldı. İngiltere'de ‘Terror on islam' konusunu eleştirmeme rağmen özellikle ABD'deki 9/11 ve Londra 7/7 olaylarından sonra Londra'ki durumu siz düşünün. En ufak bir konu bile bu günlerde polis için çok önemli. Dikkat etmek gerekiyor.
Ben nasıl mıyım. Yazıyı yazdığıma göre hala hayattayım. Yarın ne olur bilemem. Her canlı ölümü bir gün tadacaktır değil mi.
Yalnız gazeteyi ve beni arayarak öldürme tehditi savuran müslüman kardeşlerime bir hatırlatmam var. O da şudur: Allah'ın verdiği canı Allah'tan başka kimse alamaz…
|