Siyaset4 Nisan 2005 00:00

AKP-ANAP TAHTERAVALLİSİ - CEVHER İLHAN

Tayip Erdoğan’ın AKP’si, tıpkı Özal’ın 12 Eylül “güven ortamı”nda “dört eğilimi bir araya getirme iddiası”ya yola çıkan ve iktidara getirilen ANAP’ı gibi… “Yenilikçiler”, yıllarca siyaset yaptıkları eski siyasî patilerinden “yenilikçilik” ve “değişim” sloganlarıyla ayrılıp partilerini kurmuşlardı. Erdoğan her fırsatta “Özal felsefesi”ne vurgu yapıyor; işadamı Sakıp Sabancı’nın “İkinci Özal” ve Hürriyet gazetesini Genel Yayın Yönetmeni Ertuğrul Özkök’ün “Kasımpaşalı Özal” övgülerinden hoşlanıyordu. new prescription coupons sporturfintl.com online cialis couponsdiscount drug coupons is-aber.net printable coupons for cialiscialis forum link cialis bez receptabuscopan floridafriendlyplants.com buscopan plus

Erdoğan’ı ve partisini sonuna kadar destekleyen “28 Şubat medyası”nda, “yeni Özal”, “Bitmeyen Şarkı Tayip Erdoğan” ve “Özal ruhu” başlıklı dizi dizi medhiyeler diziliyordu. Doğrusu AKP kabinesi, daha çok bir “ANAP-RP koalisyonu”nu andırıyordu. Erdoğan MSP Gençlik Kollarından gelmiş ve yıllarca RP’nin ilçe, İstanbul il başkanlığı ve Büyükşehir Belediye Başkanlığı yapmıştı.

1992’de Erbakan’ın dâveti üzerine “babasının partisi” RP’ye giren AKP’nin ilk başbakanı ve şimdinin Dışişleri Bakanı Abdullah Gül’ün dışındaki iki başbakan yardımcısı da Erbakan’ın rahle-i tedrisinde yetişmişti. Devlet Bakanı M. Ali Şahin, “Erdoğan’ın halefi” olarak RP İstanbul il başkanlığı yapmış, kapatılma davası savunmasına imza atan partinin hukukçu kurmaylarından. Gül’le birlikte RP’ye giren ve FP’de devam eden Başbakan Yardımcısı Abdüllatif Şener ise Erbakan’ın Mâliye Bakanı ve eski partisi FP’nin grup başkanvekili idi…

* * *

Eski İGDAŞ Genel Müdürü Enerji Bakanı Hilmi Güler, İDO eski Genel Müdürü Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, Erdoğan seçime giremeyince onun yerine aday olan Maliye Bakanı Kemal Unakıtan, Tarım Bakanı Sami Güçlü, Orman Bakanı Osman Pepe, Çevre eski Bakanı İmdat Sütlüoğlu MSP-RP-FP çizgisinden gelenlerdendi.

Kabineden istifa eden Devlet eski Bakanı Ertuğrul Yalçınbayır ise “eski CHP’li” ve Bursa’da sol câmianın sevdiği bir politikacı idi. RP’den sonra iki dönem ANAP’ta milletvekili seçilmiş, AKP’ye geçtikten sonra AKP Genel Sekreterliğine getirilmişti.

Devlet Bakanı Beşir Atalay, öteden beri ANAP’a ve RP’ye yakın duran bir isim olarak bilinirken, eski MSP’lilerden olan Adalet Bakanı Cemil Çiçek de Özal’la birlikte ANAP’ı kuran ekipten. Bir dönem dışarıda kalan Çiçek, yeniden ANAP’tan milletvekili seçilmiş, ihrâç edilince de AKP’nin kurucusu olmuştu.

AKP kurucusu ve dış politika sorumlusu olarak siyasete atılan Hâriciye’den emekli Özal’ın “Arapça bilen tek diplomatı” Yaşar Yakış, doğrudan AKP’ye geçen bürokratlardan. Yine AKP’ye doğrudan katılanlardan Devlet Bakanı Ali Babacan, Özal’ın Amerika’dan getirttiği prensleri gibi Amerika’dan Ecevit’in Anasol hükûmetine gönderilen Kemal Devriş’in görevini devralmış “kabinenin en genç bakanı.”

Keza İçişleri Bakanı Abdülkadir Aksu da ANAP’tan RP’ye katılan, FP’nin kapatılması üzerine AKP’ye geçenlerin başında geliyor. Aksu ANAP’ın İçişleri Bakanı idi. Sanayi ve Ticaret Bakanı Ali Coşkun da ANAP’la başladığı siyasî hayatına, RP ve FP’den AKP ile devam etti ve yeni partisinin MKYK üyesi oldu.

* * *

Önceleri Turizm Bakanı olan ve ardından âileden sorumlu Devlet Bakanlığına getirilen ANAP kurucularından Galip Demirel’in kızı Güldal Akşit ve Çalışma Bakanı Murat Başesgioğlu ile önce Millî Eğitim, ardından Kültür ve Turizm Bakanı olarak atanan Erkan Mumcu doğrudan ANAP’tan AKP’ye geçenlerden.

ANAP’tan son anda istifa eden Mumcu alây-ı vâlâ ile AKP’ye girdi. Sonra yine büyük bir medya gürültüsüyle kurucusu olduğu partisinden istifa etti ve ardından iktidar partisinden istifa furyası başladı. Haftalarca süren propagandalarla eski partisi ANAP’ın başına geçti.

Mumcu’nun siyasî seyri, bir anlamda AKP’nin siyasî yapısını ve ANAP yolunda olduğunun bir işâreti olmakta. ANAP-AKP politik işlev ve ilişkisini açığa çıkarmakta…

ANAP’tan istifa ederek AKP’ye giren ve iki seneyi aşkın bakanlık yaptıktan sonra ayrılıp yeniden ANAP’ın başına geçen eski bakanı Erkan Mumcu ile Başbakan Erdoğan arasındaki “karşılıklı besleme siyasî salvolar”ın maksadı nedir?

Görünen o ki siyaset sahnesinde ANAP ve AKP arasında bir tahterevalli oyunu oynanıyor. Peki bu oyun niçin oynatılıyor ve sahne gerisindeki sufleleri kimler? Araştırmaya değer…