Siyaset6 Eylül 2007 00:00

"İkinci Cumhuriyetin İlk Cumhurbaşkanı" - Hilmi Taşkın

Bu söz 29 Ağustos günü Hürriyet Gazetesinin manşeti olarak düşünülmüş. Gazetenin genel yayın yönetmeni Ertuğrul Özkök köşesinde bu bilgiyi verdi. Bu manşet tartışılmış ve sonunda vazgeçilmiş. Manşetten vazgeçilmiş olması düşünceden vazgeçilmiş olması anlamına gelmez. Demek ki Özkök ve arkadaşları böyle düşünüyorlar ! coupons for cialis 2016 blog.nvcoin.com prescription drug cardscialis manufacturer coupon open drug coupon cardsitagliptin phosphate and metformin hydrochloride gedave.ro sitagliptin phosphate side effectsmicardisplus 80/25 mg click micardis plus 80 12.5 mg

"İkinci Cumhuriyetin İlk Cumhurbaşkanı"

Hilmi Taşkın - Asa Haber
Açik Istihbarat'in Resmi
E-Posta Grubu
AçikIstihbaratTürkiye'ye Üye Olun

www.acikistihbarat.com

  06.09.2007
   

Bu söz 29 Ağustos günü Hürriyet Gazetesinin manşeti olarak düşünülmüş.
Gazetenin genel yayın yönetmeni Ertuğrul Özkök köşesinde bu bilgiyi verdi.

Bu manşet tartışılmış ve sonunda vazgeçilmiş.

Manşetten vazgeçilmiş olması düşünceden vazgeçilmiş olması anlamına gelmez. Demek ki Özkök ve arkadaşları böyle düşünüyorlar !

Buna benzer değerlendirmeler daha önce de yapıldı. Pek çok i-kinci cumhuriyetçi Abdullah Gül'ün adaylığına ve seçilmesine destek verdiler.

Aslında bir bakıma Ertuğrul Özkök haklıdır.

28 Ağustos 2007 tarihi Atatürk Cumhuriyeti açısından önemli bir tarihtir.

Soğuk Savaş süreci boyunca ve bu sürecin sona ermesi ile başlayan yeni süreçte izlenen politikalar ile bir aşama daha kat edilmiştir. Nakşîlerin iktidar egemenliği perçinlenmiştir.

Yani hem Çankaya hem de Başbakanlık bu tarikatın eline geçmiştir.

Nakşîlik özel olarak ele alınmalı ve bir kez daha incelenmelidir.

Cumhuriyete karşı ilk büyük isyanları bu tarikat çıkarmıştır.

Hem Şeyh Sait İsyanı, hem de Menemen İsyanı bu tarikatın ürünüdür. Atatürk devrimlerine karşı, ‘din elden gidiyor' propagandasını yapan yine bu tarikattır.

Teali İslam Cemiyeti adı altında örgütlenenlerde bu tarikatın üyeleridirler.

Şeyh Sait İsyanı sonrasında Tekke ve Zaviyelerin kapatılması ile çalışmaları zorlaşan tarikatın imdadına DP iktidarı koşar.

Bu dönemde tarikat faaliyetleri yeniden artmaya başlar. Ne de olsa ‘demokrasi' dönemi başlamıştır !..

Bu dönemi iyi değerlendiren tarikat cumhuriyet aydınlanmasının ulaşamadığı yörelerde çalışmalarını hızlandırır.

Merkez sağ siyasetçiler oy almak uğruna bu çalışmalara müsamaha gösterirler.
Cumhuriyetin ve devrimlerin geleceğini tehlikeye attıklarını göremezler.
Ya da görmek istemezler.

12 Eylül Nakşîler için önemli bir dönüm noktasıdır.

Nakşîler ABD'yi yeniden keşfetmişler ve sırtlarını Washington'a dayamışlardır. Bu sırt dayama devlette önemli mevkilere gelme döneminin de başlangıcını oluşturur.

Bu tarikatın müridi olan Turgut Özal, 24 Ocak 1980 kararlarının hazırlanmasında ciddi bir rol oynar.

Ülkemiz yeni liberal politikalar ile ABD'ye göbekten bağlanır. Özal bunun semeresini görür. ABD desteği ile veto edilmekten kurtulur. Önce başbakan sonra da cumhurbaşkanı olur. Özal ilk Nakşî cumhurbaşkanıdır. Nakşîliğini de saklamaz. Ne kendisi ne de etrafındakiler…

Fakat Özal döneminde devlet kadrolarında olsun, basında olsun, iş dünyasında olsun Nakşîlik tümüyle egemen değildir.

Sadece bu dönem gelecek için çaba gösterme dönemidir. Nakşîliğin ülkede bütünüyle iktidar olması için adımlar atma dönemidir.

Ekilen tohumlar, ABD ile yapılan işbirliği 3 Kasım seçimlerinde sonuç verir.

Ülke yeni bir Nakşî Başbakan ile tanışır. Başbakan Erdoğan'da Nakşî olduğunu açık açık ifade eder. Özal ile başlayan dönemde etkin olan İstanbul'da ki Nakşî dergâhları yeniden etkin olmaya başlarlar. Başbakan taa Avustralya'ya Esad Çoşan'ı ziyaret etmeye gider! Bakanlar arasında Nakşî ağırlığı görülür…

Fakat Çankaya'da, laik ve Atatürkçü olduğunu söyleyen Ahmet Necdet Sezer vardır.

Devletin Yasama organı ve yürütme organları bütünüyle elde edilememiştir. 28 Ağustos bu açıdan bir dönüm noktasıdır.

Şimdi bir Nakşî Çankaya'da dır, bir başka Nakşî ise başbakandır…

TBMM'de Nakşîlerin etkisinde olan AKP ağırlığı vardır. Yani Yasama ve yürütme bu tarikatın etkisi altındadır.

Nakşîler cumhuriyete ve devrimlerine karşı ilk isyanları çıkaran tarikattır. Bu açıdan bakarsak Ertuğrul Özkök haklıdır.

Bu yapı birinci cumhuriyet olamaz. Her ne kadar ılımlı mesajlar verilse de… Amerikancı, tarikatçı, i-kinci cumhuriyetçi anlayışlar ülkemizde etkin olmuşlardır.Ekilen tohumlar yılar sonra ürünlerini vermiştir !

Şimdi hasat zamanıdır...


www.acikistihbarat.com
Açık İstihbarat @ 2007