Siyaset4 Eylül 2007 00:00

Leyla Zana'ya Yanıt - Doç. Dr. Yaşar Onay

Bu sözler, bir zamanlar Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde milletvekili olan ve hala bu halkın alın teriyle emekli maaşını ödediği Leyla Zana’ya aittir. Leyla Zana, siz daha önce de örneklerine rastlanıldığı gibi “halkım” dediğiniz insanların sözcüsü değilsiniz, olamazsınız da. Siz ve sizin gibiler küresel sermayenin zaman zaman kullandığı sonra da bir kenarda, kendi kaderlerine terk ettiği “kullanılmışlardan” başka bir şey değilsiniz. levitra and diabetes diabetes sexuality treatment sexual dysfunction in diabetessymbicort turbuhaler 200 6 cena blog.phmglobal.com symbicort cena

Leyla Zana'ya Yanıt

Doç. Dr. Yaşar Onay - 21. Yüzyıl Türkiye Enstitüsü
Açik Istihbarat'in Resmi
E-Posta Grubu
AçikIstihbaratTürkiye'ye Üye Olun

www.acikistihbarat.com

  04.09.2007
   

"Her Kürt yaşadığı toprağın adını bilir onu asla göz ardı etmez. Tarihin sayfalarına kaydırmaz Bunun için Türkiye'nin eyaletlere bölünme zamanı gelmiştir. Ankara, Türkiye'yi eyaletlere böl ve Kürdistan eyaletini kur. Cumhuriyetin kuruluş sürecinde yapamadığını şimdi yap.''

(Leyna Zana, Iğdır Zübeyde Hanım Bulvarı'nda bağımsız milletvekili adaylarına destek verilmesi amacıyla düzenlenen mitingde yaptığı konuşmadan)

"Bu sefer de barışa elimizi uzatacağız. İstiyorlar mı istemiyorlar mı? Kimse bizim hassasiyetimiz ve onurumuzla oynamasın. Elimizi son kez uzatıyoruz. Tutmazlarsa geri çekeceğiz. Amed dört kez öyle büyük adımlar attın ki bütün dünya halkları imrendi. İki adımın üzüntülü oldu. Biri 91'de yoldaşımız, arkadaşımız Vedat'ı yolcularken yapılan büyük adımdı. İkinci adım ilk kezdi. Kültürün, dili için bir kaç kişi Meclis'e gönderdiniz. Üçüncü sefer de üzüntülüydü. Bütün Kürtlerin yüreğinde siyasi depremdi. 99'da önderimiz İmralı'daydı" Zana'nın bu sözleri üzerine miting alanını dolduran kalabalık "Biji Serok Apo" sloganları attı.

(Leyla Zana, Diyarbakır’da yaptığı konuşmadan)

"Söylediklerime kızanlar 5 ya da 10 yıl sonra bunu uygulayacaklar."
( Leyla Zana, Van’da yaptığı konuşmadan)

Bu sözler, bir zamanlar Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde milletvekili olan ve hala bu halkın alın teriyle emekli maaşını ödediği Leyla Zana’ya aittir.

Leyla Zana, siz daha önce de örneklerine rastlanıldığı gibi “halkım” dediğiniz insanların sözcüsü değilsiniz, olamazsınız da.

Siz ve sizin gibiler küresel sermayenin zaman zaman kullandığı sonra da bir kenarda, kendi kaderlerine terk ettiği “kullanılmışlardan” başka bir şey değilsiniz.

Leyla Zana, çağdaş milletler nasıl oluşmuştur, bilir misiniz?

Size anlatayım.

Tarih boyunca insan toplulukları, çeşitli “ırk”lardan, çeşitli etnik kökenlerden gelmişler ve birbiri ile etkileşerek, birbiriyle birleşerek daha büyük halk topluluklarına dönüşmüşlerdir.

Millet aşaması, etnik, “ırki”, kökenlerin tarihsel olarak silindiği bir aşamadır.

O nedenle çağdaş milletler bir bütün oluşturur, milletin bütünlüğü ya da tekliği kavramı da buradan türemiştir.

Bu topraklarda da böyle olmuştur.

Binlerce yıldır bu coğrafyada bir araya gelen çeşitli etnik kavimler, bu tarihsel zaman dilimi içinde birleşerek, tek bir millet oluşturmuştur ki, bunun da adı Türk milletidir.

Türk, bir etnik ya da “ırki” kavram değil, bu yörede yaşayan milletin adıdır. Bu ad, binlerce yıldır kullanılmaktadır ve binlerce yıldır da aynı anlama gelmektedir.

Türkiye Cumhuriyeti, bu çağdaş gerçekler temelinde kurulmuş bir ulus devlettir. Ulus devlet, milletin bölünmezliği ve mutlak hâkimiyeti üzerine inşa edilir. O nedenle “Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir."

Leyla Zana siz bu söylediklerinizle, Ulus devlet gerçeğini reddediyorsunuz ki, bu da küresel sermayenin günümüzde en çok kullandığı argümanlardan birisidir.

Küresel sermaye ulus-devletin karşısındadır. Amacı ulus-devletleri parçalamak, bölmek ve yönetmektir. Irak’ta yaşananlar buna örnektir. Büyük Ortadoğu Projesi’nin temel amacı budur.

Leyla Zana, siz Türk Ulus devletinin tekil yapısını bozarak, küresel sermayenin sizin için yaptığı yatırımların karşılığını vermek istiyorsunuz.

Yani siz sahibinin sesinden başka bir şey değilsiniz. Ülkemin insanlarını bir süre için kandırabilirsiniz ama bunun kalıcı olacağını sanmayınız.

Geçtiğimiz yıllarda ülkemizin en önemli makamlarını işgal eden bazı kişilerinde sizin kadar açık açık söylemese de, Ulus-devlet gerçeğini reddeden ifadeler kullanması, size cesaret vermesin. Bu kişilerde sizin gibi kalıcı olamayacaklardır.

Leyla Zana, bir ulus devlet yapısı içinde azınlıklar olabilir.

Söz konusu azınlıklara, ulus devletin otoritesini ve milli egemenliği zedelemeyen haklar yasal düzenlemelerle verilir, ancak ulus devlet yapısı içinde alt kimlik asla olamayacağı gibi, ikinci bir asli unsurda olamaz.

Bunun nedeni de Leyla Zana siz bilmeseniz bile, ulus devletin tek bir ulus tanımı üzerinde yükselmesidir.

Türkiye’de Rumlar, Ermeniler ve Yahudiler azınlık olarak kabul edilir ve onların azınlık hakları da Lozan’la birlikte onaylanmıştır.

Ancak Leyla Zana sizin bu konuşmalarınızda altını çizdiğiniz talepler, azınlık hakları ile ilgili değildir. Siz, küresel sermayeden aldığınız emirler doğrultusunda, Kürtlerin, Türk milletinden ayrı bir millet olduğunu, bu nedenle de ikinci bir milli unsur olarak kabul edilmesi gerektiğini vurguluyorsunuz.

Yani Küresel sermayenin bugün Irak’ta yaptığını, Türkiye’de yapmak istiyorsunuz.

Leyla Zana, ulus devlet yapısı içinde ikinci bir milli kimlik olamaz. Türkiye’deki sorun, ulus devlet yapısı içinde ikinci bir milli kimliği kabul eden, çağdışı, siyaset bilimi ve tarih bilincinden yoksun kafaların söz sahibi olmasından kaynaklanmaktadır.

Leyla Zana, sizinde çok iyi bildiğiniz gibi Küresel sermayenin, bu coğrafyada karşısında duran en önemli güç Mustafa Kemal Atatürk ve arkadaşlarının kurduğu Türkiye Ulus devletidir.

Bu nedenle de Türkiye Cumhuriyeti, Atatürk’ten hemen sonra başlayan ve Türkiye’nin tekil yapısını parçalamaya yönelik etnik ve köktendinci saldırıların hedefi haline gelmiştir.

Böylece Türkiye’nin ulus devlet niteliği yavaş yavaş aşındırılmaya başlanmıştır. Bugün varılan nokta da, Türkiye’de bazı çevrelerde dinsel kimlik, milli kimliğin önüne geçmiş, sizinde başını çektiğiniz ekibin çalışmaları sonucunda da ayrı bir milli kimlik yaratılmaya çalışılmıştır.

Leyla Zana, UNUTMAYIN Kİ, Bu milletin bir Kuvayı Milliye geleneği vardır. Her şeyi görüyoruz. Her şeyi biliyoruz. Ve Sabır gösteriyoruz.

Ama sabrımızın da bir sonu vardır. Bu millet bir yere kadar susar, sonra da kükrer.

Şimdi son sözleri de Türk Milletine söylemek gerek.

Yüce Türk Milleti!


Bir kez daha ateşle ve sabırla imtihan ediliyorsun. Milli kimliğini ve Vatanını korumak için, diline, dinine sahip çık. Senin asilliğini anlamayanlar, suskunluğunu acizlik sanarak senin dilinle de, dininle de oynamak isteyeceklerdir. Buna izin verme.


www.acikistihbarat.com
Açık İstihbarat @ 2007