Siyaset29 Ağustos 2007 00:00

Konseptin Cumhurbaşkanı - Evrensel

Çünkü Gül'e kamuoyu desteğinin arkasında, büyük sermaye medyasının propagandası olduğu kadar aynı zamanda Gül'ün seçeneği olarak ortaya çıkan CHP ve arkasındaki güçlerin Çankaya'ya çıkışı; "eşinin türbanlı olup olamamasına" indirgemek dahil yaratılan "kaos" vardır. Bu yüzden de AKP'nin seçim başarısında olduğu gibi Gül'ün Çankaya'ya çıkmasında birinci rol iç ve dış sermaye güçlerinin stratejisiyle AKP ve Gül'ün uygunluğu ise, ikinci rol (ve bütün diğer ilişkilerin üstünü örtme rolü) CHP ve onun AKP'ye karşı stratejisinin halk tarafından reddedilmiş olmasıdır. Bu yüzden de Gül'ü Çankaya'ya çıkaran, büyük ölçüde CHP olmuştur. Ve Gül, ironik görünse de sıradan vatandaştan çok CHP'nin de cumhurbaşkanı sayılır!

Konseptin Cumhurbaşkanı   

Evrensel
Açik Istihbarat'in Resmi
E-Posta Grubu
AçikIstihbaratTürkiye'ye Üye Olun

www.acikistihbarat.com

  30.08.2007

 

Bundan beş yıl önce Abdullah Gül'ün ya da onun gibi birisinin cumhurbaşkanı olacağı söylenseydi kimse inanmazdı.

Ama bugün Abdullah Gül, bütün engellemelere, oyunun kuralı sayılmayacak müdahalelere karşın Çankaya'ya çıkan kişi olmaktadır.

Pek çok çevre, "halkın dincileşmesi"ni, "gericiliğin güçlenmesi"ni, "Bu millet adam olmaz"a kadar varan değerlendirmeler eşliğinde bunun nedeni olarak öne sürüyorlar.

Ama gerçek bundan daha ötededir. Çünkü Abdullah Gül'ü Çankaya'ya çıkaran son seçimde seçilmiş olan vekiller ve AKP'nin aldığı yüzde 46'yı aşan oy görünse de, bu seçim sonucu da pek çok iç ve dış gelişmeyle birlikte ortaya çıkan bir olgudur.

Bu gelişmelerin başında da ABD'nin Ortadoğu'ya müdahalesi ve "ılımlı İslam" modeli olarak Türkiye'yi örnek göstermesi; AKP'nin GOP'ta ABD'nin verdiği rolü oynamak için son derece hevesli bir parti olarak ortaya çıkması vardır.

İkinci önemli neden, AB'nin Türkiye'de giriştiği "yeniden inşa"da, AKP'nin şahsında uyumlu bir "işbirlikçi hükümet" bulmasıdır.

Üçüncüsü ise bu ilk iki koşulla sıkı sıkıya bağlı olarak, IMF-Dünya Bankası önderliğinde Türkiye'de uluslararası sermayenin tam dolaşımının önündeki engellerin kaldırılması programı (IMF-TÜSİAD programı) açısından AKP'nin, hem yoksul halk yığınlarını hem de geleneksel devletçi güçleri frenleyecek bir parti olarak dört buçuk yıllık iktidarı boyunca hizmette kusur etmemesidir.

Ve nihayet Gül'ü Çankaya'ya çıkaran son etken, CHP ve arkasındaki asker ve sivil güç odaklarının milliyetçiliği de arkalarına alan statükocu, düzen savunucusu tutumlarının halk indinde AKP'yi (Gül'ü) "ehvenişer" bir seçenek haline getirmeleridir.

CHP stratejisinin statükoculuğu ve sonuçta çökmesi, hem ABD'nin hem AB'nin hem de öteki uluslararası sermaye merkezleriyle AKP ve hükümetinin işbirlikçiliğinin üstünü örten bir durumu da yaratmıştır.

Ortaya çıkan durum, Türkiye üstünden kendi çıkarlarını gerçekleştirmek isteyen tüm güç odakları için AKP'yi ve onun içinden birinin cumhurbaşkanı olmasını sevinçle karşılamayı kolaylaştırmış; üstelik onlara,

"Bakın biz Türkiye halkının iradesine ne kadar saygılıyız"

deme fırsatı tanımıştır.

Teferruatından arındırırsak ABD ve AB'den Gül'ün cumhurbaşkanlığı için gelen mesajlar, seçimden önce de sonra da son derece açık ve Gül'ü destekleyici mahiyette olmuştur.

Bunlar, Gül'ün dostları, işbirliği yapılacak demokrat kişilikli bir zat olduğunu açıkça söylemişlerdir.

Aynı destek, kimi zaman lafı geveleseler de iç ve dış büyük sermaye çevreleri bakımından da geçerli olmuştur.

Dolayısıyla şunu rahatlıkla söyleyebiliriz ki Gül, ABD'nin, AB'nin, IMF'nin Koçların, Sabancıların, yerli ve yabancı tekellerin çıkarlarının ortaklaştığı bir konseptin adayı olarak ortaya çıkmış; onların desteği ile Çankaya'ya çıkmaktadır.

Son seçimde AKP'nin kazandığı başarı, anketlerde büyük çoğunluğun Gül'ün Çankaya'ya çıkmasına sıcak bakıyor olması, bu gerçeği, Gül'ün halkın, Türkiye'nin çıkarlarının değil ama büyük sermaye güçlerinin Ortadoğu'da egemenlik peşinde koşan emperyalist güçlerin çıkarlarının savunucusu olacağı gerçeğini değiştirmez.

Çünkü Gül'e kamuoyu desteğinin arkasında, büyük sermaye medyasının propagandası olduğu kadar aynı zamanda Gül'ün seçeneği olarak ortaya çıkan CHP ve arkasındaki güçlerin Çankaya'ya çıkışı; "eşinin türbanlı olup olamamasına" indirgemek dahil yaratılan "kaos" vardır.

Bu yüzden de AKP'nin seçim başarısında olduğu gibi Gül'ün Çankaya'ya çıkmasında birinci rol iç ve dış sermaye güçlerinin stratejisiyle AKP ve Gül'ün uygunluğu ise, ikinci rol (ve bütün diğer ilişkilerin üstünü örtme rolü) CHP ve onun AKP'ye karşı stratejisinin halk tarafından reddedilmiş olmasıdır.

Bu yüzden de Gül'ü Çankaya'ya çıkaran, büyük ölçüde CHP olmuştur. Ve Gül, ironik görünse de sıradan vatandaştan çok CHP'nin de cumhurbaşkanı sayılır!

www.acikistihbarat.com
Açık İstihbarat @ 2007