Basın organlarında tüketim malzemeleri ile ilgili olarak aslında daha önce de gündemde olan " Helal Sertifikası" diye bir uygulamadan bahsediliyor.
İslam ülkelerinin bu konudaki hassasiyeti gerekçe gösterilerek,bundan böyle bu pazardan pay almak isteyenler "MS 1500.2004 Helal Standardı" belgesi alacak,bu standart gereklerini yerine getirecek ve ürünlerinin üzerlerinde de bunu yazacaklarmış.
Böylece bugünden itibaren ürün üzerinde "Helal Sertifikasını" da kullanarak,başta Bakanlarımız olmak üzere kendimizi harama karşı daha da bir garantiye almış olacağız.
Son dönemdeki gelişmelerle ilgili hep iyimser düşünmeye çalışıyorum ve hatta bazen kendimi kötümserlikle dahi suçluyorum.
Birileri ülkeyi ve rejimi hedef alan bir şeyler söylese, nasılsa aydınlarımız ve toplum tarafından tartışılacak doğrusu bulunacak,ne var bunda kafayı takacak deyip geçmeye çalışıyorum.
Birileri milli değerlerimize yönelik yanlış bir şeyler ortaya koysa , yahu endişelenme bizim devlet yapımız, cumhuriyeti özümsemiş bürokratlarımız ve rejimimiz öyle sağlam ki bu tür şeylerden etkilenmeyiz deyip işi hafife almaya çalışıyorum.
Hafife almak çok güzel de,yeni Meclis Başkanımızın seçiminden sonra Cumhurbaşkanı adaylığı konusundaki Devlet'e ve Cumhuriyet'e karşı bir dayatmaya dönüşen gelişmelerin, seçim öncesinden daha beter,laubali ve tehlikeli bir durum yaratmasından da gelecek adına gerçekten büyük bir endişe ve rahatsızlık duyuyorum.
Ilımlı İslam projesi ilkelerine göre; tüm kaleler ele geçirilinceye kadar söylem ve davranışlarında,özellikle laiklik adına esnek davranmaları ve şirin gözükmeleri gerektiği söylenen ve bu şekilde yetiştirilen kişilerin , işler tam olarak rayına oturduktan sonra gerçekten değişip değişmeyeceklerini ve ne yapacaklarını kestirebilmek ve bu anlamda seçilecek Cumhurbaşkanı da dahil olmak üzere herhangi bir kimseye güvenmek kanımca mümkün görülmemektedir.
Eski Meclis Başkanı, Atatürk'te dahil olmak üzere sanki geçmiştekiler dinsizmiş gibi bu sefer, "Bu ülkede dindar bir cumhurbaşkanı seçileceğini" ifade etmişti.
Helal Sertifikalı ürünlerle ilgili hazırlıkların devam ettiğini bildiren basın haberlerinden esinlenerek,Eski Meclis Başkanı Arınç'ın " Dindar Cumhurbaşkanı" tanımlamasını Ilımlı İslam�a hizmet anlamında daha da genişleterek ;
" AB-D 1999.2007 ILIMLI İSLAM STANDARDI sertifikalı Dindar ve Helal Cumhurbaşkanı" şeklinde ifade etmek ve böylece bizzat kendilerinin görüşlerini ve bakış açılarını da desteklemek istiyorum.
Böylece; yokluk ve zorluklar içinden bir ülke yaratan ve kurduğu cumhuriyet rejimi ile de onu çağdaş bir istikamete yönlendiren,göğsünü gere gere onun İlk Cumhurbaşkanlığı'nı yapan ATA' mızı ,kendisinin yerine oturacak ve kendi yolunda yürüyecek olan Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ile yani birinci ve on birinci Cumhurbaşkanımızı birlikte anmanın coşkusunu ve Cumhuriyet olarak 80 yıl içinde geldiğimiz seviyenin huzur ve mutluluğunu,büyük bir üzüntü ve utanç içinde yaşıyorum.
ATAM;
Nurlu ışıkları AB-D'den semaya yayılan ILIMLI İSLAM sayesinde, bizlere emanet ettiğin Cumhuriyeti yüceltmek ve bugünlere gelmek için hepimiz üzerimize düşen görevimizi yaptık . Bundan böyle daha büyük bir hızla yapmaya da devam edeceğiz.
İzindeyiz ATAM .Hem de, hep beraber izindeyiz.
Rahat uyu.
|