Siyaset2 Nisan 2005 00:00

YARIN NELER OLACAK BAY ECEVİT? - Prof.Dr. Anıl ÇEÇEN

Bay Ecevit, 1950'li yılların ortalarında Rockefellar bursu Amerika Birleşik Devletleri’ne giderek orada beli kurslardan geçmiş ve bu öğrenimini tamamladıktan sonra da Türk siyaset sahnesine paraşütle indirilmiştir. Winston-Salem kentinde bir süre ikamet eden, siyaset ve tarih konularında dersler alarak yetiştirilen bay Ecevit, Metin Toker'in kontenjanından İsmet Paşa tarafından aday gösterilmiş ve böylece tepeden inme paraşüt ile Türk siyaset sahnesinde bir figür olmuştur. Yaklaşık 50 senedir Türk siyasal yaşamında bir figür olarak ayakta kalabilmeyi belirli çevrelerin desteğiyle başarmış olan bay Ecevit, yarım yüz yıl önce görmüş olduğu eğitim çerçevesinde, demek ki bir şeyler biliyor ve yarın neler olacağı konusunda bir fikir sahibi.acheter viagra en ligne canada acheter viagra en ligne canada acheter viagra en ligne canadabuscopan floridafriendlyplants.com buscopan plusabilify idippedut.dk abilify

Türk siyasetine kazık çakmış eski politikacılardan Ecevit, yeni çıkardığı şiir kitabının adını “Bir Şeyler Olacak Yarın" diye koymuş. Siyasete girdiğinden beri şairlikle ve entelektüellikle Türk kamuoyunu etkilemeye çalışmış olan bu eski politikacı, şimdi çıkıyor ve yarın bir şeyler olacak diye kamuoyuna mesaj vermeye çalışıyor. Eski bir gazeteci olarak, zaman zaman yazıları da yayımlanan Ecevit, söyleyeceğini doğrudan söylemiyor ama şiir yazma tekniğinin arkasına saklanarak, gelecekte bir şeyler olacağına dair Türk kamuoyunu uyarmaya çalışıyor. Demek ki, bay Ecevit yarın başka şeyler olacağını biliyor ama bunları açıktan söylemekten çekiniyor ve yayımladığı şi ir kitabının adını "Bir Şeyler Olacak Yarın" diye koyarak bir yerleri uyarmaya çalışıyor.

Bay Ecevit, 1950'li yılların ortalarında Rockefellar bursu Amerika Birleşik Devletleri’ne giderek orada beli kurslardan geçmiş ve bu öğrenimini tamamladıktan sonra da Türk siyaset sahnesine paraşütle indirilmiştir. Winston-Salem kentinde bir süre ikamet eden, siyaset ve tarih konularında dersler alarak yetiştirilen bay Ecevit, Metin Toker'in kontenjanından İsmet Paşa tarafından aday gösterilmiş ve böylece tepeden inme paraşüt ile Türk siyaset sahnesinde bir figür olmuştur. Yaklaşık 50 senedir Türk siyasal yaşamında bir figür olarak ayakta kalabilmeyi belirli çevrelerin desteğiyle başarmış olan bay Ecevit, yarım yüz yıl önce görmüş olduğu eğitim çerçevesinde, demek ki bir şeyler biliyor ve yarın neler olacağı konusunda bir f ikir sahibi. İşte bu noktada, bir Türk vatandaşı olarak biz de kendisine bir soru yöneltiyoruz ve diyoruz ki, bay Ecevit, mademki yarın bir şeyler olacağını biliyordun, bunu bize neden daha önce söylemedin? Bu ülkede yıllarca Başbakanlık ve bakanlık yaptın, neden bildiklerinin doğrultusunda harekete geçmedin? Eğer gerçekten yarın olacakları biliyorsa ve bunlar Türkiye'nin bir siyasal bütün olarak ayakta kalmasını tehdit ediyorsa, görev yaparken Türkiye ve Türkler için tehlikeli olabilecek gelişmeleri önlemek için bir siyasetçi ve devlet adamı olarak neden önlem almadınız bay Ecevit? Bildiklerinizi şiirlerle ya da dolayı söylemlerle değil ama, açıkça ve gerçekleri dile getirerek anlatmak sizin gibi ulusalcılık iddiası taşıyan bir politikacıya daha çok yakışmaz mıydı? Bir ülkenin önde gelen siyasal partisinin Genel Başkanı olmak ve ülkeye Başbakan olmak herk ese nasip olmayan bir şanstır. Siz bu şans elinizdeyken ülkenizin ulusal çıkarları doğrultusunda kullanabildiniz mi? Yoksa birçok fırsatı kaçırdınız mı? Atatürk'ün Partisinde Genel Sekreter olunca, önce onun kurduğu Ulus Gazetesi'ni kapattınız. Genel Başkan olunca da, Atatürk'ün çizgisinden saparak başka yönlere doğru açıldınız. Askeri dönem gelince de partinizi terk ederek, Atatürk geleneğini sürdüren, Partiyi devre dışı bırakmak üzere yeni bir parti kurdunuz. Yeni Partiniz ile, Türkiye'nin Cumhuriyetçi ve Kemalist geleneğini red ettiniz.

İçi boş bir kavramı partinizin adı yaparak, değişen koşullara göre kemiksiz bir politika izlediniz. Atatürk'ün Partisinin tabanını cumhuriyetimizin kurucusunun çizgisinden kaydırdınız. Tarikatlara saygılı dindarlık diyerek, Atatürk'ün laik çizgisini terk ettiniz. Böylece sizin bir ara siyaset ettiğiniz okyanus ötesinden pompalanan ılımlı İslam ve Büyük Ortadoğu Projelerinin önünü açtınız. En azından bu tür emperyalist politikalara karşı Kemalist tabanın laik ve anti emperyalist direnişini kırdınız. Böylece, bir şeylerin değişeceği gelecek için Türkiye'yi Atatürk çizgisinden çekerek hazırladınız. Yarın bir şeylerin değişeceğini bilen bir siyaset adamı için, bunlar ilginç adımlar olarak Türk siyasi tarihine geçmiştir. Yeni bir partiyle geleceğe dönük yeni bir model oluşturmak için Atatürk'ün siyasi mirası olan Kemalizm'in siyaset alanından tasfiye edilmesinde öncü bir rolünüz oldu. Aynı süreçte solu da tasfiye ettiniz. Adı sol bir partiyle, okyanus ötesi merkezlerin yönlendirdiği liberal bir zihniyeti, Türkiye'nin sol tabanına kabul ettirmeye çalıştınız.

Solu kaybeden Türkiye bu yüzden emperyalizmin sömürgesi durumuna sürüklendi. Bu aşamada, " Ben değiştim" dediğiniz zaman bölücü başı terörist size teslim edildi. Yaşamınızın son döneminde bir kez daha bu destek ile Başbakan oldunuz ve küresel programların istediği bütün yasaları hükümetiniz zamanında çıkartınız. Hepsi dışarıda hazırlanan bu yasalar sayesinde artık Türkiye daha zayıf ve daha çökmüş bir devlet durumunda. Bölgemize yönelik batılı projelerin uygulanabilmesi için engel olarak görülen Atatürk'ün Cumhuriyeti bu tür yasalarla zayıflatılarak tıpkı Osmanlı'nın son dönemi gibi bir yarı sömürge düzeyine düşürülmüştür. Önümüzdeki dönemde Türkiye savaşa bulaştırılarak, savaş sonrasında ortadan kaldırılmak istenmektedir. Belki de bay Ecevit'in anlatmak istediği budur.