|
Orgeneraller de ağlar; evet yanlış duymadınız. Orgeneraller de ağlar.
Hem de devre arkadaşlarıyla bir araya geldiği o planlı yemeklerin birinde.
"Yalnız kaldım, yalnız bıraktılar beni. Ben buna layık değildim. Yapacaklarımız vardı, bu ülke için, gerekirse sonunda birlikte can da verecektik"
diyerek.
Bunu öğrendiğimde içim burkuldu, üzüldüm. Hem de çok üzüldüm. Koskoca Orgenerali ağlayacak hale getiren ne olabilir ki dedim. Ama sonra yanıtını da buldum.
Kendi kendime;
"Sen ne kadar gözyaşı döktün tek başına, sevildiğin yerlerdekiler bile senin yüzüne bakmaz olmadılar mı. Bir kedi gibi, sevdiklerinden uzakta bir yerde ölüp kalmayı ve kimsesizler mezarlığına gömülmeyi istemedin mi o zamanlar, ki sen o günlerde sadece bir "kolağasıydın"
dedim içimden
Sonra da kunduracı Ali Dayı'nın duvarında yıllarca durmaktan solgunlaşan kartona yazılı bir kıssa geldi aklıma.
Ebu Muslim Horasani'nin Emevilerin yıkılışıyla ilgili söylediği rivayet edilen kıssası:
Onlar şerrinden emin oldukları için eski dostlarını kendilerinden uzak tuttular.
Şerrinden korktukları için de eski düşmanlarını kendilerine yakın tuttular.
Yakın tutulan düşman, dost olmadı...
Uzak tutulan dost, düşman oldu...
Dostsuz kaldılar ve yıkılmayı hak ettiler"
Bilmem anlatabildim mi saygıdeğer orgeneral; o yemeklere iştirak eden bir emekli Kurmay Albay'a, yani devre arkadaşınıza, "askeri kamp"ta ne yapıldığından haberiniz oldu mu acaba?
Bilginiz ve direktifleriniz dışında yapılan bu uygulamanın arkası bırakılmayacaktır, her şey ortaya çıkacaktır.
Kendinizden uzak tutmadığınız "Brütüs"ün kim olduğunu siz de biliyorsunuz biz de
Size çarpıcı bir belge sunacağım ve bunun yanıtını Türk Silahlı Kuvvetleri'nden bekleyeceğim.
Aslında bu soruyu Anayurt Gazetesi'nde yazı yazarken sormayı istedim ama, Horasani'nin kıssası geldi aklıma, vazgeçtim
................................... (Orijinal yazıda yeralan isim çıkarılmıştır)
İstihkam Kurmay Albay
İletişim D. Bşk.
Tlf. :1036
161000 C EKİ 06
BİLGİ NOTU
KİMDEN : İletişim Daire Başkanlığından
KİME : Genel Sekreter'e
KONU : Anayurt Gazetesi ve Yılmaz Çamdalı Hakkında Bilgi Notu
AÇIKLAMA :
1. Yılmaz Çamdalı Anayurt Gazetesi'nin Kırşehir temsilcisidir. "Bir Arada" adlı bir kitabı bulunmaktadır. Gazeteci hakkında açık kaynaklarda başka bir bilgi bulunmamaktadır.
2. Anayurt Gazetesi; Ankara başta olmak üzere 10 ilde (Ankara, Konya, Kırıkkale, Kırşehir, Kayseri, Aksaray, Çorum, Nevşehir, Yozgat, Sivas) toplam günlük 10 bin adet basılmakta olup net satış miktarı bilinmemektedir. Ülke genelinde yayımlanma konusunda çalışmalar yapıldığı gazete yetkililerince belirtilmektedir.
3. Gazete; il temsilciliklerine her gün birer sayfa yer vererek mahalli haberleri yansıtmakta, ağırlıklı olarak mahalli haberlere yer vermektedir. Haber sunumlarının tarafsız olduğu, köşe yazılarının farklı ideolojik yönelimleri temsil ettiği gözlenmektedir.
4. Gazetenin sahibi Naci Alan, gazete Sahipleri Sendikası Başkanı'dır.
5. Gazetenin genel yayın yönetmeni Necdet ONUR'un, Mart 2005 tarihinde, İsrail Büyükelçiliği'ni telefonla arayarak kendisini "AKP İzmir milletvekili Zekeriya AKÇAM" olarak tanıtarak hediye istediğine dair haberler, İsrail Büyükelçiliği ve söz konusu milletvekili tarafından doğrulanmıştır.
6. Gazetenin yazarlarından Cem YAREN; 29.01.2003 tarihinde gazetede yer alan "Dokunulmazlar" başlıklı köşe yazısında 7nci Cumhurbaşkanı Sn.Kenan EVREN'i Kıbrıs konusunda eleştirmesi ve TSK hakkında olumsuz yorumlar yapmış olmasıyla dikkat çekmektedir (EK-A).
7. Halihazır durumda bölgesel yayım yapan ve ülke çapında yayım yapma fizibilitesini araştıran Anayurt Gazetesi'nin; mahalli bir yayın organı olmasına rağmen 26 Nisan 2004 tarihinde başlayan yazı dizisinde OYAK'a eleştirilerde bulunması dikkat çekicidir.
8. Gazetenin yazarlarından Muhsin Akıl, 16.10.2006 tarihli köşe yazısında TSK'nın en büyük tehditi terör yerine irtica olarak tanımlamasını eleştirmiştir.
9. Anayurt gazetesine, yukarıda arz edilen bilgiler ışığında, saygınlık, kamuoyu çapındaki etkinlik ve güvenilirlik açısından zafiyetleri bulunması nedeniyle, akreditasyon verilmemesinin uygun olacağı değerlendirilmektedir.
Arz ederim.
|
Bu belge neredeyse, günümüz şartlarında, asırlar'dır denilecek süre kadar internet ortamında ve http://medyaandiclari.tripod.com/anayrtgzt.htm linkinde duruyor. Acaba bu belge sizden mi sadır olmuştur?
Yanıtınızı bekliyorum Türk Silahlı Kuvvetleri'nin konu ile ilgili şahsiyetleri.
Statü ve rolünüzün gereğini bir an evvel yapınız ve ya bu yazıma yanıt veriniz, ya bu internet sitesi hakkında işlem başlatınız ya da daha kolayı, benim hakkımda "ihbar"da bulununuz.
Ben yazı yazmaya başlamadan önce içinizdeydim.
Sonum, kimden geldiği bile belli olmayan bir mektupla başladı. O mektuba itibar edenlerin, şimdi "internet'teki bir belgeden haberdar olmaması ve bu belge eğer "yalan" ise işlem yapmamış olması, anlaşılır gibi değildir.
Ben bu şartlarda "akredite" edilmek istemiyorum. Çünkü, o zaman ola ki bir gün elime ulaşan bir "doğru"yu yazmaktan imtina (kaçınmak) edebilirim.
Evet saygıdeğer orgeneralim, size; gerektiğinde sizi size şikayet edecek dostlar gerekli.
Yani, yeni dostlar aramaya kalkmayın, bizleri de kaybetmek üzeresiniz.
Aslında bizler, sizin değil Türk Silahlı Kuvvetleri'nin dostlarıyız.
Yani "Peygamber Ocağı"nın O mabede sırt dönmemiz mümkün mü?
Yaşamımız alt üst edilmiş olsa da, kazanılmış haklarımız gaspedilmiş olsa da, "bataklık gülleri" olarak anılıyor olsak da...
Sakın ola ki bu yazıyı hırsla yazdığımı falan sanmayın. Ben eskiden yaşananları ve hala yaşamakta olduklarımı bana yakıştığı şekliyle değerlendirdim ve günü geldiğinde hesabı sorulmak üzere de kapattım. O gün de daha gelmedi
|