Siyaset2 Nisan 2005 00:00

Bu "Kavga" Kimin Kavgası ? - Mehmet Ali Kutlu

13 Mart tarihli Radikal'in konuya ilişkin yazılarından birinin başlığı, "Adolf Hitler'i hortlattık" şeklindeydi. Birileri, sırtından politik ve nakit kazanmak için Hitler'i hortlatmıştı, ama kimler? "Kavgam" operasyonuyla ne hedefleniyor? Kimlere hangi açıklamalar yaptırılıyor? naproxennatrium site naproxen kruidvatrenovation vejle renovation skive renova

Ülkemizde gelişen antiemperyalizm ve antisiyonizm, Amerika ve İsrail'in  üstesinden gelinmesi gereken en yakıcı sorunlarından biri. Yalnızca Türkiye'de değil, Batı Avrupa'da da antisiyonist eğilimler her geçen gün daha da güçlenmekte ve Siyonistler ile emperyalistler bunu Yahudi düşmanlığı olarak sunmaya çalışmaktalar.
ABD, bir yandan, Siyonizme arşı gelişen tepkiyi iyice filiz ermeden Hitler faşizmiyle eş tutup yıkmaya çalışıyor; diğer andan da batı kamuoyunun özünde Türkiye'de faşizan eğilimler olduğu izlenimini verme­ye çalışıyor.
İşte "Kavgam" etrafındaki kavganın aslı budur!

GELİŞEN FAŞİST EĞİLİMLER DE­ĞİL; ANTİEMPERYALİZMDİR
Türkiye'de faşist eğilimler gelişmiyor. Tersine antiemperyalist eğilimler gelişiyor, güçleni­yor. "Milliyetçi" denilen bazı örgütlenmeler dahi, gerçekte iş­birlikçi yönelim içindedirler. Gerçek faşist unsurlar ABD em­peryalizminin işbirlikçileri ara­sında kümelenmektedirler. Bu süreç artık gözler önünde yaşa­nıyor. Bütün telaş, emperyaliz­min de işbirlikçilerinin de ku­durganlığı bundan.
Türkiye'de bir Yahudi düş­manlığı da gelişmiyor. Siyonizmi halk daha yakından tanıyor ve emperyalizmle ilişkisini kavrı­yor.
Antisiyonizm, yahudi düş­manlığı gibi gösterilerek, geliş­mesine fırsat verilmeden boğaz­lanmak isteniyor. Bu, aynı za­manda, gelecekteki saldırılar için dünya kamuoyunun deste­ğini garantileme çalışması, bu bilinci kırmak, köreltmek çalış­ması.

KİTAPÇILARDA "KAVGAM" İŞGALİ
Bir iki formalık çocuk kitabı fiyatına satılan "Kavgam"ı al­mak için önünüze gelen ilk ki­tapçıya girmeniz yeterlidir. Bir­den "Kavgam" işgali ile karşı karşıya kalırsınız.
Kafanıza takılıyor. Ne olu­yor? Nereden çıktı bu "Kav­gam" şimdi? Dün de vardı, ev­velki gün de. Türk okuru birden "Kavgam"ı nasıl keşfetti dersi­niz? Durup dururken, bir yerler­den pazarlanmadan, program­lanmadan yani... Pek ünlü profesörlerimiz bu ilginin nedenin tespitte zorlanırlarken hangi cin yayıncılar bu kitabın onbinler satacağından emin olabildi ve cesaretle onbinlerce baskıya gi­rişebildi?

MEĞER BATI BİZİ NE ÇOK SEVİYORMUŞ
Batının, emperyalist burjuva­zinin emrinde, Irak halkının bo­ğazlanmasını demokrasi olarak selamlayan sahte aydınların, Türkiye'de "ırkçı", "faşist" eği­limlerin gelişmesi karşısındaki kaygıları gözlerinizi yaşanacak­tır. Hemen siyonist örgütler dev­reye girecek, uyarılar yapılacak­tır. Batı kamuoyunun gözünde, yarın teker teker doğransalar da, gözlerinden bir damla yaş gelmesi için bir neden bulama­yacakları bir "Türk" tipi çizil­meye çalışılıyor. Dünün "bar­barları, bugünün "faşist"leri...
İzleyenler, Türkiye'deki "Kavgam" operasyonuna para­lel olarak batıda pek büyük ga­zetelerde Türkiye'deki bu "tehli­keli" gelişmeden duyulan endi­şelere yer verildiğini bilirler.
Birden savunmaya geçtik. Kötü yakalanmıştık. Tarihinde Yahudi düşmanlığı olmayan, tersine her katliama uğradıkla­rında Türk milletinin kucak aç­tığı yahudilere birden ırkçı, fa­şist temelde karşı mı durmaya başlamıştık? Demokrat Batı, fa­şist, terörist Doğu!...

'DERİN OKUMA KÜLTÜRÜ1 OLMAYAN TÜRKİYE
Financial Times, "ne derin bir okuma kültürü, ne de anti semitizm geçmişi olan Türki­ye'de, Kavgam'ın bu kadar çok satmasının akademisyenlerin kafasını karıştırdığını " yazdı.
Akademisyenlerin kafası ka­rışıyordu ama kitabı onbinlerce basanlar suya yazı yazmadıkla­rını biliyorlardı. Onların kafala­rını netleştiren bir sihirli değnek vardı. Gazete bu gelişmenin Ya­hudi azınlığı harekete geçirdiği­ni   ve   Türk   Musevi   Cemiyeti Başkanı Silvyo Ovadya'nın "En­dişeleniyoruz " şeklinde açıkla­ma yaptığını yazdı, İşte bu ka­dar!
Onlar çabalarken bizdekiler boş durur mu? Aldı sazı eline, "kurdinfo.com" sitesinde bir yazarımız, katıldı medya konvo­yuna, hemen taşı gediğine koy­du ve faturayı, Türk Milliyetçili­ği ve 'Ne Mutlu Türküm Diye­ne' kesiverdi.
İstenen de bu değil miydi? Sürecin baş aktörlerinden Ak­şam gazetesi yazarları, " Kav­gam Amerikalı Musevileri kor­kuttu" başlığını atıyordu. Ame­rikalı yahudiler harekete geç­mişti. Ne gazetecilik!... Aslında emperyalizmi ve siyonizm çok daha önce harekete geçmişti ve "Kavgam" Türkiye'de tezgahla­rı kaplamaya başladıktan sonra beklenen ikinci "harekete geçil­miş", meyveler devşirilmeye başlanmıştı.

SIRA KAFASI KARIŞIK PROF: İNCİLERİNDE
"Prof" ön takılı uzmanları­mız, "Bir anlamda Hitler'i oku­yarak tepkisini de somutlaştırı­yor farkında olmadan" diyor­lardı. Sayın Toktamış Ateş, "Ama sosyal demokrasiden si­yasal Islama kadar hemen he­men tüm siyasal alternatifleri deneyen ve hiç sorunlarına çö­züm bulamayan halkımız, aca­ba buradan bir çözüm yolu ya­kalar mıyız, umuduyla bu kita­ba sarılıyor gibi" saptamasıyla batının uşak aydınlarının sözle­rine destek oluyordu. Yine aynı yerde, "Son zamanlarda memle­ketimizi de bu kitaba karşı zan­nediyorum salt satış düzeyinde ilginin olması, insanların bir çı­kış yolu aramalarıyla izah edile­bilir " saptamasını eklemeyi unutmuyordu. ,
Prof. Dr. Nilüfer Narlı ise şu tespiti! yapıyordu: "Ülkenin bö­lünmesi, parçalanması, toprak kaybı gibi korkularda artış ya­şanıyor. Bu korkular insanları tekrar bu tür kitaplara yönelti­yor olabilir. Kızılelma oluşu­munda ulusal solcularla MHP'lilerin bir araya gelmesi önemli, bir göstergeydi. Bu kor­ku ve hassasiyetler milliyetçi refleksi tetikliyor."
 
Yani en "bilge" ağızlarımız emperyalistlere, "Evet, haklısı­nız! Biz faşistleşmeye başladık. Bu antiemperyalizm değil, fa­şizmdir" diyor, ABD'nin çıkar­ları için "çözüm" yolu arıyorlar onlarla birlikte.

BATI SAYIN UZMANLARIMIZA HAK VERİYOR
Sayın Doğu Ergil'in batının beklentileriyle uyuşan " bilim­sel" saptamaları BBC de de anında yer alıyordu, Alman­ya'da da, Atlantik'in öte yaka­sında da: "Bu kitabın bu kadar çok satması, Avrupa, Nazizmi toprağa gömerken bizde belir­ginleşmeye başlaması demek­tir."
Yrd. Doç, Dr. Halil Nalçaoğlu ise yarının Türkiye'sini göste­riyor göremeyenlere: "Türki­ye'de genelde bir muhafazakarlaşma ve milliyetçilik akımının yükselişini görüyoruz. Türki­ye'de özellikle komplo teorileri­ne dayanan muhafazakarlık ge­lişiyor. Yok ABD deprem yaptı, yok Güneydoğu satıldı gibi. Bu bize Hitler dönemi Almanya'yı' hatırlatıyor."
Bektaşi tahta kurusunu eline alır havaya kaldırır sinirli ve sitemkar, "Allahım neler de yara­tıyorsun!"

ANTÎEMPERYALİST BİLİNCİN GELİŞMESİNE SALDIRI
"Kavgam’a düzenlenen "en çok satan" operasyonunun ar­dında Türkiye'de gelişen anti-amerikancılıktan rahatsız olan yerli ve yabancı güçler vardır. Gerçekte bu kitabın satılıp satıl­maması, okunup okunmaması Türk milletinin antiamerikancı ve antisiyonist bilincini etkile­mez. Ancak emperyalizmin kor­kulu rüyası haline gelen bu gücü karalamak için bir propaganda malzemesi olarak kullanılabilir. Gerçekte kitabın, bütün reklam, ucuz basım, yaygın dağıtım ve medya desteğine rağmen ne ka­dar sattığını saptamak çok zor­dur. Raflardan kaybolması satış demek değildir.