Bu "Kavga" Kimin Kavgası ? - Mehmet Ali Kutlu
13 Mart tarihli Radikal'in konuya ilişkin yazılarından birinin başlığı, "Adolf Hitler'i hortlattık" şeklindeydi. Birileri, sırtından politik ve nakit kazanmak için Hitler'i hortlatmıştı, ama kimler? "Kavgam" operasyonuyla ne hedefleniyor? Kimlere hangi açıklamalar yaptırılıyor? naproxennatrium site naproxen kruidvatrenovation vejle renovation skive renova
ABD, bir yandan, Siyonizme arşı gelişen tepkiyi iyice filiz ermeden Hitler faşizmiyle eş tutup yıkmaya çalışıyor; diğer andan da batı kamuoyunun özünde Türkiye'de faşizan eğilimler olduğu izlenimini vermeye çalışıyor.
İşte "Kavgam" etrafındaki kavganın aslı budur!
GELİŞEN FAŞİST EĞİLİMLER DEĞİL; ANTİEMPERYALİZMDİR
Türkiye'de faşist eğilimler gelişmiyor. Tersine antiemperyalist eğilimler gelişiyor, güçleniyor. "Milliyetçi" denilen bazı örgütlenmeler dahi, gerçekte işbirlikçi yönelim içindedirler. Gerçek faşist unsurlar ABD emperyalizminin işbirlikçileri arasında kümelenmektedirler. Bu süreç artık gözler önünde yaşanıyor. Bütün telaş, emperyalizmin de işbirlikçilerinin de kudurganlığı bundan.
Türkiye'de bir Yahudi düşmanlığı da gelişmiyor. Siyonizmi halk daha yakından tanıyor ve emperyalizmle ilişkisini kavrıyor.
Antisiyonizm, yahudi düşmanlığı gibi gösterilerek, gelişmesine fırsat verilmeden boğazlanmak isteniyor. Bu, aynı zamanda, gelecekteki saldırılar için dünya kamuoyunun desteğini garantileme çalışması, bu bilinci kırmak, köreltmek çalışması.
KİTAPÇILARDA "KAVGAM" İŞGALİ
Bir iki formalık çocuk kitabı fiyatına satılan "Kavgam"ı almak için önünüze gelen ilk kitapçıya girmeniz yeterlidir. Birden "Kavgam" işgali ile karşı karşıya kalırsınız.
Kafanıza takılıyor. Ne oluyor? Nereden çıktı bu "Kavgam" şimdi? Dün de vardı, evvelki gün de. Türk okuru birden "Kavgam"ı nasıl keşfetti dersiniz? Durup dururken, bir yerlerden pazarlanmadan, programlanmadan yani... Pek ünlü profesörlerimiz bu ilginin nedenin tespitte zorlanırlarken hangi cin yayıncılar bu kitabın onbinler satacağından emin olabildi ve cesaretle onbinlerce baskıya girişebildi?
MEĞER BATI BİZİ NE ÇOK SEVİYORMUŞ
Batının, emperyalist burjuvazinin emrinde, Irak halkının boğazlanmasını demokrasi olarak selamlayan sahte aydınların, Türkiye'de "ırkçı", "faşist" eğilimlerin gelişmesi karşısındaki kaygıları gözlerinizi yaşanacaktır. Hemen siyonist örgütler devreye girecek, uyarılar yapılacaktır. Batı kamuoyunun gözünde, yarın teker teker doğransalar da, gözlerinden bir damla yaş gelmesi için bir neden bulamayacakları bir "Türk" tipi çizilmeye çalışılıyor. Dünün "barbarları, bugünün "faşist"leri...
İzleyenler, Türkiye'deki "Kavgam" operasyonuna paralel olarak batıda pek büyük gazetelerde Türkiye'deki bu "tehlikeli" gelişmeden duyulan endişelere yer verildiğini bilirler.
Birden savunmaya geçtik. Kötü yakalanmıştık. Tarihinde Yahudi düşmanlığı olmayan, tersine her katliama uğradıklarında Türk milletinin kucak açtığı yahudilere birden ırkçı, faşist temelde karşı mı durmaya başlamıştık? Demokrat Batı, faşist, terörist Doğu!...
'DERİN OKUMA KÜLTÜRÜ1 OLMAYAN TÜRKİYE
Financial Times, "ne derin bir okuma kültürü, ne de anti semitizm geçmişi olan Türkiye'de, Kavgam'ın bu kadar çok satmasının akademisyenlerin kafasını karıştırdığını " yazdı.
Akademisyenlerin kafası karışıyordu ama kitabı onbinlerce basanlar suya yazı yazmadıklarını biliyorlardı. Onların kafalarını netleştiren bir sihirli değnek vardı. Gazete bu gelişmenin Yahudi azınlığı harekete geçirdiğini ve Türk Musevi Cemiyeti Başkanı Silvyo Ovadya'nın "Endişeleniyoruz " şeklinde açıklama yaptığını yazdı, İşte bu kadar!
Onlar çabalarken bizdekiler boş durur mu? Aldı sazı eline, "kurdinfo.com" sitesinde bir yazarımız, katıldı medya konvoyuna, hemen taşı gediğine koydu ve faturayı, Türk Milliyetçiliği ve 'Ne Mutlu Türküm Diyene' kesiverdi.
İstenen de bu değil miydi? Sürecin baş aktörlerinden Akşam gazetesi yazarları, " Kavgam Amerikalı Musevileri korkuttu" başlığını atıyordu. Amerikalı yahudiler harekete geçmişti. Ne gazetecilik!... Aslında emperyalizmi ve siyonizm çok daha önce harekete geçmişti ve "Kavgam" Türkiye'de tezgahları kaplamaya başladıktan sonra beklenen ikinci "harekete geçilmiş", meyveler devşirilmeye başlanmıştı.
SIRA KAFASI KARIŞIK PROF: İNCİLERİNDE
"Prof" ön takılı uzmanlarımız, "Bir anlamda Hitler'i okuyarak tepkisini de somutlaştırıyor farkında olmadan" diyorlardı. Sayın Toktamış Ateş, "Ama sosyal demokrasiden siyasal Islama kadar hemen hemen tüm siyasal alternatifleri deneyen ve hiç sorunlarına çözüm bulamayan halkımız, acaba buradan bir çözüm yolu yakalar mıyız, umuduyla bu kitaba sarılıyor gibi" saptamasıyla batının uşak aydınlarının sözlerine destek oluyordu. Yine aynı yerde, "Son zamanlarda memleketimizi de bu kitaba karşı zannediyorum salt satış düzeyinde ilginin olması, insanların bir çıkış yolu aramalarıyla izah edilebilir " saptamasını eklemeyi unutmuyordu. ,
Prof. Dr. Nilüfer Narlı ise şu tespiti! yapıyordu: "Ülkenin bölünmesi, parçalanması, toprak kaybı gibi korkularda artış yaşanıyor. Bu korkular insanları tekrar bu tür kitaplara yöneltiyor olabilir. Kızılelma oluşumunda ulusal solcularla MHP'lilerin bir araya gelmesi önemli, bir göstergeydi. Bu korku ve hassasiyetler milliyetçi refleksi tetikliyor."
Yani en "bilge" ağızlarımız emperyalistlere, "Evet, haklısınız! Biz faşistleşmeye başladık. Bu antiemperyalizm değil, faşizmdir" diyor, ABD'nin çıkarları için "çözüm" yolu arıyorlar onlarla birlikte.
BATI SAYIN UZMANLARIMIZA HAK VERİYOR
Sayın Doğu Ergil'in batının beklentileriyle uyuşan " bilimsel" saptamaları BBC de de anında yer alıyordu, Almanya'da da, Atlantik'in öte yakasında da: "Bu kitabın bu kadar çok satması, Avrupa, Nazizmi toprağa gömerken bizde belirginleşmeye başlaması demektir."
Yrd. Doç, Dr. Halil Nalçaoğlu ise yarının Türkiye'sini gösteriyor göremeyenlere: "Türkiye'de genelde bir muhafazakarlaşma ve milliyetçilik akımının yükselişini görüyoruz. Türkiye'de özellikle komplo teorilerine dayanan muhafazakarlık gelişiyor. Yok ABD deprem yaptı, yok Güneydoğu satıldı gibi. Bu bize Hitler dönemi Almanya'yı' hatırlatıyor."
Bektaşi tahta kurusunu eline alır havaya kaldırır sinirli ve sitemkar, "Allahım neler de yaratıyorsun!"
ANTÎEMPERYALİST BİLİNCİN GELİŞMESİNE SALDIRI
"Kavgam’a düzenlenen "en çok satan" operasyonunun ardında Türkiye'de gelişen anti-amerikancılıktan rahatsız olan yerli ve yabancı güçler vardır. Gerçekte bu kitabın satılıp satılmaması, okunup okunmaması Türk milletinin antiamerikancı ve antisiyonist bilincini etkilemez. Ancak emperyalizmin korkulu rüyası haline gelen bu gücü karalamak için bir propaganda malzemesi olarak kullanılabilir. Gerçekte kitabın, bütün reklam, ucuz basım, yaygın dağıtım ve medya desteğine rağmen ne kadar sattığını saptamak çok zordur. Raflardan kaybolması satış demek değildir.