Ekonomi1 Ağustos 2007 00:00

Küresel Organize Güç Odakları - Ali İhsan Gürcihan

En azından ülke içi dengeleri ve siyaseti yakından takip ve kontrol altında tutmaya çalışır, daha ileri giden bazıları ise kendi çıkarlarına ters düşebilecek ulusal değerleri yıpratır, milli odaklı yaklaşım gösterebilecek kurum ve kişileri zorda bırakacak çalışmalar içerisinde bulunur. Kısacası gelişigüzel şekilde uygulanan bu sermaye ortaklığı ,benim hür iradem üzerinde de ortaklığı beraberinde getirir. Yani küresel sermaye ile birlikte bizim Milli İrade'miz de küreselleşmeye başlar. oxcarbazepine dosage bilie.org oxcarbazepin

Küresel Organize Güç Odakları

Ali İhsan Gürcihan
Açik Istihbarat'in Resmi
E-Posta Grubu
AçikIstihbaratTürkiye'ye Üye Olun

www.acikistihbarat.com

  01.08.2007
   

Sade bir vatandaş bilgisi ile düşündüğümüzde, bir ülkeden bahsediyorsak, sahip olduğu coğrafyası, kaynakları,halkı ve bunları yöneten devlet yapısı ,o ülkeye ait aklımıza ilk gelen temel varlıklardır.

Akademik olarak yönetim ilkeleri benzer de olsa, her ülke detayda ve uygulamada kendine özgü vazgeçilmez bazı özellik ve niteliklere sahiptir. Bir ülkeyi diğerinden farklı kılan,ona kimlik ve aidiyet kazandıran da bu farklılığıdır.

Çağımızda küreselleşme yaklaşımının getirdiği zorunlulukla ,ülkeler elbette birbirinden daha çok etkilenmeye ve bazı konularda müşterek davranmaya başlamışlardır.

Bu etkileşimin getirdiği sosyal ve kültürel zenginliğin ve bazı olumlu değerlerin yanında ,özellikle kaynakları ve pazar imkanı yüksek gelişmekte olan ülkelerin küresel sermaye tarafından istismar edildiği de gözden uzak tutulmamalıdır.

Özellikle tek taraflı çıkar peşinde koşan sömürgeci zihniyetli ülke, kurum ve şirketler karşısında çok dikkatli olmamız gerekmektedir.

Artık nasılsa tüm dünya ülkeleri küreselleşiyor yaklaşımı ile kaynaklarımızı hiçbir ayırım yapmadan ve hassasiyet göstermeden yabancı sermaye ile paylaşmakta eğer bir mahzur görmüyorsak ,bu işin sadece ticari ve ekonomik alanla sınırlı kalmayacağını da görme ve farkına varma zamanı da gelmiş ve geçiyor demektir.

Sizin sigortacılık ve bankacılık faaliyetleriniz,borsanız büyük oranda yabancıların elinde ise, haberleşme, temel sanayi ve enerji üretim alanlarınıza yabancı sermaye hakim olmuş ise, o yabancı sermaye kendi çıkarları ve güveni açısından çok doğal olarak o ülkede üretimin ve ticaretin ötesinde de bazı ilişki ve faaliyetler içerisine girmiş demektir.

En azından ülke içi dengeleri ve siyaseti yakından takip ve kontrol altında tutmaya çalışır, daha ileri giden bazıları ise kendi çıkarlarına ters düşebilecek ulusal değerleri yıpratır, milli odaklı yaklaşım gösterebilecek kurum ve kişileri zorda bırakacak çalışmalar içerisinde bulunur.

Kısacası gelişigüzel şekilde uygulanan bu sermaye ortaklığı ,benim hür iradem üzerinde de ortaklığı beraberinde getirir. Yani küresel sermaye ile birlikte bizim Milli İrade'miz de küreselleşmeye başlar.

Ondan sonra da ; bir Amerikalı çıkar "Türkiye'de ılımlı İslam kazandı" der ve memnuniyetlerini ifade eder.

Ülkede at oynatmak istiyen bazı yabancılar ise, Türkiye'de vatandaşların laikliğe isyan ettiğinden ve 21 nci yüzyılın yeni Atatürk'ü yakıştırmalarından bahsederek, küresel ortaklığın gereği küresel destek ve küresel yağcılık görevlerini yerine getirirler.

Daha da ötesi bir sayın profösör,hem de milletvekili olmuş bir tanesi çıkar,

'' Yeni Anayasa'da Atatürk İlkelerine yer verilmemesi ‘'

gerektiğinden bahseder.

Tüm bu gelişmeler ve söylemlere göre; benim özgür olduğunu zannettiğim irademin üzerine , daha güçlü bir iradenin yani küresel yatırımlarını kollayan küresel bir iradenin baskı yaptığını ve ispat imkanım olmasa da kendi çıkarları doğrultusunda özgür irademe yönelik olarak bazı oyunlar oynandığını adım gibi hissediyorum.

Ulusal yaklaşımımızı ve Milli değerlerimizi hedef alan bu görülmez ve bizim imkanlarımızla ispat edilmesi de imkansız olan küresel organize güç odaklarının baskısı altında gerçekten özgür olup olmadığımdan ve bu ülkede gerçek bir demokrasinin varlığından büyük bir şüphe duyuyorum

 


www.acikistihbarat.com
Açık İstihbarat @ 2007