Bilindiği
üzere, yargılandığı mahkemece, "yasa dışı
örgüte üye olmak" suçundan
tutuklu bulunan ve İstanbul 3. Bölge'den bağımsız milletvekili
seçilen
Sebahat TUNCEL'in tahliyesine karar verildi.
Konu,
basın yayın organlarınca -kamuoyuna- umumiyetle şu şekilde duyuruldu;
"TUNCEL'in
avukatı, İl Seçim Kurulundan müvekkilinin
milletvekili seçildiğine dair
mazbatayı aldıktan sonra, "mazbatayı" ve müvekkili TUNCEL'in
"Milletvekili seçildiği için tahliye edilmesi
gerektiği anlatılan
dilekçesini", İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesine verdi.
Mezkûr
Mahkeme, bunun üzerine, "yasa dışı örgüte
üye olmak" suçundan aynı
mahkemede yargılanan Sebahat TUNCEL'in, "Anayasanın yasama
dokunulmazlığını düzenleyen 83. maddesi gereğince" tahliyesine
karar
verdi.
Kararın Beşiktaş'taki İnfaz
Savcılığınca Gebze İnfaz Savcılığına fakslanmasının ardından TUNCEL'in
tutuklu bulunduğu Gebze Cezaevinden çıkacağı bildirildi."
Anayasanın
83. maddesinde,
"Seçimden
önce veya sonra bir suç işlediği ileri
sürülen bir milletvekili,
Meclis'in kararı olmadıkça tutulamaz, sorguya
çekilemez, tutuklanamaz
ve yargılanamaz"
hükmü yer alıyor."
Görüldüğü
gibi -artık istisnâ haline gelen birkaç duyarlı
basın organının
dışında- Türk matbuatı, hadiseyi okuyucularına "sıradan ve olağan bir
hukûkî muamele" gibi sundu.
Halbuki,
Anayasa'nın konuya ilişkin hükûmleri şu şekildedir;
"Temel hak ve
hürriyetlerin kötüye kullanılamaması
MADDE 14.
- ( Değişik: 3.10.2001-4709/3 md.) Anayasada yer alan hak ve
hürriyetlerden hiçbiri, Devletin ülkesi ve
milletiyle bölünmez
bütünlüğünü bozmayı ve
insan haklarına dayanan demokratik ve lâik
Cumhuriyeti ortadan kaldırmayı amaçlayan faaliyetler
biçiminde
kullanılamaz.
Anayasa
hükümlerinden hiçbiri, Devlete veya
kişilere, Anayasayla tanınan temel
hak ve hürriyetlerin yok edilmesini veya Anayasada
belirtilenden daha
geniş şekilde sınırlandırılmasını amaçlayan bir faaliyette
bulunmayı
mümkün kılacak şekilde yorumlanamaz.
Bu
hükümlere aykırı faaliyette bulunanlar hakkında
uygulanacak müeyyideler, kanunla düzenlenir."
..................
"Yasama
dokunulmazlığı
MADDE 83.
- Türkiye Büyük Millet Meclisi
üyeleri, Meclis çalışmalarındaki oy ve
sözlerinden, Mecliste ileri sürdükleri
düşüncelerden, o oturumdaki
Başkanlık Divanının teklifi üzerine Meclisçe başka
bir karar
alınmadıkça bunları Meclis dışında tekrarlamak ve
açığa vurmaktan
sorumlu tutulamazlar.
Seçimden
önce veya sonra bir suç işlediği ileri
sürülen bir milletvekili,
Meclisin kararı olmadıkça tutulamaz, sorguya
çekilemez, tutuklanamaz ve
yargılanamaz. Ağır cezayı gerektiren
suçüstü hali ve seçimden
önce soruşturmasına başlanılmış olmak kaydıyla Anayasanın 14
üncü maddesindeki durumlar bu
hükmün dışındadır. Ancak, bu
halde yetkili makam, durumu hemen ve doğrudan doğruya Türkiye
Büyük Millet Meclisine bildirmek zorundadır.
Türkiye
Büyük Millet Meclisi üyesi hakkında,
seçiminden önce veya sonra
verilmiş bir ceza hükmünün yerine
getirilmesi, üyelik sıfatının sona
ermesine bırakılır; üyelik süresince zamanaşımı
işlemez.
Tekrar
seçilen milletvekili hakkında soruşturma ve kovuşturma,
Meclisin yeniden dokunulmazlığını kaldırmasına bağlıdır.
Türkiye
Büyük Millet Meclisindeki siyasî parti
gruplarınca, yasama
dokunulmazlığı ile ilgili görüşme yapılamaz ve karar
alınamaz.
Anayasa'nın ilgili
hükûmlerinin -hiçbir tereddüde
yer bırakmayacak şekilde- vazıh olduğu görülmektedir;
Anayasa'ya göre;
"Seçimden
önce veya sonra bir suç işlediği ileri
sürülen bir milletvekili, Meclisin kararı
olmadıkça tutulamaz."
Ancak, "
....... seçimden
önce soruşturmasına başlanılmış olmak kaydıyla Anayasanın 14
üncü maddesindeki durumlar bu
hükmün dışındadır."
Anayasa'nın
14 üncü maddesine göre de;
"Anayasada
yer alan hak ve hürriyetlerden hiçbiri, Devletin
ülkesi ve milletiyle
bölünmez
bütünlüğünü bozmayı ve
insan haklarına dayanan demokratik ve
lâik Cumhuriyeti ortadan kaldırmayı amaçlayan
faaliyetler biçiminde
kullanılamaz. .............."
Oysa, Sebahat TUNCEL isimli şahıs;
"Devletin
ülkesi ve milletiyle bölünmez
bütünlüğünü bozmayı,
.........,
demokratik ........ Cumhuriyeti ortadan kaldırmayı ............
gâye
edinmiş yasadışı bir örgüte üye
olduğu, ............."
iddiası
ile tutuklanmıştır.
Üye
olduğu iddia edilen örgüt, yaklaşık çeyrek
asırdır askerimizi, emniyet mensuplarımızı ve vatandaşlarımızı -menfur
emellerine ulaşmak için- şehit etmektedir.
Bugüne kadar kanını döktüğü
insanlarımızın sayısı kırkbini aşmıştır.
Üstelik, sözüedilen eylemler
hâlén de devam etmektedir. Bu
durumda, anılan şahsın, Anayasa'nın 83.
maddesine dayanılarak serbest bırakılmasının sözkonusu
olamayacağı gün
gibi aşikârdır.
Hâl böyle iken, adıgeçenin apar-topar
serbest
bırakılmasının esbâb-ı mucibesini anlayabilmek
mümkün değildir.
Bu
kabil karar ve uygulamalar, insanımızın yargı müessesesine
olan
güvenini sarsmaktadır.
Meşhur bir darb-ı meselimiz vardır; cemiyetin
istinatgâhı addedilen hususlarda yaşanan hayâl
kırıklıklarının vahim
neticelerini anlatmak için
"et kokarsa tuzlanır, ya tuz kokarsa?"
denilir.
Yoksa, tuz koktu da, haberimiz mi yok?
|