Siyaset30 Temmuz 2007 00:00

Rövanş - Uluç Gürckan

Ne dersiniz? Bu işe kimin adına soyunmuş olabilir? İlk adresi, "Atatürk'e güle güle" başlıklarıyla çıkan, Türkiye'nin bundan böyle kendisini laik ve demokratik bir Cumhuriyet olarak değil, "ılımlı İslam" çizgisinde tanımlayacağını yazan Batı basının satır aralarında aranmalıdır. ABD ve AB'de bu rövanşı kimin, niçin tahrik ve teşvik ettiğine bakılmalıdır.acheter viagra en ligne canada acheter viagra en ligne canada acheter viagra en ligne canadacialis coupons printable link discount prescription drug cardfusidinezuur voetschimmel click fusidinezuur acne

Rövanş

Uluç Gürkan - www.ulucgurkan.net
Açik Istihbarat'in Resmi
E-Posta Grubu
AçikIstihbaratTürkiye'ye Üye Olun

www.acikistihbarat.com

  30.07.2007
   
Zafer Üskül'ü, kendisini "su katılmadık Kemalist" olarak tanımladığı günlerden tanırım. Atatürk'ün adının ve ilkelerine yapılan atıfın Anayasa'dan çıkarılmasını önermesine
şaşırmadım.

Kişiler, hangi gerekçeyle olursa olsun bireysel yararlarına dönük bir "kimlik değişimi" yaptıklarında, kendilerine biçtikleri yeni kimliğe uyum adına bu tür sapmalara saplanabiliyorlar.

Buna Zafer Üskül'den önce, gazeteciliğe birlikte Devrim gazetesinde Doğan Avcıoğlu'nun yanında başladığım Hasan Cemal'in değişiminde de tanık olmuştum.

Olay bu yönüyle benim değil, ruh hekimlerinin alanında.. Sözü fazla uzatmaya gerek yok.

* * *

Benim burada üzerinde durmak istediğim konu, Zafer Beyin Anayasa'dan çıkartılmasını istediği Atatürk hükmünün, Anayasa'nın herhangi bir maddesi olmadığı..

Bu hüküm Anayasa'nın "Başlangıç" bölümünde yer alıyor.

Yazılış biçimiyle de, Türkiye'nin bağımsız, laik ve demokratik bir Cumhuriyet olarak "kuruluş" ve "kurtuluş" felsefesini tanımlıyor.

Kimse kendisini kandırmasın..

Zafer Bey bu hükmün değişmesini dahi değil, bütünüyle Anayasa'dan çıkartılmasını istiyor.
Tartışmasız bir açıklıkla Atatürk'ten, dolayısıyla Türkiye Cumhuriyeti'nin bağımsız, laik ve demokratik varlığımdan rövanş almayı istiyor.

Ruh hali ne olursa olsun, Zafer Bey böylesi bir rövanşın sözcülüğüne soyunmaya kendi başına cesaret edemez. Çapını da, gücünü de bu denli abartamaz.

Ne dersiniz? Bu işe kimin adına soyunmuş olabilir?

İlk adresi, "Atatürk'e güle güle" başlıklarıyla çıkan, Türkiye'nin bundan böyle kendisini laik ve demokratik bir Cumhuriyet olarak değil, "ılımlı İslam" çizgisinde tanımlayacağını yazan Batı basının satır aralarında aranmalıdır. ABD ve AB'de bu rövanşı kimin, niçin tahrik ve
teşvik ettiğine bakılmalıdır.


İkinci adres, Zafer Beyin milletvekili olarak kapağı attığı AKP'de, bu partinin gizli denilen gündeminde bulunabilir mi?

Bu sorunun yanıtını AKP, sözcüleri bugün ister sussun, isterse lehte ya da aleyhte konuşsun, asıl olarak ilerideki günlerde TBMM'nde yapacaklarıyla kendisi verecektir.

* * *

Adres ne olursa olsun, Zafer Bey hangi "dahili ve harici bedhahların" sözcülüğüne soyunmuş olursa olsun, bize düşen görev ve sorumluluk, Atatürk'ün kutsal emanetinin, bağımsız, laik ve demokratik Cumhuriyetimizin rövanşını kimseye, hiç bir koşulda vermeyeceğimizi bütün kararlılığımızla dost, düşman herkese göstermemizdir.

Bunu yapmaz, sorumluluktan kaçarsak eğer, sadece Zafer Beyin değil, şimdi onu öne atanların da cesaretini arttırmış oluruz.

Gelecek nesillere, çocuklarımıza, torunlarımıza bu suskunluğumuzun suçunu açıklayamayız.

Gelin koyun yüreğinizi, bağımsız, laik ve demokratik Cumhuritemizin rövanşını kimseye vermeyeceğimizi hep birlikte haykıralım.



www.acikistihbarat.com
Açık İstihbarat @ 2007