Ekonomi27 Temmuz 2007 00:00

Aşkale Çimento - Globus

Et Kombinaları'nın tamamı tek taraflı et ithalatı kararıyla kapanmıştı. Kamuya ait Et Balık Kurumu ise özelleştirme adıyla "kapatılmıştı". Başkan Yücelik isyanlardaydı! Bizim DÜNYA olarak çok önemsediğimiz "örnek olay" Erzurum için artık yoktu. Kemal Koç'un Tortum cağ kebabını saymazsak, tarihiyle yükselen Erzurum iktisaden bitmişti. discount drug coupons lilly coupons for cialis free discount prescription cardcialis forum cialis bez recepta cialis bez receptaescitalopram i alkohol go escitalopram i alkohol

Aşkale Çimento

Kenan Mortan - Globus
Açik Istihbarat'in Resmi
E-Posta Grubu
AçikIstihbaratTürkiye'ye Üye Olun

www.acikistihbarat.com

  27.07.2007
   

Seçimden hemen sonra Aşkale Çimeto'dan söz etmek nereden çıktı diyebilirsiniz. Cuma günü Erzurum'daki bu kuruluşumuzun basın açıklaması, onların Türkiye ilk 500 Şirketi'nde 121 sıra tırmanarak 309.'luğa yükseldiğini söylüyordu.

14 yıllık bu öykünün vardığı sonuç bence olağanüstüydü. İş bununla kalmayacaktı: Aşkale Çimento yönetimi, 2007'de İSO sıralamasında "100 kuruluş" arasına girmeyi hedeflemişti.

"Aşkale Çimento" olayı neydi?

O Aşkale ki, varlık vergisi için zorunlu yol uygulamasında gayrimüslimlerin 40'lı yıllarda çalıştırıldığı yerdi. Bataktaki fabrikayı keşfeden o tarihte Erzurum Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı olan Lütfi Yücelik oldu.

Kendisini 80'li yılların başında tanıdım. Yaşama "muarız" bir kimlikti. İsyanı öyle Doğu'nun geriliği genellemesiyle özetlenemezdi.

Dadaş diyarı Erzurum'un kemirilmesine yanıyordu. Bu kemirme, hem dışa göç, hem de "Ankara'nın aymazlığı" olarak iki yönlü yaşanıyordu.

TSO'nun karanlık bir han içindeki binasında, Başkan Yücelik'i hep bıyıklarını tırtıklamasıyla bildim.

Adı sonraları Özelleştirme İdaresi olan "Kamulaştırma İdaresi" için bir çalışma yapıyordum.

Et Kombinaları'nın tamamı tek taraflı et ithalatı kararıyla kapanmıştı. Kamuya ait Et Balık Kurumu ise özelleştirme adıyla "kapatılmıştı".

Başkan Yücelik isyanlardaydı! Bizim DÜNYA olarak çok önemsediğimiz "örnek olay" Erzurum için artık yoktu.

Kemal Koç'un Tortum cağ kebabını saymazsak, tarihiyle yükselen Erzurum iktisaden bitmişti.

Ne oldu bilmiyorum.... Ama "gerinin gerisi" konumundaki Aşkale'deki çimento fabrikasını devlet satışa çıkardı.

Yücelik önce 1000 ortak, sonra sembolik bir Özel İdare katkısı yarattı ve bu fabrikayı aldı.

Aldığı gün buraya fabrikaya "akıllı bir yönetim" monte edince zarardaki fabrika daha bir yıl geçmeden kâra geçti.

Başkan Yücelik ilkeyi 1. yılda koydu:

Kâr varsa dağıtılacak!

Yücelik'te farklılığı arayan Erzurum öncüleri onu anladı. Sonra?

Sonrasını Aşkale Çimento'nun bildirisindeki anlamlı bölümlerde arayalım.

. 2005 yılında listenin 430'uncu sırasında bulunan Aşkale Çimento, 2006 yılı sıralamasında 309'uncu sıraya çıktı. Aşkale Çimento özel şirketler sıralamasında ise 299'uncu oldu.

. 14 yıl önce sadece Aşkale'deki çimento fabrikası olan şirket, bu gün Erzurum, Trabzon, Gümüşhane, Aşkale, Erzincan ve Ağrı'da tesislere sahip.

Şirket bölgesel yatırımlarına suretle devam ediyor. Şirket bünyesinde binden fazla personel istihdam ediliyor. Birçok çalışan şirkete aynı zamanda ortak.

. Şirket hiçbir çalışanın işine son vermedi. Emeklilik ve benzeri sebeplerden dolayı çalışan sayısı düşen şirket buna rağmen, kapasite artırımları ve yatırımlar sonucu üretimini çok kısa sürede 700 bin tonlara çıkardı.

3 aşamalı kapasite artırımı sonucunda Aşkale Çimento'nun 2007 yılındaki çimento üretim kapasitesi 2.5 milyon tona ulaştı. Özelleştirmeden sonra 180 milyon dolarlık yatırım yapıldı.

. Trabzon Çimento'da ilk etapta ticari kaygılardan öteye çevre ve insana yönelik yatırımlar öne çıktı. Trabzon'daki fabrikada takılan filtre bunun en büyük delili. Kısa vadede yaptığımız çalışmalarla fabrikanın 400 bin ton olan yıllık üretim kapasitesi 1 milyon tona çıktı.

. Erzurum, Ağrı ve Aşkale'de bulunan hazır beton santralları teknolojinin son uygulamaları ile donatıldı. TMSF'den satın aldığımız Gümüşhane Çimento Tesisleri de en kısa sürede hizmete giriyor. Bu yatırımlar ahde vefanın birer sembolüdür. Bu bölgeyi ancak bu bölgenin insanı kalkındırır.

. Aşkale Çimento'da dev yatırımlar gerçekleştiriliyor. 1. ve 2. kapasite artırımı yatırımlarının bitmesinin hemen ardından 26.5 milyon Euro'luk 2. döner fırın hattının yapımına start veren Aşkale Çimento, günlük klinker üretim kapasitesini 5 bin tona çıkaracak yatırımda sona doğru ilerliyor. Bu da yıllık 2.5 milyon ton çimento üretimi anlamına geliyor. Trabzon Çimento Fabrikası ile birlikte Aşkale Çimento'nun üretim kapasitesi 3.5 milyon tonu bulacak.

. Aşkale Çimento'nun satın alınması aşamasında, bir hisse için 50 dolar veren bir ortağın şu andaki hissesinin değeri 350 dolar. Ortakların şu ana kadar aldığı kâr payı, verdiği paranın hemen hemen 10 katına eşdeğer.

Bu basın bildirisinde söylenmeyeni de ben ekleyeyim:

Başkan Yücelik bütün bu işlerle boğuşurken, evladını yitirdi. Böylesi durumlarda bildiğimiz "içe kapanma" ya da "dışa açılma" halinin ikincisini seçti.

Bu hem "filozof" kıldı, hem de sınır tanımaz yaptı.

Adı sanı belli tüm grupların peşine düştüğü Trabzon Çimento'yu alabilmenin gerisinde onun bu yüreğini görürüm.

Üstelik "benim" diyenlere, bir Türkiye haritasını açmasını öneririm: Bu haritada acaba Doğu'nun Güneydoğu'nun 6 yerinde yatırım yapmış kaç kuruluş bulacak? Belleğim doğrusu bir tek Antepli Sanko Grubu'nu söylüyor.

Çok değil, bir yüzyılın altıda birine sığan "Aşkale Çimento olayı" bize anlamlı öncülüğün neler yaratabileceğini gösteriyor.

Devamında öncüğün belli bir öncüyü yanına katmasıyla anlamlı olduğunu belgeliyor. Bitmedi!

Akıllı bir yönetim ekibi yaratmadan, ülkenin doğusu ya da batısı olsun sonuç alınmayacağını anlatıyor.

Bir de işin "helvayı dağıtma" yanı var. Öncü Yücelik ilk günden başlayarak işin bu yanını gözetti ve temettü dağıtmayı iş bildi.

Niye bunları anlattım derseniz?

Dostluğu, insana zırh gibi gelen Dr. Gündüz Vassaf, uzaklardan yine bir eser yazdı:

Tarihi Yargılıyorum! (İletişim Yayınları).

Dopdolu bir eser demek yersiz, tam bir manifesto. Bir yerinde Dr. Vassaf şöyle demiş:

-Dünyamızda nice uygarlıklar kurmuş olmamıza rağmen günlük yaşantımızda incir çekirdeğini doldurmayacak olaylarla kendimizi abartarak abesle iştigal ediyor, tarihe en küçük dipnot olmayacak meselelerimizden kurtulamıyoruz.

Aşkale Çimento olayı, Doğu Anadolu'da süreklilik taşıyan politikalarla neler yapılabileceğini gösteren "en iyi" örnektir.

 

www.acikistihbarat.com
Açık İstihbarat @ 2007