Siyaset24 Temmuz 2007 00:00

Bizimkiler - Arsan Dolay

2-Millet sizin tanımladığınız bir karışım değil, her gün sabah Üsküdar Eminönü vapurundan boşalan o kitledir. Yeter artık, ya bunu hazmedin ve kabullenin ya da gidin kendi milletinizi yaratacağınız bir ütopyaya yelken açın. Millet, siz değil başkası tarafından yönlendirilmiş dahi olsa, millet kendisi için çok da onurlu olmayan bir minvale eğilmiş de olsa, millet millettir. Varsa bir hata millette değil, millete yön-renk ışık verme iddiasında olanlardadır. acheter viagra en ligne canada acheter viagra en ligne canada acheter viagra en ligne canadadiscount drug coupons codesamples.in free discount prescription cardrenovation vejle renovation skive renovakamagra kamagra 100mg kamagra gel

Bizimkiler

Arsan Dolay
Açik Istihbarat'in Resmi
E-Posta Grubu
AçikIstihbaratTürkiye'ye Üye Olun

www.acikistihbarat.com

  24.07.2007
   


http://www.acikistihbarat.com/Haberler.asp?haber=6566
(Çağlayan Tebriklerini Kim Kabul Etmeli - Serdar Özkederoğlu)

Yukarıda linki verilen makale 2 Mayıs'ta Açık İstihbarat'ta yayınlandı.

Aynı tarihlerde Açık İstihbarat'ta (gereksiz alınganlık etmemiş isek) o makalede yer alan kimi cümlelere atıf yapan ve makalenin sadır olduğu çevreyi, AKP muhabbeti ve gerçekleri görememekle ile itham eden makaleler yine aynı sitede yayınlandı.

O günkü(siteye iletmediğimiz ama dile getirmekten de geri durmadığımız) karşı yorumlarımız aynen geçerli.

Bu yazı bir serzeniştir. “Bizimkilere”, şu tepemize çöreklenmiş ebleh oligarklar güruhu ile aynı çanağa kaşık sallamış ve sallamakta olan bizimkilere bir serzeniştir.

İşte bugün, içimde ciğerim sanki sökülmüş de yerine yel değmiş gibi bir sızı var ise onun nedeni de bizimkileri o eblehlerden ayırt etmek gün geçtikçe daha da zorlaştığı içindir.

1-Temennilerle, reelpolitik görüntüler elbette birbirinden farklı şeyler.

Kimse kusura kalmasın, zehapları ile basiretleri iç içe geçmiş kimi isimler bu memleketin serencamını okuyabilme iddialarını gözden geçirmelidirler. Yok hayır, dileyen kusura da baksın hatta; tutunamayışların faturasını ağdalı cümlelerle bezenmiş köşe yazıları üzerinden, az buçuk var olduğunu düşündüğümüz menzile boca etmek te en az temennilerinde boğulmak kadar yersizdir

2-Millet sizin tanımladığınız bir karışım değil, her gün sabah Üsküdar Eminönü vapurundan boşalan o kitledir.

Yeter artık, ya bunu hazmedin ve kabullenin ya da gidin kendi milletinizi yaratacağınız bir ütopyaya yelken açın.

Millet, siz değil başkası tarafından yönlendirilmiş dahi olsa, millet kendisi için çok da onurlu olmayan bir minvale eğilmiş de olsa, millet millettir. Varsa bir hata millette değil, millete yön-renk ışık verme iddiasında olanlardadır.

Milleti, adalar manzaralı, suflesi tam kıvamında servis edilen serinletilmiş cafelerde bulan (vatan sevdalıları!) biraz olsun sıcağı göze alıp bozkırda kavrulmuş millete yön dönmelidir.

3-Şu malum Cumhuriyet Mitingleri hadisesi.

Gönül ister ki, millete her sene bir vesile ile böyle şenlik havasında, çoluk çocuk gidip zaman geçirilecek panayır havasında organizasyonlar düzenlensin.

Cumhuriyet mitinglerine gidenlerin büyük kısmı, bu panayır havasına angaje olmuş kitlelerdi, bu nasıl görülemez akıl karı değil.

4-Asıl gözden kaçırılan nokta, medyasıyla, aydınıyla, el birliği halinde, millete, bu mitingler aha da sana karşı, senin diksiyonunun bozuk oluşuna karşı, kıyafetinin moda olmayışına karşı, senin teninin buğday yanıgı oluşuna karşı propagandası yapılmış olmasıdır.

Tüm tvlerde gazetelerde, ülkenin sahil şeridi dışındaki tüm kesimlerini karşısına alan bir eda takınıldı.

Görevleri buydu zaten
.

Bu ülkenin ne kadar medya kokoşu varsa teni açık sarı değil midir, evet öyledir.

Aynen de öyle. Bu toprakların tüm yerli dinamikleri, milletin ta kendisi bu mitinglerin lansmanı sırasında dışlandı, ötelendi, itelendi, böyle mi oldu? Aynen böyle oldu.

Biliyorum yanlış anlaşılacak, ama söylemek zaruri, yetti artık yurttaki göçmen sultası. Yetti.

Tv ekranlarına kurulup, gazete köşelerine çöreklenip, hatta milli damarlara sızıp, “bizim mahallenin” diline bile müdahele eden ayagı dışarıda, ruhu dışarıda, irrite olduğu her şey ise bu vatanda olan zihniyet, içi boşaltılmış solcu argümanlarla, aklı sıra AKP karşıtlığı etti.

Ama AKP karşıtlığı ile yapılanların, AKP karşıtlığından çok ilerilere gittiğini, milletin genlerine, dinine, diline, yanık tenine, kavruk dimağına laf sokmalar, ürkmeler, tiksinmeler ifade edildiği gözümüzden kaçmadı.

Bunlar, bunu yaparken, bir yandan AKP ye sataşır görünürken diğer yandan “biz”i dil uzatılmaya alıştırıyorlardı.

Bize sövüyorlar hemen ardından size değil AKP ye diyorlar. Bizimkiler de katılıyor bu kör dövüşüne. Hep birlikte tüm günah keçileri ile birlikte her daim bu millete sövüldü. BU dediklerim, bunlar bizi buna asla alıştıramayacaklar, alıştıramayacaklar elbet.

Yine ifade etmek gerekir ki, bunlar kovulmuşlardır, bunlar sürülmüşlerdir.

Bu kovulmuşlar, bu yurtsuzlar, bu vatansızlar, bu köksüzler…. Bu ülkede Mustafa Kemal'i diline en çok pelesenk edenler de bunlardır. Bu sürekler, buralarda, 100 yılı bile yaşamadıkları bu topraklarda kendilerini daha buralı hissetmek için hissettirmek için geceleri en çok parlayan yıldızı, Mustafa Kemal'i dillerine dolamışlardır. Biz bunlara pabuç bırakmayacağız, biz bunlara sahip çıktıkları “şehirlerimizi” dar edeceğiz. Biz milletiz. Bizim beyazımız karamız olmayacak. Birileri gelmiş ben sizin beyaz olanınızım diye köşelerimize kazık çakmış evet,

Peki kardeşim, bizimkilere ne oluyor?

Bizimkilere ne oluyor da AKP karşıtlığı ile millete karşıtlık etmeyi aynı anda yapıyorlar.

Bizimkilere ne oluyor da şimdi, MİLLETİN TAM DA YARISI SENİN KONUŞTUGUN HER KELİMEDEN ÜSTÜNE ALINIYOR. Geri kalan yarısının yarısı da farklı düşünmüyor.


Bizimkilere ne oluyor da, kimle hangi dille hangi mecra ile yan yana sırtsırta aynı yabancılık, yabanilik ve millete uzaklık içinde kalınabiliyor. Şimdi ne söyleyecek bizimkiler millete?

Allahaşkına millete küfretmekten başka ne kurtaracak 2 aydır buralarda AKP yi bitik yitik gösteren, buna inat eden, görmemekte direnen, bir heyula zehap kuyusunda boğulan bizimkileri?

Burada mesele, seçimi kaybedeceği iddia edilen AKP nin seçimi büyük bir başarı ile kazanmış olması değildir. Burada mesele kimin millete dönük oldugu meselesidir, bu hala görülemez ise zaten görüş alanı kısıtlı O bizimkilerle bizim işimiz en az bir nesil yoktur. 

Bugün yeni AKP iktidarının ilk günü. Konu komşu herkes rahatladı ferahladı. Kendisine atılmak istenen çelmeden sıyrılmış gibi tüm etrafımdakiler.

Çevremde AKP den şu veya bu şekilde şikayet etmeyen hiç kimse yoktu, kimileri şikayetlerini çok ileri derecede politik eleştirilere ağır ithamlara kadar vardırıyor idi. Gelin görün ki, son aylarda gün geçtikçe herkes bilendi, herkes itelendi. Bugün çok insanı rahatlamış, huzur bulmuş gördüm, millet bunu zaten dün sandıkta söyledi.

Rengi simsiyah olmuş, adı soyadı bir acayip, nereli neci olduğu anlaşılmaz bi tuhaf tv ve gazete adamlarının ekranlarda kekelemelerini izledim akşam bir süre, bunlar hala kendilerine “Türkiye” filan diyorlar. Bunları bir yana bırakıyoruz. Bizimkiler bizim derdimiz. Bizimkilerin bu taraklarda nasıl olur da bezi olur? Olabilir mi?

Bizimkiler, hadi kendimizi sigaya çekelim.

 


www.acikistihbarat.com
Açık İstihbarat @ 2007