ABD24 Temmuz 2007 00:00

ABD'nin PKK'ya Silah Vermesi Neden Garipseniyor? - Ali İhsan Gürcihan

Geçmişte ülkemizde ve başka ülkelerde birçok örtülü faaliyeti tespit edilen AB-D denen bu devletin, böyle bir kirli faaliyeti kapatmak için de elbette birçok masumiyet senaryosu da olacaktır. Önümüzdeki yıllarda ,tarih bu gerçeği de,geçmiş benzeri olaylar gibi tüm detayları ile yazacak olsa da ,en azından bugün için değişik senaryolar uydurup resmi anlamda AB-D olarak aradan sıyrılmaya çalışacaktır ve bizim gibi geçmişi çabuk unutan bir ülkede de maalesef bunu rahatlıkla başaracaktır.. acheter viagra en ligne canada acheter viagra en ligne canada acheter viagra en ligne canadacialis 5mg prix en pharmacie cialis 5mg prix en pharmacie cialis 5mg prix en pharmacienew prescription coupons free prescription cards discount online cialis couponscialis manufacturer coupon cialis coupons and discounts drug coupon cardfusidinezuur voetschimmel read fusidinezuur acneclaritin mazilo claritinekombo claritin mazilooxcarbazepine dosage bilie.org oxcarbazepin

ABD'nin PKK'ya Silah Vermesi Neden Garipseniyor?

Ali İhsan Gürcihan
Açik Istihbarat'in Resmi
E-Posta Grubu
AçikIstihbaratTürkiye'ye Üye Olun

www.acikistihbarat.com

  22.07.2007
   


Teslim olan teröristlerin ifadelerine göre; AB-D tarafından PKK terör örgütüne verildiği anlaşılan silahlarla ilgili, bazı yetkililerin nerede ise AB-D'lileri masum gösterecek yorumlarını ve senaryolarını dinleyince ve okuyunca insan nerede ise kendi aklından da şüphelenir hale geliyor.

Yok efendim büyük bir ihtimalle silahları ordudan kaçan AB-D askerleri vermiş olabilirmiş !!!!

Ya da bazı AB-D askerlerinin karıştığı yolsuzluk olayı olma ihtimali bile varmış !!!!

AB-D'nin ,terör'e ve teröriste doğrudan destek verdiğini bir defa daha ortaya koyan böyle bir acı gerçeği , bu tarz açıklamalar yaparak olayı basit bir hadiseye dönüştürmeyi ya da olayı saptırmayı , iyi niyetli bakış açısı ile izah edebilmek ya aptallıktır ya bizi aptal sanmaktır ya da çok daha başka bir şeydir ki ifade etmek oldukça zordur.

Geçmişte ülkemizde ve başka ülkelerde birçok örtülü faaliyeti tespit edilen AB-D denen bu devletin, böyle bir kirli faaliyeti kapatmak için de elbette birçok masumiyet senaryosu da olacaktır.

Önümüzdeki yıllarda ,tarih bu gerçeği de,geçmiş benzeri olaylar gibi tüm detayları ile yazacak olsa da ,en azından bugün için değişik senaryolar uydurup resmi anlamda AB-D olarak aradan sıyrılmaya çalışacaktır ve bizim gibi geçmişi çabuk unutan bir ülkede de maalesef bunu rahatlıkla başaracaktır..

Sözde Büyük Orta Doğu projesi,aslında BÜYÜK PETROL SOYGUNU projesini gerçekleştirmek adına bölgeyi şekilendirmeye çalışan ve kendisine bağımlı sözde Kürdistan'ı da kendisinin ve İsrail'in çıkarları için fazla tepki çekmeden,özellikle Türkiye'yi fazla uyandırmadan ve de kızdırmadan kurmaya çalışan AB-D'nin , PKK terör örgütünü ve onun sözde siyasi uzantılarını da bu projenin bir parçası olarak bize karşı kullandığını, defalarca yazdık ve yazmaya da devam edeceğiz.

Barzani'si de, Osman Baydemir'i de,Leyla Zana'sı da ezbere değil, işte AB-D denen bu ülkenin o meşhur BOP ‘ nin gereği olarak ve patronlarından cesaret alarak konuşmaktadırlar.

Uygulama teknikleri nedeni ile örtülü faaliyetleri, hukuki anlamda ispat etmek çok zordur ve biraz da şans işidir.

Hukuki açıdan zorda olsa, istihbari ve siyasi olarak bu tür kirli ilişkileri ortaya çıkarmakta yıllardır neden kararlı davranmadığımızı, hangi nedenlerle zorlandığımızı ve hangi alanlarda çaresiz kaldığımızı çok iyi düşünmemiz ve de bu ülkede gerçekten bizim irademiz hakim ise öncelikle bu anlaşılmaz ve karanlık noktayı çözmemiz gerekmektedir.

Terör örgütleri listesine almaları, hatta terörist başının teslimini sağlamaları gibi olumlu gözüken bazı hususlara rağmen,gerçek olan şu ki ,AB-D denen ülke özellikle 1991'den bu yana ,bölgedeki çıkarlarını gerçekleştirebilmek için sözde Kürdistan'ı esas alan yani Irak Kuzeyi'ndeki unsurların yanısıra PKK terör örgütü ve onun Türkiye'deki uzantılarını da hesaba katan bizim için çok tehlikeli bir çalışma ve yüzyıllık bir tarihi oyunun içindedir.

Bir yandan biz PKK'yı terör örgütü olarak kabul ediyoruz gibi sözde kalan bir aldatmaca ve öbür yanda koordinatörlük tesisi gibi dostluk yaygarası koparılırken, esasta PKK terör örgütü belki teröristlerin kendilerinin bile anlayamadığı ölçüde ABD çıkarları doğrultusunda özellikle bize karşı bir pazarlık,yaptırım ve oyalama aracı olarak kullanılmaktadır.

Şu anda PKK bünyesinde PEJAK olarak yeniden örgütlediği bazı silahlı unsurlarını da İRAN'a karşı kullandığı bilinmektedir.

Silahların büyük bir ihtimalle PEJAK için verilmiş olduğunu söyleyerek veya ima ederek sanki hedef biz değilmişiz gibi yapılan açıklama ve yorumlara karşı sessiz kalmanın , bize karşı yapılmış bir yanlışlığın karşısında sessiz durmaktan daha da çirkin bir yaklaşım olacağı bilinmeli ve tepkimiz ortaya konulmalıdır.

Osmanlı döneminde, değişik zaman dilimlerinde Almanya,Fransa ve özellikle İngiliz'lerle işbirliği ve ortaklık yapıyoruz aldatmacası içinde, koca bir imparatorluğun uyutulup ,oyalanıp,aramızdan birilerinin kullanılması ile topraklarımızı nasıl kaybettiğimizi ve bizden bazı şeylerin nasıl alındığını bir daha okumamız ve hatırlamamız bugün oynanan oyunları tespit ve doğruyu görmemize büyük ölçüde yardımcı olacaktır.

Bugün de, AB-D denen ülke Avrupa'lı eski dostlarımızdan öğrendiği bu dolaylı ve örtülü metodları uygulayarak kendi çıkarı için, bizi oyuna getirmeye,hem de içimizden birilerini kullanıp heveslendirerek bizi ,yine bize yem etmeye çalışmaktadır.

Irak Kuzeyi'nde bugün gelinen yapıyı oluşturmaya başlayan ilk dikkat çekici çalışmalar ve AB-D'nin bölgede yürüttüğü şüpheli faaliyetler hakkında ,yıllar önce konuşulduğunda ve bazı değerlendirmeler yapıldığında, o zaman için stratejik ortağının böyle bir şey yapmayacağını düşünenler ve stratejik ortaktan yana tavır takınanlar,çok pahalıya da mal olsa artık gerçeği anlamış olmaları gerekir.

Bugüne kadar olan gelişmeleri iyi inceleyip , sözde dostumuzun çıkarları için bize karşı yaptığı iki yüzlü davranışları ve ülkemiz aleyhine yürüttüğü tehlikeli oyunları hep beraber ortaya çıkararak, bu ülke terör belasından kurtarılacağı gibi ,mutlu ve huzurlu bir topluma doğru da çok önemli bir adımın atılması sağlanmış olacaktır.

Tabiki bir şartla ; ‘'Bu tür yaklaşımlara ve değerlendirmelere, geçmişte örnekleri görüldüğü gibi komplo teorisi ve uçuk değerlendirmeler olarak bakılmıyorsa ve kendimize ait düşüncelerimiz'in de en az AB-D'li yetkililerin düşünceleri kadar kıymetli olabileceği artık dikkate alınabiliyorsa !!!! ‘'

 


www.acikistihbarat.com
Açık İstihbarat @ 2007