Siyaset17 Temmuz 2007 00:00

İp Cambazları Kerkük'ü Neden Görmüyor? - Hüseyin Mümtaz

Karabağ, Kerkük, Kıbrıs ve Karasu'da millet nefesini tutmuş seçimi beklerken, Türkiye'deki seçim meydanlarında Karabağ, Kerkük, Kıbrıs ve Karasu'dan hiç bahsedilmemesini anlamak mümkün değil. Oysa Akepe'nin en zayıf olduğu nokta, yumuşak karnı dış politika.. Muhalefet partileri bu konuyu neden gündeme getirmezler de kısır bir ip cambazlığına soyunurlar? levitra and diabetes sexual dysfunction in diabetesacheter viagra en ligne canada acheter viagra en ligne canada acheter viagra en ligne canadanew prescription coupons free prescription cards discount online cialis couponsdiscount drug coupons click free discount prescription cardfusidinezuur voetschimmel click fusidinezuur acnearcoxia 90 mg wikipedia site arcoxia cena

İp Cambazları Kerkük'ü Neden Görmüyor?

Hüseyin Mümtaz
Açik Istihbarat'in Resmi
E-Posta Grubu
AçikIstihbaratTürkiye'ye Üye Olun

www.acikistihbarat.com

  17.07.2007
   


Kerkük'te bir hafta aradan sonra yüz Türkmen daha katledildi.

Geçen haftaki bilanço da 150 şehit, 250 yaralı, 100 kayıp idi.

Kerkük'te toplu kıyım var. Katliam var. Soykırım var.

Memleket dâhilinde, bir yağlı urganın peşine takılan ip cambazları Kerkük'ü neden görmüyorlar?

Kıbrıs'ta Talât, Papadopulos'la görüşmeyi, kıytırık bir futbol maçını bahane ederek reddetti.

Amacı yeni Başkan adayı, “yoldaş”ı Hristofiyas'ın elini güçlendirmek.

Karabağ'da Aliyev, “Gerekirse savaşırız” diyor.

Karabağ, Kerkük, Kıbrıs ve Karasu'da millet nefesini tutmuş seçimi beklerken, Türkiye'deki seçim meydanlarında Karabağ, Kerkük, Kıbrıs ve Karasu'dan hiç bahsedilmemesini anlamak mümkün değil.

Oysa Akepe'nin en zayıf olduğu nokta, yumuşak karnı dış politika..

Muhalefet partileri bu konuyu neden gündeme getirmezler de kısır bir ip cambazlığına soyunurlar?

Hele ipten kazıktan en son bahsetmesi gereken parti “M”HP iken kürsülerde ip gösterilerine soyunması anlaşılır şey değil.

Erdoğan yola 400 vekil isteği ile çıkmıştı... Ancak böylelikle Cumhurbaşkanı “atayacak” ve “gerginlik” olmayacaktı.

Şimdilerde ise hem sözde “uzlaşmadan” bahsediyor, hem 300-310 vekilden..

Çünkü Meclis'e en az üç partinin gireceği kesinleşti.

Fakat yine de Erdoğan'ın yaklaşımı ümit, uyuşma ve uzlaşma değil, diktatörlük, padişahlık vaat ediyor.

Erdoğan diyor ki;

“Milletvekili sayılarını hesaplattım, ama açıklamam doğru olmaz. İki partili bir parlamentoda biz çok güçlü geliyoruz. 367'yi falan tanımayız ondan sonra, onu söyleyeyim. Ama üç partili olması halinde de yine kesinlikle 300'ün üzerinde”.. (Vatan. 17 Temmuz 2007)

Keşke dört, beş parti girse de Akepe'nin alacağı sandalye sayısı azalsa..

Konu ile ilgili daha önceki yazılarımızda ne demiştik;

“ Son dört buçuk yılı gözden geçirirsek, Akepe'nin tekrar tek başına iktidar olma ihtimali çok kötüdür.

Akepe'nin, “bağımsız”larla koalisyon yapma ihtimali “felaket senaryosudur”.

Akepe'nin, “bağımsız”larla anayasal çoğunluğu ele geçirme ihtimali ise “kıyamet senaryosudur”

O halde mutlaka dört-beş parti girmelidir meclise.

“M”HP ile ilgili bir önceki yazımız büyük yankı uyandırdı.

Ama yakından tanıdıklarımızla beraber utangaçlıklarından olsa kalemlerine peçe takan örtülü yorumcular dâhil hiç kimse yazdıklarımızın “doğru olmadığını” söyleyemedi.

Büyük bir hevesle ucuna yapışılan ipin niceliği ve niteliği meselesine gelince..

Akepe'nin nasıl sandalye konusunda kafası karışıksa, “M”HP'nin de aynı şekilde “ip” konusundaki düşünceleri berraklaşmış değil..

Öcalan'ın idamını neden gündeme getirir, en zayıf olduğu konuyu nasıl gündeme taşır “M”HP?

Erdoğan tek bir konuda haklı, “Apo”yu ona teslim etmediler ki?

Üstelik idamı kaldıranın kim olduğu önemli değil.. Hiç önemli değil..

Önemli olan, 2000 Ocak ayındaki yüzkızartıcı “liderler zirvesi”nde dosya önünüze geldiği zaman yasada idam olup olmadığı..

Vardı..

“M”HP, iktidara o kadar mecbur muydu ki, “Bu zillete ortak olamam” deyip ayrılmamıştı “iktidar”dan?

Bahçeli Star TV'de;

“Seçimlerin ardından 367 milletvekiline sahip olmaları durumunda Anayasayı değiştirip savaş ve terör suçlarına idamı getireceklerini söyledi. Bahçeli, gerekirse bu konuda referanduma gidilebileceğini”


belirtiyor.

Hâlbuki “M”HP'nin vekil adayı Bölükbaşı ne demişti:

" İdam cezası kaldırıldı bir kere.. Tek başına iktidara gelsek, anayasayı değiştirsek bile Apo idam edilemez. Çünkü kanun yürümez."

Yine “M”HP'nin vekil adayı ve kadîm dostum Tuğrul Türkeş ne diyor?

“İdam cezası kaldırılmıştır. İdam cezası geri getirilse ve referanduma götürülse bile Türk hukuk sistemi ve evrensel hukuk sistemine göre cezalar geriye yürümediği için uygulayamazsınız. Ancak ayrıcalıklı muamele yapılmasını engelleyebilirsiniz, milletin vicdanında bu haksızlığın giderilmesi için F tipi cezaevlerine nakledilmesi lazım.”

“Genel Başkan” ne diyor, vekil adayları ne diyor?

Hangisi doğru?

Hangisine inanıp oy verelim?

Genç Parti'nin İbrahim Tatlıses'i varsa, “M”HP'nin de Adnan Şenses'i yok mu?

Erdoğan'dan geçen seçimde İstanbul'da benzin istasyonu alan Şenses, Gülgün Feyman'a;

“"Benim AKP'de ne kaydım var ne kuydum. MHP'yi seviyorum ve ülkem için, hizmet için MHP'ye geçtim"

demiş.

Şimdi “M”HP, gerçekten “milliyetçi” mi?

“Milliyetçi” olmanın ölçüsü “İstiklâl-i Tam”cı olmaktan geçmez mi?

Peki, hem “milliyetçi” olup, hem “eşbaşkan” Akepe'yi eleştirip, hem de BOP'çu Amerika'yı nasıl desteklersiniz?

Ne diyor seçim bildirgesi “M”HP'nin?

“ABD ile uzun bir geçmişe sahip geleneksel ilişkilerimizde bugün yaşanan sıkıntıların karşılıklı güven ve saygı esasına dayalı olarak karşılıklı çabalarla aşılması büyük önem taşımaktadır. İlişkimizin, her iki tarafın çıkarlarına hizmet edecek şekilde, siyasi, güvenlik ve ekonomik boyutlarıyla gerçek anlamda bir stratejik ortaklığa dönüştürülmesi ortak hedefimiz olmalıdır ".

“M”HP'nin vekil adaylarından Radikal yazarı Gündüz Aktan Zaman'a,

“Amerika'daki Hudson Enstitüsü adlı düşünce kuruluşunda Türkiye'ye ilişkin felaket senaryolarının tartışıldığı toplantıyı yanlış görmediğini”


söylemedi mi?

Aktan

“Türkiye'nin Irak'ta ABD'yle bir sorunu olmadığını ve bu ülkenin silahlı güçleriyle karşı karşıya gelmeyeceğini”

de savunmadı mı?

Gündüz Aktan, Radikal'de Türkiye'de yaşamak istemeyen Kürtlerle Irak'taki Türkmenler arasında 'gönüllü mübadele' yapılabileceğini dile getirmemiş miydi?

“Ama PKK'yı destekleyenler de var. Bizimle birlikte yaşamak istemiyorlarsa hemen güneyimizde bir Kürt oluşumu var, oraya gitsinler. Kerkük'te yarın öbür gün kan gövdeyi götürürse Türkiye, Türkmenlere kucak açmalı"


diyerek nüfus mübadelesine yeşil ışık yakmamış mıydı?

Peki Irak'ın “mübadele” yoluyla üçe bölünmesi bir İsrail..

Türkiye dâhil 22 ülkenin de sınırlarının değiştirilmesi bir BOP projesi değil midir?

Amerika BOP'çudur da, AB necidir?

SEVR'cidir.

SEVR'ci olduğu bilumum uygulama raporları ile kayda geçmiştir.

Bütün eski Marksistler, dönek FKÖ'cüler, Levantenler, Brüksel lâhanaları, bölücü PKK'lılar, din bezirgânları, hepsi AB'cidir.

Peki öyleyse bir “M”HP vekil adayı nasıl olup da AB'ci olabilir?

Kadîm dostumuz, eski Harbiyeli, sınıf ve silâh arkadaşımız Hâmit Homriş Bursa Olay TV'de nasıl olup da “AB'ye karşı değiliz” diyebilir?

Demek ki…

Anladık, Erdoğan'ın vekil sayısının azalması için “M”HP meclise girmelidir de..

Onun yanında CHP ile beraber dördüncü, beşinci, altıncı partiler de girmelidir..

Karabağ, Kerkük, Kıbrıs ve Karasu ile ilgilenecek…

AB ve ABD'ye karşı..

İp'i dile düşürmeden, dillendirmeden çekecek..

“Milliyetçi” partiler..

Kerkük'te katliam var.. Peşmergeler yardım ediyor, göz yumuyor.

Amerika, Doğan Güreş'ten beri silah taşıyor..

Kıbrıs'ta Rumlar 2008'de Talat'a Hristofiyas'ı koalisyon ortağı seçecek.

Karabağ'da Aliyev silah kullanmaktan bahsediyor..

Bu seçim çabuk ve âcilen bitmelidir artık..

“57'iNCİ ALAY ÇANAKKALE'DE, TRABLUSGARP'TA, FİLİSTİN'DE, SAKARYA'DA

57'inci ALAY KARABAĞ'DA, KARASU'DA, KERKÜK'TE, KIBRIS'TA

57'İNCİ ALAY HERYERDE..

HEPİMİZ 57'İNCİ ALAY'IN NEFERİYİZ.”

 


www.acikistihbarat.com
Açık İstihbarat @ 2007