ABD12 Temmuz 2007 00:00

ABD Dostumuz mu? Yoksa...! - Ahmet Güldağ

Bakınız o tarihte ABD Başkanı Wilson, gitmiş Paris'te oturmuş; yanına Fransa Başbakanı Klemenso, İngiltere Başbakanı Loyd Corc ve Yunanistan başbakanı Venizelos'u almış, Türkiye'yi paylaşmak için "emirler" veriyor." "...Türkiye'yi dörde bölen haritayı yapan da ABD başkanı Wilson. (kitabımda belgeleri var..) "ABD Başkanı "İstanbul bir Türk kenti değildir" diyor; symbicort turbuhaler 200 6 cena blog.phmglobal.com symbicort cenasitagliptin phosphate and metformin hydrochloride sitagliptin phosphate monohydrate melting point sitagliptin phosphate side effectscialis walgreen coupon cialis discount cialis couponoxcarbazepine dosage bilie.org oxcarbazepin

Amerika Dostumuz mu? Yoksa!...

Ahmet Güldağ
Açik Istihbarat'in Resmi
E-Posta Grubu
AçikIstihbaratTürkiye'ye Üye Olun

www.acikistihbarat.com

  12.07.2007
   

Yıllardır Amerika'yı dost Rusya'yı düşman olarak öğrettiler bizlere gençliğimizde...

Bir ara Kıbrıs olaylarında Rumlar için taraf tuttuğu görülünce dostluk Hükümetlerce devam ettirilse de Halk arasında haylice hırpalandı.

Bu hırpalanma daha sonra Terörü yıkacağım diye konuşlandırdığı Afganistan'daki mezalim şöyle böyle derken...

Irak'ı demokrasi bahanesiyle işgal edip, birde masum insanları, kadın ve çocukları acımasızca öldürmesi ve mezalim içinde olması dostluk
inancını kaybettirdi.  

Ama biz Amerikanın dostluğunu da düşmanlığını da yeni yeni bilmekteyiz.

Her ne kadar yazarlık hayatımda birkaç defa yıllar öncesi başlayıp
tekrar tekrar yazdığım gibi. Amerika'nın kursağında yer eden Türkiye'yi bölme hevesini...

Yine Amerikalı bir Prof.ün 1950'ler de yazdığı makalesinden öğrendiğimi belirtmiştim.

Hatta son tezkere kararları sırasında bir noktaya değinerek,

"Sakın Amerikan askeri buradan geçsin bahanesiyle 62 bin beş yüz askerini yurdumuza sokmayın... Yoksa Almanya ve Japonya'yı bırakın. Akıllı Suudun korkarak çağırdığı 40 bin Amerika askeri Suudi Arabistan'da çöreklenmiş kovalasalar çıkmıyor. Bizde o hale
gelebiliriz..."

demiştim.

Şimdileri bizzat Amerikan Genelkurmayı tarafından bölünme haritalarında Türkiye'nin doğusunu önce Kürdistan'a vermekte.

Tabii sonra İsrail'in hudutlarına Dicle ve Fırat'ı dahil etme hayalindeler.

Hükümet erkânı da bunları gördükçe nota verememe bir yana

"böyle şeyler olur..."

diye geçiştirmekteler.

Bu olayları bilmeyen yurttaşımız kaldı mı bilmem.

Bilmem ama bendenizle beraber çoğunluğumuzun bilmediği bir konu açıklığa
kavuşmaya başladı.

Yukarıda dediğim gibi Amerikanın pek dost olmadığını Kıbrıs olayları ile tanıdık dedim.

Bilhassa Cumhuriyet devri içinde ki tarihçileri ve araştırmacıları ikaz aldıkları için mi yoksa detaylara giremedikleri için mi? Her ne hal ise yazmadıkları veya yazamadıkları olayları öğrenmekteyiz.

***
Meğer Amerikanın Türkiye'yi bölme emelleri 1950 den de evveli imiş..

Bizlere Kurtuluş savaşı düşmanlarımızı tarihsel olarak Yunan, İngiliz,
Fransa, İtalya ve Rusya olarak öğretildi ve öyle biliriz.

Hiç Amerika gösterildi mi bunların arasında.

O zamanlar, Devletin başına da geçen bir paşamız Ankara'da ki paşa
arkadaşına "Amerikan mandacılığına geçme" teklifini yazdığı el yazılı
mektubunu biliyordum ama, Bunları bilmiyordum.

Nereden ne mi öğrendim?

Gazeteci- yazar Sayın Hulki Cevizoğlu'nun "İşgal ve direniş" kitabi
ile "Kimse söylemiyor. Bari ben söyleyeyim" makalesinden.

Yazının tamamı köşeme sığmaz. Detay isteyenler sayın yazarın
makalesini bulup öğrenirler.

(Açıkİstihbarat Not : Makaleyi yukarıdaki bağlantıya tıklayarak okuyabillirsiniz)


Bendeniz öz kısımlarını sunabileceğim sizlere...

***
Yazısında, pek çoğumuzun Kurtuluş savaşında ki düşmanlar olarak
bildiği deyip saydığım devletleri sıraladıktan sonra

"...Oysa "Kurtuluş Savaşı'nda ana düşman ABD" dersek, "hadi canım" der misiniz..."

derken...

"ABD, Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş anlaşması olan Lozan'ı resmen
tanımadı. Bu gün ülkemizi bölen yeni sınırlar çizmesinin ardında bu yatıyor.

Biz yalnızca, yukarda sayılan ülkelere karşı kurtuluş mücadelesi
verdiysek ve ABD ortada yoksa ABD niçin tanımıyor?.."

"... Bugün PKK'ya destek veren, onu yok etmek için silahlı mücadeleye
karşı çıkan ve "sabredin!" diyen, Irak'ın kuzeyinde Kürt Devleti
kuran, ülkemizde ki Kürt ayrılıkçılara siyasal destek veren ABD,
1919'da da karşımızda imiş de haberimiz yok!..
Bakınız o tarihte ABD Başkanı Wilson, gitmiş Paris'te oturmuş; yanına
Fransa Başbakanı Klemenso, İngiltere Başbakanı Loyd Corc ve Yunanistan
başbakanı Venizelos'u almış, Türkiye'yi paylaşmak için "emirler"
veriyor."


"...Türkiye'yi dörde bölen haritayı yapan da ABD başkanı Wilson.
(kitabımda belgeleri var..) "ABD Başkanı "İstanbul bir Türk kenti değildir"

diyor;

"İstanbul Boğazı ve çevresini ABD mandasına almalıyız" diyor;

"Boğazlara ve İstanbul'a amerikan askeri yerleştireceğiz" diyor;

"Yunanistan başkanına söyledim" diyor..

Yine aynı tarihte, "Türkler'i medenileştirmek!" için ülkemize 100 bin
Amerikan askeri göndermeyi planlıyor..

(Bu gün Irak'a yaptıklarını
bize yapacakmış da Mustafa kemal'i aşamamış!..)
AKP hükümeti'nin ve bazılarının(!) çok istediği 1 Mart tezkeresi geçse
idi Türkiye'ye 62 bin beş yüz askerini yerleştirecekti.
Nasıl hiç birine benzemiyor değil mi?"

Yazar bu konuya ait bilgileri neden magazinle uğraşan TV ve gazeteler,
haberciler bu gerçekleri yazmıyor diyerek bitiriyor.
***
Evet, Amerika ne zamandan beri yalancı dostumuz olduğu belli oluyor mu
acaba?
***
Sağlık ve esenlik içinde yaşam dileğimle...

 

www.acikistihbarat.com
Açık İstihbarat @ 2007