ABD12 Temmuz 2007 00:00

Vatan Savunması Güncelerimden - Fatih Özcan

Yabancı ülkelerle antlaşmaların nasıl yapılacağı esasen anayasada açık açık ifade edilmiş. Binlerce yıllık zengin bir devlet geleneği ve birikimi olan, büyük imparatorluklar ve insanlık tarihinde belirleyici önemde büyük devletler yönetmiş büyük bir millete cumhurbaşkanı adayı olan bir şahıs için milletine bundan büyük hakaret olabilir mi? Anayasanın TBMM'nin Görev ve Yetkileri başlıklı II. Bölümü, 87. maddesinde, "milletlerarası antlaşmaların onaylanmasını uygun bulmak"fusidinezuur voetschimmel click fusidinezuur acnesymbicort turbuhaler 200 6 cena blog.phmglobal.com symbicort cenabuscopan floridafriendlyplants.com buscopan plusarcoxia 90 mg wikipedia site arcoxia cenamicardisplus 80/25 mg ilkpirlantam.com micardis plus 80 12.5 mgdiscount card prescription racindirt.com prescription drugs discount cards

Vatan Savunması Güncelerimden

Fatih Özcan - Burdur Gazetesi
Açik Istihbarat'in Resmi
E-Posta Grubu
AçikIstihbaratTürkiye'ye Üye Olun

www.acikistihbarat.com

  12.07.2007
   

Vatan gazetesi 24 Mayıs 2005 tarihli sayısında, Abdullah Gül'ün ABD
Dışişleri Bakanı Powell'la 3 Nisan 2003 tarihinde Ankara'da

"İkisayfa, dokuz maddelik gizli bir plan yaptığını"

açıkladığını yazmıştı.

Bu aynı zamanda bir itiraftı.

Neyin itirafıydı?

Gül'ün ABD bakanıyla yaptığı "hizmet sözleşmesi"nin ikrarıydı.

Bu bir ağızdan kaçırmaydı; ya da Sedat Sertoğlu'na bir öğünmeydi.

"Ben bu gezileri yapmadan önce şimdi senin oturduğun koltukta (Eliyle
koltuğa vurdu) ABD Dışişleri Bakanı Powell oturuyordu. Onunla 2
sayfalık 9 maddelik bir plan üzerinde anlaştık. Ama ben her yaptığımı
kalkıp açıklayamam ki... Powell Suriye'ye giderken de benimle konuştu.
Gizli olan bir sürü gelişme var."

(Vatan, 24 Mayıs 2005).

Yıllar önce olayın cereyanından biraz sonra halka Aydınlık tarafından
açıklanan, çeşitli defalar Meclis'te Baykal tarafından gündeme
getirilen "İki sayfa dokuz maddelik" bu gizli plan,

"ABD'nin Müslüman halkların yaşadığı 24 ülkeyi parçalayan BOP'nin Türkiye ayağını"

oluşturmaktadır.

Yabancı ülkelerle antlaşmaların nasıl yapılacağı esasen anayasada açık
açık ifade edilmiş.

Binlerce yıllık zengin bir devlet geleneği ve birikimi olan, büyük imparatorluklar ve insanlık tarihinde belirleyici önemde büyük devletler yönetmiş büyük bir millete cumhurbaşkanı adayı olan bir şahıs için milletine bundan büyük hakaret olabilir mi?

Anayasanın TBMM'nin Görev ve Yetkileri başlıklı II. Bölümü, 87. maddesinde,

"milletlerarası antlaşmaların onaylanmasını uygun bulmak"

ifadesi vardır.

Gene Görev ve Yetkiler Bölümü D. Bendi

"Milletlerarası Antlaşmaları Uygun Bulma"

başlığı altında, 90. maddede bunu formüle etmiştir.

"Türkiye Cumhuriyeti adına yabancı devletlerle ve milletlerarası
kuruluşlarla yapılacak andlaşmaların onaylanması, Türkiye Büyük Millet
Meclisinin onaylamayı bir kanunla uygun bulmasına bağlıdır.

Ekonomik, ticarî veya teknik ilişkileri düzenleyen ve süresi bir yılı
aşmayan andlaşmalar, Devlet Maliyesi bakımından bir yüklenme
getirmemek, kişi hallerine ve Türklerin yabancı memleketlerdeki
mülkiyet haklarına dokunmamak şartıyla, yayımlanma ile yürürlüğe
konabilir.

Bu takdirde bu andlaşmalar, yayımlarından başlayarak iki ay
içinde Türkiye Büyük Millet Meclisinin bilgisine sunulur.

Milletlerarası bir andlaşmaya dayanan uygulama andlaşmaları ile
kanunun verdiği yetkiye dayanılarak yapılan ekonomik, ticarî, teknik
veya idarî andlaşmaların Türkiye Büyük Millet Meclisince uygun
bulunması zorunluğu yoktur; ancak, bu fıkraya göre yapılan ekonomik,
ticarî veya özel kişilerin haklarını ilgilendiren andlaşmalar,
yayımlanmadan yürürlüğe konulamaz.

Türk kanunlarına değişiklik getiren her türlü andlaşmaların
yapılmasında birinci fıkra hükmü uygulanır.

Usulüne göre yürürlüğe konulmuş milletlerarası andlaşmalar kanun
hükmündedir. Bunlar hakkında Anayasaya aykırılık iddiası ile Anayasa
Mahkemesine başvurulamaz. (Ek: 7.5.2004-5170/7 md.) Usulüne göre
yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası
andlaşmalarla kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi
nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda milletlerarası andlaşma
hükümleri esas alınır."


Bu anayasa metnine göre, Gül'ün Sertoğlu'na ağzından kaçırdığı "antlaşma" ne mene bir şey o zaman?

Gül padişah mı? Oligarşik diktatör mü; Powell'la, Bakanlar Kurulundan,
Cumhurbaşkanından, Meclisten gizli "2 sayfa 9 maddelik antlaşma"
imzalayacak kadar?

Buna bir antlaşma değil ama bir "hizmet sözleşmesi" diyenler var.

Gül'ün kendisini gizli bir sözleşmeyle ABD hükümetine bağladığından
bahsedenler var?

Ve buna rağmen ısrarlı bir şekilde Haçlı irtica ilerlemeye, yeni mevziler elde ederek devam ediyor.

Yeni 14 Nisanlar gerekli demek ki!


www.acikistihbarat.com
Açık İstihbarat @ 2007