|
Degerli
arkadaslar,
24.03.2005
tarihinde MEDYADA NELER OLUYOR? başlıklı yazımda,
Ülkemiz,
bu günlerde dışarıdan ve içerden çok
büyük baskılar altındadır. Bu baskılara karşı gereken
tepkiyi gösterecek bilinç ve cesarette olmayan bir
yönetimin işbaşında olmasından dolayı, dış ve iç
güçler cesaret almaktadır.
KEMALİZM
ilkelerini unutturmak için resmi raporlar yazmaktadırlar.
Yani fırsat bu fırsattır diyerek, ulusal bilincimizin ve yurtseverlik
irademizin uyanmasına engel olunmak istenmektedir. Ayrıca
içimizden birileri de bu baskıları bahane edip, kendi
amaçlarını gerçekleştirmek için
halkımızın karar alıcı mekanızmaya olası etkisini yok etmek ve kamusal
baskıdan kaçmak istemektedir.
Bizleri
doğru bilgilendirecek, özgür ve
dürüst kişi ve programlara ihtiyaç vardır.
Bu nedenle, Sosyal,
kültürel, askeri, siyasal ve ekonomik sorunlarımız
ile olası çözümlerin halkımıza sunulması
ne yazık ki birilerince engellenmişdir.
İşte
bu amaca yönelik olmak üzere, görsel ve
yazılı medyada yapılan çeşitli baskılar sonucu:
- TRT-1
de PAZAR PANAROMA: Mustafa Balbayın katıldığı program
kaldırıldı,
- NTV
de KAPALI KAPILAR ARDINDA: Mustafa Balbay, Emin
Çölaşan, Yavuz Donatın katıldığı ve
ödül alan söyleşi programı kaldırıldı,
- SHOW
TV de Tuncay ÖZKAN’ın hazırlayıp
sunduğu;
1-
STRATEJİ
(Em.Or
Gen. Kemal Yavuz ve İ.Ü. Öğ. Üyesi ) yorumu,
2- Cüneyt
ARCAYÜREK’le birlikte sunduğu, güncel
gelişmeleri irdeleyen program kaldırıldı,
·
Hulki
CEVİZOĞLU’nun hazırlayıp sunduğu CEVİZ KABUĞU,
önce
ATV den sonrada STAR TV
deki programları da yayından kaldırıldı.
·
Hürriyet
Gazetesinde Emin Çölaşanın işine son verilmek
istendi. Ancak e-mail bombardumanı ile bu son verme işi
ertelendi,
·
Yeni
çıkartılan TCK ile 1 Nisan 2005 den itibaren yazılı ve
görsel basının sesi tamamen kısılmıştır.
Bu konu ne yazik ki yasa çıktıktan sonra farkına varılmış,
gereken tepki için geç kalınmıştır. Şimdi tepki
koyan basın kuruluşlarına karşı yoneticilerimiz, HORTUMLARI KESİLDİ de
ondan tepki gösteriyorlar şeklinde yorum yapmaktadırlar. Bu
çok önemli bir suçlamadır. Basın Konseyi
Başkanı Oktay Ekşi’nin de söylediği gibi Başbakan,
kimlerin hortumlarının kesildiği için çılgına
döndüğünü açıklamalıdır.
Aksi halde kendisini eleştirenlere yanıt veremez. (16.03.2005
Milliyet-İstanbul)
·
RTÜK
yasasının yabancılara satışla ilgili maddesinin yeniden
düzenlenmesi sırasında, TMSF’nin
elindeki medya
kuruluşlarının önce %49’nun yabancı sermayeye
satılabileceği kararı çıkmışken, verilen değişlklik
önergesi ile artık tamamı yabancı sermayeye peşkeş
çekilebilecektir. Böylece 6 adet
ulusal TV
yabancılar tarafından satın alınabilecektir(17.03.2005
–Cumhuriyet-Bülent Sağıroğlu).
Yani dış baskı ve
yönlendirmeler, artık satın alınacak ulusal TV ler ile
halkımıza kolayca ulaşabilecektir. Bu konuda "YAPTIĞIMIZ İŞ VEBALDİR"
diyerek yasaya karşı çıkan Sayın Prof.Dr. Nevzat
YALÇINTAŞ’ı da kutlamak isterim
diyerek
gelişen olayları sizlerin bilgisine sunmak istemiştim.
Sonraki
süreçte de;
- STAR
gazetesi ve STAR TV ye TMSF tarafından el konuldu, tüm kadro
değişti ve yerlerine malum görüşe sahip kişiler
getirildi,
- SHOW
TV ve SABAH gazetesine de TMSF tarafından el konuldu. Buralarda
çalışan birçok yetkin ve değerli yazarlar işten
uzaklaştırıldı.
- TRT
ise tüm kanalları ile tamamen iktidar yanlısı yayın yapar hale
geldi
Değerli
arkadaşlar,
Gelişmiş
toplum ve ülkelerde MEDYA kurumları, Yasama, Yargı ve
Yürütme erginden sonra gelen 4. kuvvetdir.
Toplumu
istediği şekilde yönetmek ve yönlendirmek isteyen
iktidarlar bu kuvveti kullanmak için MEDYA üzerinde
hakimiyet kurmak isterler. Nitekim ülkemizde de
geçen 4,5 yıllık süreçte ve erken genel
seçime giderken karşılaştığımız manzara, yazılı ve
görsel MEDYAnın
hemen hemen tamamen iktidar yanlı haber verir
ve yorum yapar hale getirildiğini göstermektedir.
Taraf tutan
medya tarafından yapılan anketler ve yorumların, halka sorulan sorular
ve alınan yanıtların sadece tek taraflı olanlarının yayınlanmasıyla,
güncel gerçekler yerine YARATILAN SUNİ
GÜNDEMLERLERLE halkımızın doğru karar vermesi etkilenmektedir.
Neden
TV lerin özgür, dürüst ve ulusal
yayın yapması konusunda bu kadar titizleniyorum?
Çünkü
ülkemizde yapılan bir
araştırmaya göre halkımızın TV yayınlarından dolayı, siyasi
tercihinin oldukça etkilendiği açıkça
ortaya konmuştur. Ankara,
İstanbul, İzmir, Adana, Konya, Antalya, Bursa, Diyarbakır ve
Erzurum’la bu illere bağlı ilçe, nahiye,
köy ve diğer yerleşim yerlerinde yapılan bu araştırmaya
göre;
1-
Seçmenlerin
%13,3 ünün siyasi tercihinin televizyon-radyo
programları sonucunda değiştiği,
2-
Siyasi
terciğini değiştiren erkeklerin oranı %14,89
3-
Tercihini
değiştiren kadınların oranı %12,78
4-
İlkokul
diploması bulunmayanlar televizyon-radyo yayınları sonucunda siyasi
tercihlerini en çok değiştiren grup olarak ortaya
çıkarken, bunu sırasıyla, ilkokul, ortaokul, lise ve dengi
okul, üniversite-yüksek okul ve mezunları
izlemektedir.
5-
Nüfusu
10 binden az olan kırsal yerleşim yerlerinde oturanların %15,64
yayınlardan etkilenerek, siyasi terciğlerinde değişiklik yapıyorlar.
Sonuç
olarak, Danimarkadan
sadece terör
örgütü için yayın yapan ROJ TV ye
engel olamayan ve susturamayan yöneticilerimiz,
ülkemizde KANALTÜRK gibi TV yayın kurumlarına
ellerinden gelen tüm baskı ve yıldırma politikasını
uygulamaktadır.
Bu
baskı sonucu Cumhuriyet gazetesinin, seçim sandığının
önemini vurgulayan ilanını sadece KANALTÜRK ve BRT
yayınlama cesaretini göstermekte diğerleri ise yayınlamaktan
kaçmaktadırlar.
Halkımızı
her alanda eğitmek amacıyla, onlara doğru ve tarafsız,
ülkemizin ulusal çıkarlarını gözeten
yayınlar yapması gereken yazılı ve görsel MEDYAMIZın
yazarlarının, yöneticilerinin ve sahiplerinin de bir kez daha
düşünmelerini isterim.
Umarım
dünyanın
en güzel ülkesinde yaşadığımızı ve kişisel
çıkarlar yerine artık ülke çıkarlarının
tercih edilmesinin gereğini hissederler ve de CUMHURİYETİMİZİN
GELECEĞİNİN TEHLİKEYE DÜŞTÜĞÜNÜ
gören milyonlarca yurtsever vatandaşımızın mitinglerdeki
haykırışlarına kulak verirler.
Sevgi ve saygılarımla
(11.07.2007).
Prof.Dr.
Mehmet Ali KÖRPINAR
NOT:
1-
Lütfen çevrenizdeki tüm komşularınızı,
akrabalarınızı ve arkadaşlarınızı uyararak ve onların
seçimlerde kesinlikle oy kullanmalarını sağlar mısınız,
2-
Oy kullanırken de oy pusulalarındaki uygun yere vurduğunuz
mühürün en üstte kalacak şekilde OY
PUSULASINI KATLAMALARINI ve sonra zarfa koymaları gerektiğini vurgular
mısınız?
|