Ekonomi27 Haziran 2007 00:00

Türk Subayı ve Oyak - Cumhur Utku

Gerek Erdemir'in alınmasında gerek Oyakbank'ın satılmasında karar vericiler kimlerdir? OYAK Yönetim Kurulu mu? OYAK Genel Kurul üyeleri mi? Yoksa Genelkurmay Karargâhındaki Şirket ve Vakıflardan sorumlu Şube Müdürlüğü mü? sitagliptin phosphate and metformin hydrochloride sitagliptin phosphate monohydrate melting point sitagliptin phosphate side effectsarcoxia 90 mg wikipedia site arcoxia cena

Türk Subayı ve OYAK

Cumhur Utku
Açik Istihbarat'in Resmi
E-Posta Grubu
AçikIstihbaratTürkiye'ye Üye Olun

www.acikistihbarat.com

  26.06.2007
   

 

27 Mayıs 1960 devrimi sürecinde yapılan uygulamaların biri de Orduyu daha modern bir duruma getirirken Ordu mensubu General, Subay ve Astsubayların görevlerini daha uygun koşullarda yapabilmesini sağlayacak maddi olanaklarını iyileştirecek ortamları yaratmaktı.

Bu maksatla özel kanunla kurulan Ordu Yardımlaşma Kurumu (OYAK) geçen bunca yıldan sonra büyümüş ve günümüzde 60 şirketli mal varlığı ve çeşitli sektör üretimleriyle Türkiye'deki yeni piyasacı uygulamaların en büyük holdingi haline gelmiştir. –bence holdingden de beter bir büyüklüktür- Bundan kimlerin övünç, kimlerin üzüntü duyması gerektiği ise halen tartışılmaktadır.

Hala üyelerinin maaşlarından her ay aldığı nakit paranın değerlendirilmesini altın değeri üzerinden yâda aktüer karlılık üzerinden değerlendiren üyeler haklılıklarını kanıtlamak için mahkemelere dahi başvurmuşlardır.

OYAK münakaşaları sürüp gidecektir. Sesini çıkart(a)mayan görevdekiler ile emekli olup üyelikleri devam edenler arasındaki benzeşmeler de gittikçe değişime uğramakta, uğratılmaktadır.

OYAK kuruluşları Ordu mensuplarının yani kamunundur.

Kontrol altında, milli ekonomik politikaların emrinde ve piyasa koşullarında akılcı yönetimlerle karlılığa ulaşmaktadırlar.

Neden KİT'ler bunu becerememiş ve satılmıştır?

Acaba beceriksiz yönetimler becerikli hale getirilmeden satılmak mı istenmiştir?

Hazır yatırımları satın alan, yatırım yapmayan yabancıların memleketimiz ekonomisine faydası nedir?

Günlük gazeteleri okumadan güne başlamama alışkanlığı çok olan subay, astsubay ve onların emeklilerinin dikkatleri geçtiğimiz günlerde gazete haberleri ve köşe yazılarıyla Oyakbank'ın satışına çekilmiştir.

Hazır portföy, haksız rekabet ve nakit para desteği ile bu bozuk piyasa şartlarında büyüme ve güçlenme örneği gibi gözüken banka şirketinin satışında ders alınacak ve değerlendirilecek yönleri bulup çıkartmak “İktisadi Gerçek”in peşinde olanların görevidir.

Bu satışta Oyakbank'ı OYAK' dan ayrı değerlendirirsek bence ekonomik değil ama sosyolojik bir yanlışa düşeriz.

Oyakbank'ın satışı, OYAK'ın kuruluş amacını aşmıştır. Ben kendimi aldatılmış hissediyorum bile…

Daha da ileri giderek bu anamalcı piyasa koşullarını, küreselleşen şirketleri, yeni CEO'ların ortak gösteri dünyalarını izleyerek aldatıldığımı kanıtlarım.

Çünkü ben lojmanların karşısındaki bakkal yerine lojmanların içindeki kantinden alış veriş yapmayı yeğleyen bir kültürden geliyorum.

Benim için mal kalitesinden önce hizmet kalitesi önde gelir. Bu kültürün devamının da devletçilik olduğunu biliyorum.

Kamu hukuku, kamu maliyesi olabilmekte de kamu iktisadı neden olmamaktadır? Oysa bence Oyakbank, OYAK'ın bankası olduğu için bir kamu kuruluşudur. Ya da tam KİT'ler gibi olmasa da kamusal bir şirkettir…

Hep özel sektörcü görüşlerin egemen olduğu medyatik ve şovcu yönetim söylemleri bize Oyakbank'ın işleyiş biçimini öne çıkartarak özel sektör kuruluşu gibi göstermektedir. Bu yönden de bakıldığında büyük bir aldanış içinde buluyorum kendimi. 

TİCARET MASAYA YATIRILMALIDIR

Elbette 2,7 milyar dolar perakendede değil de yatırımda kullanılırsa daha faydalı olacaktır.

Pek iyi de bana bankacılık hizmetini kim verecektir?

Bana bundan sonra Hollandalı ING şirketinin CEO'su mu “Emrinizdeyiz!” diyecek?

Bütün değerleri alt üst eden sloganlarla kurulup şimdi gene bütün değerleri alt üst ederek satışa sunulan Oyakbank perakende ticaret yapmamak uğruna ve bana sormadan satışa çıkıyor.

Beni geçin, sizi bu slogan için mahkemeye veren o Cizre'deki Tnk. Yüzbaşı'sına sordunuz mu bankayı satmak için? AXAOYAK Sigorta AŞ.'nin %50 ortak olduğu Fransız AXA Şirketinin yediği herzeleri soruşturup ortaklığı iptal edemeyen-etmeyen- OYAK Yönetim Kurulu nasıl olmuş da bankanın iptalini-satışını- karar altına alabilmiştir?

Gerek Erdemir'in alınmasında gerek Oyakbank'ın satılmasında karar vericiler kimlerdir?

OYAK Yönetim Kurulu mu?
OYAK Genel Kurul üyeleri mi?
Yoksa Genelkurmay Karargâhındaki Şirket ve Vakıflardan sorumlu Şube Müdürlüğü mü?

Alış verişlerde kamuoyu ve üyelerin tepkileri neden düşünülmemiştir?

Askerin ticaretten anladığı ve onu çok iyi yaptığı son beş yıldır kanıtlanmıştır.

Acaba ticaretten mi anlamaktadır yoksa ticaretten anlayanları yönetmekten mi?

Askerin kişisel olarak ticaretle uğraşması yasal değildir. Eşinin sigorta acentesinde tatil günü sivil kıyafetle görünen bir subay etik davranmıyor demektir. Komutanı tarafından sorgulanmalıdır.

Karar verenler; yanlış yaptınız! Yanlışınıza yanlış kattınız.

Ticaret yapmakla eskiden beri yapılan yanlışı, bunu küreselleştirip hizmet yerine yatırıma yöneldiğiniz için maksat dışına çıkıp yanlış yaptınız!

İyi ki bir Yunan Şirketine satmadınız!
Hatta bir Güney Kıbrıs Rum bankası da satın almaya kalkabilirdi Oyakbank'ı.
Hani şubelerinde yılanların yuvalandığı Mağosa'nın Maraş bölgesinde hala kapalı bekleyen bankalardan biri.

Yavuz Sultan Selim'in savaşta atların eğerlerini tamir eden süvarilerine savaşmalarının dışında iş yaptıkları için kızdığı günden günümüze epey yol alınmıştır.

Ama benim emekli olduğum günlerde -1998- iskân, ibate ve iaşe konuları hala kışlalarda eğitimden önde gelmekteydi.

Bu konulardaki yılların verdiği alışkanlık mı OYAK şirketlerinin başarısı acaba?

Sağlam görev yapmak için sağlam durmak, sağlam durmak için de maddi olanakları iyileştirmek kaçınılmazdır.

Ama bu olanakların ucu kaçırılır ve bu büyümenin nemalanması da üyelere son iki yıldır tam anlamıyla yansıtılamazsa –ki benim emekli sisteminden üç aylık aldığım maaşımda kayda değer artış olmamıştır- OYAK bu kez daha bir ayrıntılı masaya yatırılmalıdır.

OYAK, şöyle bir kamuoyu araştırması yapılmıştı ama neticesi ne olduydu bilemiyorum. “OYAK Kurumu üyeliğinin maddi ve manevi getirisi sizi tatmin ediyor mu?” Bu sorunun, son alış verişlerden sonra bir daha sorulması gerekir. 

SATILMAMALIDIR

Hiçbir subay ve astsubayın nemalardaki olası artışı düşünerek Oyakbank satışını onaylayacağını sanmıyorum.

Aksine Oyakbank gibi bir bankanın kışla, kurum, karargâh ve kıtalardaki hizmetlerinden vazgeçilmesine evet demeyeceklerini kestirebiliyorum.

Hele bu hizmetin kışla ve karargâhlarda ING işaretli ATM ve şubelerle yapılmasını düşünmek bile istemem.

OYAK Oyakbank'ta yanlış yapmaktadır.

Her şey kar, her şey nema, her şey para değildir.

Atatürk Ordusu'nun mensupları da otomatik olarak ING Bankasının mudileri olmayacaklardır, olamazlar.

Çünkü onlar önce nemayı sonra parayı düşünen ABD ordusunun subay, astsubaylarına benzemezler.

Onlar için önce vatan sevgisi, vazife duygusu, şeref ve birlik ruhu vardır. Onlar için para tutan el kirlenir. Onlar bütün meslekleri boyunca güneşin altında eğitimde ter dökmeyi, Kantin Subaylığına yeğlemişlerdir…

Türk Ordusundaki hiçbir general, subay ve astsubayın görev önceliklerinde aylık almak maddesi sıralamaya giremez. Maaşının kaç lira olduğunu ve saymanın bir yanlışlık yapıp yapmadığını arada bir maaş bordrosundaki emsallerinin hizalarındaki rakama bakıp kıyaslarlar, o kadar!

Ordu mensuplarının bu yönünü bilen OYAK yönetimi yıllardır çok rahat bir patron-çalışan ilişkisi içinde olmuştur.

Bu rahatlığı ve inisiyatifi şimdiki Genel Müdürlük kendinden öncekilerden daha iyi kullanmıştır.

Bütün tenkitlere rağmen Yönetim Kurulu'nun Genel Müdürlük üzerindeki etkinliği zayıftır.

İnisiyatif sözü alarak OYAK' yönetmeye başlayan Gn.Md.ün risk almada ve parayı değerlendirmedeki başarısı OYAK'ı büyütmüş, diğer belli holdingler seviyesinin üstüne çıkartmış ama başımıza da bela olmasını sağlamıştır.

Biz eskiden OYAK'ı yardımlaşma kurumu olarak biliyorduk, şimdi ise vahşi anamalcı düzende paralarımızı işletsin ve paramıza para katsın diye elimizdekileri teslim ettiğimiz nemacı bir kurum olduğunu görüyoruz…

Bana soruyorlar:

“Bu gün kendi öz bankalarını satanlar, gün gelince kendi beylik tabancalarını satmak zorunda kalmazlar mı?”

diye…

Nedense bu yazının içindeki diğer kavramlara herkes üstü kapalı dokunur da, böyle açık açık yazıldığında hem dikkat hem de tepki toplar.

Atatürk'ün şanlı Ordusunun üniformasını tam kırk yıl giymiş biri olarak bu satırları yazmamın nedeni bu yaşımda alkış almak için değil, yabancı sermayeyi kışlalara sokmamak, konuya dikkatlerinizi çekmek ve unutulmuşları anımsatmak istediğimdendir.

Gönül şenliğiniz daim olsun.

 

 


www.acikistihbarat.com
Açık İstihbarat @ 2007