Ekonomi21 Haziran 2007 00:00

"Kısayol Mantık" Mantıksızlıktır - Hüseyin Laptalı

"Kıbrıs yerinde duruyor, bir yere gitmedi ki," demesin mi? Bu ER-DOĞAN'IN (!) sözüydü. AKP'yi beğendiğini, oyunu onlara vereceğini, üstüne basa basa söyledi. "Kıbrıs yerinde duruyor," sözü, bir kısayol mantığı idi. cialis manufacturer coupon open drug coupon cardescitalopram i alkohol escitalopram tbl escitalopram i alkoholmicardisplus 80/25 mg click micardis plus 80 12.5 mg

"Kısayol Mantık" Mantıksızlıktır

Hüseyin Laptalı
Açik Istihbarat'in Resmi
E-Posta Grubu
AçikIstihbaratTürkiye'ye Üye Olun

www.acikistihbarat.com

  21.06.2007
   



"Çözümsüzlük çözüm değildir," sözü kayda değer bir kısayol mantığıdır, yani mantıksızlıktır.

Kısayol mantıklar müthiş eylem sergileyebilirler.

Kısayol mantığın verdiği çözüm, durumun tespitinden başka bir şey değildir.

Durumun tespiti ise nesnenin fotoğrafını çekmekle benzerdir.

"Çözümsüzlük çözüm değildir,"

sözü ile

"Vadideki Zambak"

sözü, zihinlerdeki iki fotoğraf negatifinden başka bir şey değildir.

Bu negatiflerden birincisinden alınacak fotoğraf elinize sosyal bir olayın resmi verecektir.

Negatiflerden ikincisi size, Honore de Balzac'ın Vadideki Zambak'ının yani Kontes Henritte'nin resmini tutuşturacaktır. Kontes Henrit'te güzeller güzelidir. Vadide manzara çok güzeldir, elinizdeki resim zevk vericidir.

Artık o negatiften (Arap'tan) istediğiniz kadar Kontes Henritte kartpostalı üretebilirsiniz. Ürettiğiniz kartpostallar herkes tarafından beğenilecek, onlara zevk verecek ve kartpostallarınız yok satacaktır. Gelgelelim;

Kartpostalları alanlar bunları seyredecek ve sadece "Vay be!.. ne güzel kadın," diyecekler, onu seyrettikçe ondan hoşlanıp zevk alacaklar, çoğu da onu büyütüp salonlarının baş kösesine asacaklardır. Fakat;

O fotoğraf orada asılı duracak ve başka bir işe yaramayacaktır.

Leonardo da Vinci benim için, Mona Lisa'yı yarattığı için bilinen en büyük dahi değildir. Mona Lisa onun kısa yol düşüncesidir.

Belki de takır takır çalışan zihnini dinlendiren bir rölanti zamanının ürünüdür. Kısa yol mantığıdır. Herkes tarafından beğenilir.

Leonardo bir kış günü Floransa'ya dönerken, kar kışın azizliği ile dağ başındaki bir handa konaklamak zorunda kalır.

Leonardo, han köşesinde boş kalan vaktini ne yapacaktır. Bellek, çalışmasını devam ettirir, duramaz. Onun çözümsel (analitik) düşüncesi, daima mantıksal çözümler (analizler) yapmış ve neticeler keşiflerle noktalanmıştır (1799-1850).

Leonardo gözünü salon köşesindeki döner kebapçısına dikmiştir. Dönerci, döner sümeğinin pişkin yanını upuzun kılıçtan keskin bıçağı ile kesmek için, sümek okunun üzerindeki yuvarlak çelik simidi eli ile çevirmekte, pişkin etleri kesip faraşına doldurmaktadır. Gelgelelim; garibim dönerci, çelik simidi eli ile tutunca ısınmış çelik simit elini yakmaktadır ki, simidi her çevirişten sonra avucuna üflemek zorunda kalmaktadır.

Leonardo'nun bellek duramaz. "Acaba dönerciyi bu eziyetten kurtarabilir miyim," diye çözümlemeli düşüncelere dalar. Çok sürmez, çözüm bulunmuştur. Leonardo o akşam, döner sümeğinin çelik simidi üzerine bir takım kanatlar takmıştır.

Artık dikey ocaktan yükselen sıcak hava, bu kanatlara çarpacak, et sümeği aheste aheste dönecek ve etler homojen biçimde pişmesini sürdürecektir.

Sabahleyin Leonardo ve asistanı hanı terk ederken dönerci, Büyük Usta'nın elini öpüyordu.

Leonardo, hem kısayol mantığının, hem de çözümlemeli çözüm mantığının ustasıydı. Gelmiş geçmiş en büyük usta sıfatını kazanması bundandı.

Antalya'nın en eski ve en varlıklı tüccarlarından bir dostumun dükkanına girerken, müthiş bir kucaklaşma oldu.

"Ne kadar da genç duruyorsun. Nerelerdesin yahu sen..."

Ve hemen konu siyasete atladı. Dostluğumuza güvenerek AKP iktidarının Kıbrıs uyuşmazlığında yediği herzelerden dolayı verdim veriştirdim. Bizimkisi kaşlarını çattı. Çok fena sinirlenmişti. Dostluğumuzdan da olmamak için sözü kısa kestim.

"Kıbrıs yerinde duruyor, bir yere gitmedi ki,"

demesin mi? Bu ER-DOĞAN'IN (!) sözüydü. AKP'yi beğendiğini, oyunu onlara vereceğini, üstüne basa basa söyledi.

"Kıbrıs yerinde duruyor," sözü, bir kısayol mantığı idi.

Bunun koca bir mantıksızlık olduğu açıktı. Bu konuda söyleyecek çok sözüm vardı ve fakat çok doğru görünen bu kısayol mantığı karşısında, ne söylesem kimseyi ikna edemezdim.

Dünyadan gelmiş geçmiş en büyük kısayol mantıkçısı herhalde Adolf Hitler olsa gerek.

O da milletine, "Almanya'yı Yahudilerden arındırma," sözü vermiş, "arı alman ırkı," vaat etmiştir.

Zavallı Alman karıları, aygır gibi kocaların, zavallı Alman erkekleri de Venüs gibi karıların hayali ile 6 milyon Yahudi'yi kesmişler, yakmışlar, koca Avrupa'nın altını üstüne getirmişlerdi.

Çok tehlikeli bir yoldayız. Tanrı Türkiye'mizi ve Kuzey Kıbrıs'ımızı mantıksız, mantıksız olduğu kadar son derece tehlikeli kısayol çözümlerinden korusun.


www.acikistihbarat.com
Açık İstihbarat @ 2007