Birkaç gündür basında izlediğimize göre ;
“ABD'de Hudson Enstitüsü diye bir düşünce kuruluşunda, muhtemel bazı çirkin gelişmeler sonrası TÜRKİYE'nin Irak Kuzeyi'ne müdahale şartlarına yönelik senaryolar üzerinde çalışılıyormuş.”
Daha da ötesi “Bu çalışmalara resmi düzeyde katılım da varmış.''
Yetkililerin böyle bir hata yaptığına veya yapacağına , böyle küstah bir yaklaşım karşısında hiçbir yetkilinin de suskun kalacağına ihtimal vermeyen ve de inanmak istemeyen biriyim.
Ben de bir vatandaş olarak bu köşeden ; bir vatandaş duyarlılığı ile , aynen onlar gibi sanal olarak sadece iki soru sormak ve kendimce de cevaplamak istiyorum.
SORU 1 : Bugüne kadar , ABD'nin Türkiye hakkında düşünüp de,uygulamaya geçilen konulardan ,Ülkemizin ağır bir bedel ödemediği veya mağdur olmadığı tek bir konu var mıdır?
CEVAP 1:
Yunanlı'nın 1919'da İZMİR'e çıkışı sırasında ,Yunan Silahlı Kuvvetlerine sağladıkları donanma desteğinden başlamak üzere,sayabileceğimiz yüzlerce konu içinden ilk anda aklımıza gelenleri sıralamak dahi gerçeği bir defa daha hatırlamamıza yeterli olacaktır.
Ege'de tatbikatta Muavenet gemimizi vurmaları,
PKK'nın sözde siyasallaşma sürecini üzerimizde baskı unsuru olarak kullanabilmek için ,
terörist başı Öcalan'ın maksatlı ve de şartlı olarak bize teslimi ,
Irak Kuzeyi ile ilgili Türkiye aleyhine gelişen bugünkü durum dahil ,
ABD denen ortak, yakın tarihimizin her safhasında bize karşı daima bir oyun oynamıştır.
Stratejik ortağımızın düşünce seviyesinde ifade ettiği her çirkin yaklaşım maalesef sonradan gerçek olmuş , her konu aleyhimize sonuçlanmış ve başımıza da büyük belalar açılmıştır.
Hudson' da ki bu son düşüncelerinin de başımızı belaya sokacak ve uzun süredir kokularını aldığımız yeni bir tuzağın belirtileri olduğundan adınız gibi emin olabilirsiniz
.Ama şuna da emin olmak istiyorum ki, ABD' nin bu oyununun farkında olan yetkililer, bu oyunu bozacak ve ne olursa olsun sadece ve sadece ülkemiz çıkarlarına uygun olan doğru kararı vereceklerdir.
SORU 2 : ABD'nin 1923'ten beri Lozan Antlaşması ile ilgili yasaları neden yetkili organlarından geçirmediğini, biz de onlar gibi ,bizim düşünce kuruluşlarımızdan birinde oynayabilir miyiz?
Bu faaliyete ABD'li Devlet yetkililerini davet edip onları zorda bırakacak senaryolar yaratabilir miyiz?
CEVAP 2 : Eğer ABD ile bir dayanışma içine girecek isek düşünülecek en önemli ve en öncelikli konu budur. Fırsat verilirse şunu sormamız gerekir. Stratejik ortağımız olmalarına rağmen bizim kuruluş bildirgemiz olan Lozan'ı bugüne kadar neden imzalamadılar? Türkiye Cumhuriyeti'ni tanımlayan ana bir antlaşmayı tanımayan ülke, nasıl olur da stratejik ortak kabul edilir.?
Acaba Lozan antlaşmasını , sözde Kürdistan kurulduktan sonra mı imzalamayı düşünmektedirler ? Böyle bir gelişmeye T.C Devleti , T.S.K ve en önemlisi Türk Milletinden nasıl bir tepki bekliyorlar ?
ABD ile ilgili,hepimizin bildiği benzeri soruları ve bu çelişkili yaklaşımları fazlası ile çoğaltmak mümkün.
ABD'nin,saygısız ve de insanı hiç sayan yaklaşımını çok iyi bildiğimiz için, masum kişileri dahi oyunlarının bir parçası olarak gören ve Hudson'da hortlayan bu çirkin senaryolarına ve senaryonun bu çirkinlikte hazırlanmasında işbirliği yapanlara kim olursa olsunlar sadece utanmazlar,densizler deyip geçmek istiyoruz .
Evet böyle hafife alıp geçmek istiyoruz ama ,bize ait üstelik de hassasiyeti olan konuların, bizim kontrolümüzde ve de insanca düşünülmesi gerekirken, sanki yurt içinde tartışacak kurum,yer ve insan kalmamış gibi,ABD gibi sahtekarlar dünyasında çirkin ve yakışıksız bir şekilde hem de bizim önümüzde tartışılmasından utanç ve hicap duyuyoruz.
Uluslararası bir konuda karar verirken ,elbette siyaset gereği diğer ülkelerin ve ABD'nin de durumunu dikkate almamız ve bu nedenle bazı ortak çalışmalar da yapmamız gereklidir.
Ancak ,Ülkemizin gerek iç ve gerek dış sorunlarını, kendi insanının yani Türk insanının düşüncesine ve ülkenin çıkarlarına odaklanarak değil de, süper güce ters düşmeme mantığı ile ABD görüşlerine ve tekliflerine odaklanarak ve onların görüşlerine öncelik vererek çözmeyi usul haline getirenler , bu ülkenin sorunlarını çözmek yerine , maalesef büyütmüşler ve ülkeyi de sorunların içinden çıkamaz bir hale getirmişlerdir.
Yetkililerimizin bizleri içine soktuğu bu acıklı durum için bir yandan içimiz kan ağlarken, bir yandan da , kimin öldürülmesi gerektiğine kadar detaylı durumlar üreterek ,bizi bizlerden bile fazla düşünen vefalı stratejik ortağımız ABD'ye ve onunla işbirliği yapanlara TÜRK MİLLETİ adına minnet ve şükranlarımızı sunuyoruz.
NOT: Son günlerde tırmanan teröre karşı,ortak tavır takınarak, 15 Haziran'da EDİRNE ve İlçelerinde aynı manşetlerle ve aynı söylemlerle yayın yapan Edirne gazetelerine paylaştığımız bu fikre saygılarından ve yayınlarından dolayı teşekkür ediyorum.
|