Dünya5 Haziran 2007 00:00

Afganistan NATO'nun Kaderini Belirleyecek - Erdoğan Ilgaz

Ekim 2006 tarihinde ise, ISAF'ın, sorumluluk alanı tüm Afganistan olarak belirlenmiştir. Afganistan'da görev yapan ISAF 'ın başlangıçta 9 bin olan asker mevcudunun bugün 45 bin olduğu ( 37 ülkeden ) belirtiliyor. ISAF bünyesinde yeralan ülkelerin kendi kamuoyları tarafından eleştiriye uğradıklarını ve bunun bazı haklı endişeler i de taşıyabileceğini, ancak son dönem itibariyle bölgede yürütülen operasyonları etkileyebilecek bir farklı gelişmenin olduğunu belirtmiştik. Evet son zamanlardaki önemli gelişme; bölgede askeri bulunan ülkelerin, ortaya çıkan başarısızlıkla ilgili birbirilerini suçlamaları şeklindedir. escitalopram i alkohol go escitalopram i alkoholfusidinezuur voetschimmel read fusidinezuur acnecleocin 150 mg mattnichols.co.uk cleocin 300 mgrenovation vejle renovation skive renova

Afganistan NATO'nun Kaderini Belirleyecek

Erdoğan Ilgaz
Açik Istihbarat'in Resmi
E-Posta Grubu
AçikIstihbaratTürkiye'ye Üye Olun

www.acikistihbarat.com

  05.06.2007
   

 

Afganistan'da ortaya çıkan gelişmeler, bölgeye ilişkin sorunların sınırları aşarak artık tüm dünya devletlerini ilgilendirecek boyutlara ulaştığına işaret ediyor.

Gelişmelerin dış dünyaya süratle yansımasının yegâne sebebi, arzulanan sonuçların elde edilememesi ve dolayısıyla yaşanan hayal kırıklığıdır. Açıkça itiraf edilmese de ortaya çıkan durumun hiçbir beklentiyi tatmin edecek boyutta olmadığı gerçektir.

Zor koşullarda uzun süredir devam eden Askeri operasyonlara iştirak eden NATO üyesi ülkelerin kamuoylarında oluşan olumsuz düşüncelere ait sesleri önceleri zayıf şiddette duyabiliyorduk. Ancak son dönem itibariyle yükselen seslerin hissedilmemesi olanaksız gibi.

Sınırları dışındaki bir bölgeye asker gönderen ülkelerin kamuoylarında - bazı haklı endişelerden de kaynaklanan - muhalif seslerin duyulması elbette normaldir. Bu seslerin dozunun hangi iç ve dış etmenlere bağlı olarak değişebileceği de tahmin edilebilir. Ancak Afganistan'daki durumun dış dünyaya yansımasında, önemli bir farklılaşma ortaya çıkmıştır. Ki bu durum Afganistan'da yürütülen çalışmaların selametini/başarısını etkileyebilecek ölçüdedir.

Bilindiği gibi Afganistan'da görev yapan Uluslararası Koruma Birliği (ISAF) , 2001 yılında, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi tarafından oluşturulmuştur.

Kuruluşu sırasında ISAF 'ın görevi; Afganistan'a ve Karzai'nin başında bulunduğu hükümete istikrar getirmek şeklinde tanımlanmıştır.

Görev bölgesi olarak da Kabil ve Afganistan'ın kuzeyi seçilmiştir.

Ekim 2006 tarihinde ise, ISAF'ın, sorumluluk alanı tüm Afganistan olarak belirlenmiştir. Afganistan'da görev yapan ISAF 'ın başlangıçta 9 bin olan asker mevcudunun bugün 45 bin olduğu ( 37 ülkeden ) belirtiliyor.

ISAF bünyesinde yeralan ülkelerin kendi kamuoyları tarafından eleştiriye uğradıklarını ve bunun bazı haklı endişeler i de taşıyabileceğini, ancak son dönem itibariyle bölgede yürütülen operasyonları etkileyebilecek bir farklı gelişmenin olduğunu belirtmiştik.

Evet son zamanlardaki önemli gelişme; bölgede askeri bulunan ülkelerin, ortaya çıkan başarısızlıkla ilgili birbirilerini suçlamaları şeklindedir.

İtalya , ABD'nin bölgede gerçekleştirdiği operasyonlar sırasında sivil halka zarar verdiğini (can kaybına yol açtığı), bunun neticesinde halkta Barış Gücü askerlerine karşı nefret duygularının geliştiği 'ni bizzat Başbakan yardımcısı M.D'Alema vasıtasıyla dile getirmiştir.

Afganistan'daki yanlış uygulamalarla ilgili ABD'yi İtalya'dan sonra Almanya da,

ABD'nin Afganistan'da yaptığı operasyonların, ISAF'ın çalışmalarını zedelediği

ni beyan ederek suçlamaktadır. Almanya'nın şikâyetlerinden birisi de ISAF çalışma şekliyle ilgilidir.

Angela Merkel, Afganistan Devlet Başkanı Hamid Karzai'nin Mart 2006 ayı içersinde Berlin'e yaptığı ziyaret sırasında, Afganistan'da görev yapan ISAF'ın iletişim siyasetini eleştirmiştir.

Şikâyet; Güney Afganistan'da gerçekleştirilen “ achiles ” adlı operasyon hakkında ISAF'ın yaptığı açıklamalarla ilgili yeterli düzeyde açıklama yapılmaması şeklinde dile getirilmiştir.

Karşılıklı suçlamalara kadar varan olaylarda ABD ve Avrupa'nın endişe kaynağı, Afganistan'ın da yeni bir Irak olması korkusudur.

Afganistan'da şimdilik etnik çatışma olmaması ISAF yetkililerini umutlandırıyor. Ancak bu durum çatışma bölgelerine asker sevkıyatındaki sıkıntı yı ortadan kaldıracak kadar güçlü motivasyon aracı olamıyor.

Zira ISAF bünyesindeki ülkelerin neredeyse tamamı, askerlerinin çatışma bölgesine görevlendirilmesine isteksiz davranmaktadır.

Afgan halkının Taliban'dan uzaklaştığı konusundaki değerlendirme iyimser bir iddia da olmaktan öteye gidemez.

Birkaç yıl öncesi ile mukayese yapıldığında Afgan halkının ABD ve Batılı ülkelere yönelik düşüncelerindeki değişimler NATO/ISAF karşıtı kitlesel protesto eylemlerine açık ve net olarak yansımaktadır.

Afgan halkının ideolojik olmaktan ziyade “ kabile bağları” nedeniyle Taliban safında savaştığı, daha çok Taliban öldürmenin halka istenen mesajın verilmesi için doğru yöntem olmayacağı artık anlaşılmalıdır.

Ayrıca Afganistan da çok güçlü bir “ intikam kültürü” nün varolduğu, öldürülen kişilerin öcünün kabileleri tarafından alınmasına çalışılacağı, bunun da daha fazla şiddet doğuracağı bilinmelidir.

Afganistan'da yürütülen askeri operasyonlar NATO'nun ilk kara harekatıdır ve burada alınacak sonuç NATO'nun kaderini tayin edecektir. Bu yönüyle Afganistan NATO için ölüm-kalım meselesi haline gelmiştir.

 

 


www.acikistihbarat.com
Açık İstihbarat @ 2007