Kulturumuz, tarihten suzulup gelmis bir cok guzel deyis barindirir. Bunlara surekli olarak da yenilerini ekleriz. Ornegin gectigimiz on yilin belki de en ozlu deyisi
"Rusvetin belgesi mi olur … ?"
sozudur. Bu sozun edildigi tarihte Bilgi Edinme Hakki Kanunu henuz bulunmadigi icin, ilgili yanit vermemis ve konu maalesef acikliga kavusmamistir. O konuyu halledemedigimiz
icin,
"yiyiciligin belgesi olur mu ?",
"uckagitciligin belgesi olur mu ?,
"utanmazligin belgesi olur mu ?" vb., konularda da bir ictihat
gelistirememis bulunuyoruz.
Ne var ki, "tasi sIkIp suyunu cikarma belgesi", hatta belge ne ki, aileniz adina tescilli patent bile almaniz mumkun gorunuyor.
Bu patent konusunda iddialilardan biri Recep Tayyip E.'dir.
2004 yerel secimleri oncesi ulkeyi gezerken karsisina cikip "issiziz" diye haykiran genclere Agri'da, Nigde'de, her yerde, kelimesi kelimesine hep ayni vaazi verdigini goruyoruz : "
"Gencler, egitimle donanacak sonra tasi sIkIp suyunu cikaracaksiniz. Yan gelip
yatma donemi bitti. Bakin ben universiteyi bitirdigimde halim ne
olacak diye dusunmedim. Ben de fakir bir aileden geliyordum. Ama
tasi sIktIm, suyunu cikardim."
(http://www.radikal.com.tr/haber.php? haberno=109064 ve http://www.radikal.com.tr/haber.php? haberno=107560 )
Recep Tayyip'in kendi basari oykusunu elhak dogru ifade etmistir. Gercekten fakir bir aileden gelmektedir. Zamaninda su, simit, seker satmistir.
Ayrica, bir seylerin suyunu cikardigi da dogrudur.
Daha yalnizca uc yil once bile
"Ticaretten kazancim olmasa gecinemem "
diye haa ne kadar zor durumda oldugunu ifade etmekteydi.
( http://hurarsiv.hurriyet.com.tr/goster/haber.aspx?viewid=378545 )
Ne kadar zor durumda oldugunu zaten milletce biliyoruz. Cocuklarini yurt disinda okutmak icin bile Ingiliz vatandasi Ramzi Gur'un himmetine muhtac kalmisti.
Zamaninda oglanlarin sunnetinde 'sey' gorumlulugu diye takilanlar da olmasaydi durumu bayagi zordu.
Ustelik garibanin bu yasa gelmis ama yasalara uygun ve de kendi ustune tapulu bir evi bile olamamisti. Sultanbeyli'de ormanlik arazide gecekondu diye 6 villa yapmaya kalkismaktan 10 ay hapis cezasi yemis oldugu, bu girisimi sonucsuz kalinca Uskudar'da cocuk
parkina ayrilmis bir alan uzerindeki kacak evle iktifa etmek zorunda
kaldigi basinda yer almisti.
( http://webarsiv.hurriyet.com.tr/2005/05/10/640446.asp )
Ama azmin elinden bir sey kurtulmuyor. Nihayet gecen yil Recep Tayyip familyasinin Kisikli'da degeri milyon Dolar'lik
villalardan bes adet edindigi mujdesi geldi.
( http://www.gazetevatan.com/root.vatan?exec=haberdetay&
tarih=17.09.2006&Newsid=87460&Categoryid=1 )
Demek ki, neymis ? Isteyip calisinca oluyormus.
Tabii bir de kanaatkar olmak lazim. Orman arazisine 6 tane kacak oturtamiyorsan, gidip
efendi gibi ruhsatlisindan 5 tane alip yetinmeyi bileceksin. Bu,
islami terbiyenin ongordugu bir husus.
Bu basari masali cok heyecan verici. Gokten bes villa dusmus.
Biri kizkardes Vesile ile eniste Ziya Ilgen'e,
biri birader Mustafa Erdogan'a,
üçü de Recep Tayyip ailesine.
Ama haa paralari kimin bastirdigini ve tapularin kimin ustune oldugunu tam bilmiyoruz.
Neyse tapulardan biri gunisigina cikti. Ekte goruldugu uzere
tapulardan biri Burak ve Necmeddin Bilal adli yavrulara ait.
Tapuda yer alan ' resmi deger ' 1.000.000,- YTL (eski parayla bir trilyon
TL).
Aferin yavrulara !..
N. Bilal belli ki emlak konusunda bir cevher. ABD Maryland'de
mortgage sisteminden yararlanip 261 500 Dolar'a bir ev aldigi haberi
daha yeni gelmisti.
(http://www.hurriyetusa.com/haber/haber_detay.asp?id=6434 )
Artik tas mi sIkIyor ya da kim kimin neresini sIkIyor bilmeyiz ama, belli ki
bu cocuk emlak konusunun suyunu cikarmakta mahir.
Agabey Burak Erdogan ise ulaşım konusuna egilmis durumda.
Sektorde adini ilk kez arabasiyla Sevim Tanürek'i ezdiginde
duyurmustu.
Gecenlerde de bir kac milyon Dolar'a gemi edindi.
Buyatirimi bir cok spekulasyona neden oldu. Ama simdi anliyoruz ki, cocuga haksizlik edilmis. Cocugun belki de ancak deniz havasinin iyi gelecegi onemli bir rahatsizligi varmis da, biz bunu bilmiyormusuz.
Kendisine 7 yil once
"curuktur, askere gidemez" raporu verilmis de haberimiz yok. Ilkonce testis kanseri teshisiyle curuk raporuverildigi iddia edilmisti ama raporu veren makam bunu
yalanladi. "Hayir testis kanseri degil ama ne oldugunu da
soyleyemem"
dedi.
( http://www.aktifhaber.com/read_news.php? nİD=116109 )
Su bir gercek ki, onemli bir illeti olmali. Eger tedavi edilebilir bir derdi olsa suresiz curuk raporu verilmesi soz konusu olmazdi.
Ama herneyse, biz Burak'in testislerinin saglam olduguna
sevindik. Bir ara at deptiginde babasi icin de endiselenmistik. Ama
neyse ki ikisi de iyi galiba.
Aman iyi olsunlar. Ulkede daha sIkIlacak cok tas var.
|