ABD31 Mayıs 2007 00:00

Hafife Alınan NOTA'mı, Biz mi? - Ali İhsan Gürcihan

Ancak şunu da bilmeli ki;eğer senin yetkili Devlet Organların dahi böyle ciddi bir konuyu, bize haber verildi ,ya da verilmedi diye basın-yayın organları üzerinden tartışıyor ve aralarındaki iletişimi basın üzerinden kurdukları izlenimini yaratıyorlarsa ve de yabancı bir ülke ile, diplomatik usuller yerine ,kişiler üzerinden çok yönlü bilgi alışverişinde bulunuyorlarsa, ABD gibi sorumsuz bir ülkenin daha ciddi davranmasını beklemek büyük bir iyimserlik olur. Bu son olayın yanı sıra , yakın tarihlerde yaşadığımız hemen aklımıza gelen birkaç tane olayı daha sayacak olursak, ABD'nin bizi hiçe sayan bu cesareti nereden aldığı daha da kolay anlaşılacaktır. levitra and diabetes sexual dysfunction in diabetescialis coupons printable link discount prescription drug cardcialis manufacturer coupon open drug coupon cardarcoxia 90 mg wikipedia site arcoxia cenakamagra kamagra 100mg kamagra gel

Hafife Alınan, NOTA'mı , Biz mi?

Ali İhsan Gürcihan

Açik Istihbarat'in Resmi
E-Posta Grubu
AçikIstihbaratTürkiye'ye Üye Olun

www.acikistihbarat.com

  31.05.2007
   


Hava sahamızı ihlal ettikten sonra ,ABD Büyükelçisi

‘'Pilot hata yapmış,biz bu konuyu kapanmış sayıyoruz''

şeklinde açıklamalarda bulundu ve verdiğimiz NOTA karşısında da şu ana kadar tatmin edici bir cevap vermedi.Bu duyarsız yaklaşımlarından dolayı da Basınımızın bir kısmının

‘' ABD Büyükelçisi Nota'yı hafife aldı ‘'

diye eleştirilerde bulunduğunu izledik.

Eleştiri elbette haklı.

Hatta daha da fazlasının söylenmesi ve yapılması gerektiğini uzun süredir biz de ifade ediyoruz.

Ancak şunu da bilmeli ki;eğer senin yetkili Devlet Organların dahi böyle ciddi bir konuyu, bize haber verildi ,ya da verilmedi diye basın-yayın organları üzerinden tartışıyor ve aralarındaki iletişimi basın üzerinden kurdukları izlenimini yaratıyorlarsa ve de yabancı bir ülke ile, diplomatik usuller yerine ,kişiler üzerinden çok yönlü bilgi alışverişinde bulunuyorlarsa, ABD gibi sorumsuz bir ülkenin daha ciddi davranmasını beklemek büyük bir iyimserlik olur.

Bu son olayın yanı sıra , yakın tarihlerde yaşadığımız hemen aklımıza gelen birkaç tane olayı daha sayacak olursak, ABD'nin bizi hiçe sayan bu cesareti nereden aldığı daha da kolay anlaşılacaktır.

•  Bizim siyasiler değil miydi, işi garantiye almak ve iktidarlarına destek sağlamak için çocuklar gibi ABD'ye gidip icazet alanlar ?

•  Bizim büyüklerimiz değil mi , Ülke içinde karşılıklı görüşemedikleri,anlaşamadıkları konuları, Amerika ziyaretlerine gidince oralardan konuşup anlatmaya çalışanlar ?

•  Başımıza geçen çuvalın acısını çıkaramadığımız gibi,bizler değil miyiz halen en azından diplomatik resmi bir özür dahi diletemeyenler ?

•  Bizim yetkililerimiz değil mi , Irak Kuzeyi'nin bugünkü duruma gelmesi için bilerek ya da bilmeyerek ABD ile işbirliği yapıp arkadan da onu bunu suçlayanlar ?

•  Sokaktaki duyarlı vatandaşımızın bile ABD'nin PKK'ya verdiği desteği yıllar öncesinden anlamasına rağmen,bizim yetkililer değil mi , PKK terör örgütü ile mücadele için ABD ile işbirliği gafletine düşenler ,

Barzani'yi de,Talabani'yi de,PKK'yı da kendi elleri ile bugünkü uluslar arası konuma taşıyanlar ?

•  Ey Ulusal dediğimiz basın, sizin içinizdekiler değil mi,her konuda ABD Büyükelçisinin fikrini sorup ona yakın olmaktan gurur duyanlar,her dediğini ,her gezisini manşet yapıp adama eyalet valisi gibi davranma cesareti verenler ?

Hepimizin de bildiği ve içimizin yandığı gibi ,sayacak olursak,bunların benzeri daha bir çok kötü örnek bulunmaktadır. Ancak Stratejik Ortağımızın ve onun Türkiye'deki stratejik ortaklarının bizi neden hafife aldığını hatırlamak için bu kadar yeter sanırım.

Ancak şunu da tekrar hatırlamalıyız ki ; sayılmak ve ciddiye alınmak,kimsenin bir başkasına vereceği lütuf değildir.Bu nitelik; aklımızla, yüreğimizle, ahlaklı ve tutarlı davranışlarımızla bizim kendi kazanacağımız ve de herkese kabul ettireceğimiz bir değerdir.

Kendi işimizi ciddi yapmadığımız , bireysel ve kurumsal ilişkilerdeki bu çirkinliklere devam ettiğimiz sürece de,başkalarından saygı duyulmasını beklemek yanılgının en büyüğü olarak kalmaya devam edecektir.






www.acikistihbarat.com
Açık İstihbarat @ 2007