Siyaset25 Mayıs 2007 00:00

Ulus - Ahmet Şeşen

Hele harçlıklarımızın çoğu zaman "Yetersiz bakiye" mesajı verdiği ve bu nedenle sadece ayda bir kez yiyebildiğimiz Şambaba tatlısı ve TED Koleji kızlarıyla meşhur "Sandviç" mekanı hala duruyor mudur ? Belki herşey yerli yerinde duruyordur ama yerli yerinde durnayan bir şeyler var hem Ulus'da hem ulusta. cialis coupons printable link discount prescription drug cardcialis manufacturer coupon drug coupon drug coupon cardnaproxennatrium site naproxen kruidvatabilify link abilify

Ulus

Ahmet Şeşen
Açik Istihbarat'in Resmi
E-Posta Grubu
AçikIstihbaratTürkiye'ye Üye Olun

www.acikistihbarat.com

  25.05.2007
   


Kimbilir kaç yıl oldu Ulus'a gitmeyeli, Dışkapı'dan geçmeyeli, Anafartalar Çarşısı'na girmeyeli. Yıllar var Rüzgarlı Sokağı görmeyeli. Çocukluğumun Ankara'sında iyi bilirdim
Ulus'u ve çevresini.

Bir dönemin merkezi idi adeta. Dolmuşların, otobüslerin ana durağı olduğundan mecbur kalırdık Ulus'ta inmeye, gerekirse başka bir araca binmeye. Dolmuşun henüz icat edilmediği dönemlerde hele bir de mahallemize giden otobüsü kaçırmış olursak, yiyeceğimiz paparanın haddi hesabı yoktu.

Erken Gelen Oturur ( EGO ) idi sanki bastırmış gibi parayı, gelemeyip otobüsü kaçıran ise bizim gibi yerdi paparayı. Cep telefonu yok, ev telefonu yok, sonraki otobüse 1 saat var neredeyse...

Rüzgarlı Sokak, babamın çalıştığı yerdi, sinemaya ya da Gençlik Parkı'na giderken harçlık alınmak için rahatça uğranılası sokak.

Meteoroloji'den bayır aşağı yürümesi zaten kolay, sonrası Ziraat Fakültesi, arkasından Dışkapı.

Atatürk'ün "Beni Türk doktorlarına emanet edin" yazılı Askeri Hastahane önündeki heykelinin yanından bir anda ulaştığınız Dışkapı, dış kapının mandalı kadar yakındı mahallemize.

Işıkları geçtin mi, sağda Nur Sineması. Ailece seyrettiğimiz sayılı filmlerden biri idi "Dr.Jivago" ve bu sinemada izlemiştik. Yıba Çarşısı gelirdi sonrasında ve Rüzgarlı Sokak görünürdü Ulus'tan bir önce.

Sümerbank'ın köşesinden sola yukarı saptınız mı Anafartalar Çarşısı'na ulaşırdınız. Daha sonra dolmuşların durağı olmuştu Sümerbank'ın arkasındaki meydan. Bir arkadaşımızın babasının manifaturacı dükkanı var idi çarşı içinde.

Heykelin yanında ise pek sevilen ama ismini hatırlamadığım bir çarşı daha vardı. Mişmiş Kuruyemişçisi, Eyüp Sabri Tuncer kolonyaları, Kurukahveci Mehmet Efendi ve Mahdumları. Bir blok sonrasında ise pek beğendiğimiz bir pastahane, Akman mıydı neydi ismi sanki uçmuş gitmiş dimağımdan. Ama Sosisli ve Rus Salatalı sandviçinin tadı hiç mi hiç çıkmamış damağımdan...

"Nerede buluşuyoruz ?" sorusunun cevabı ya "Ulus'ta, heykelin önünde" olurdu, ya da Kızılay'da "Fidanlık" lakabı takılan PTT'nin önünde.

Gencecik fidanlar beklerdi sevdiklerini kavuşabilmenin dayanılmaz hasretiyle zira. Herhalde yerinde yeller esiyordur beklerken karşı tarafa bakıp gördükleri Kızılay binasının.

Hala duruyor mudur acaba Büyük Sinema ? Eskisi gibi kullanılmış plak satıyorlar mıdır hala Zafer Çarşısı'nda ? Ya, Arjantin biraları içtiğimiz Piknik ?

Hele harçlıklarımızın çoğu zaman "Yetersiz bakiye" mesajı verdiği ve bu nedenle sadece ayda bir kez yiyebildiğimiz Şambaba tatlısı ve TED Koleji kızlarıyla meşhur "Sandviç" mekanı hala duruyor mudur ?

Belki herşey yerli yerinde duruyordur ama yerli yerinde durnayan bir şeyler var hem Ulus'da hem ulusta.

Barış sizlere ömür, sevgi deseniz yıllardır törpülene törpülene kendini tanıyamaz olmuş. Taziye mesajları bile su serpmiyor artık paslı yüreklere.

Push gibi oynanıyor kaç senedir yazılan senaryolar. En acısı sadece figüranlık kısmına rol aranıyor bu kahpe filmin senaryosunda.

"İstifa" sözcüğü "istifade" sözcüğü tarafından bir kenara atılmış. "Ne yaparım da bu durumdan istifade ederim ?" en büyük değer haline gelmiş. Koyun can derdinde köşe yazarı "emprovize" başlığı atma derdinde.

Hala kimin eli kimin cebinde paparazzi programları yayınlanıyor. RTÜK'de TIK yok, neredeyse hergün şehit veren güzelim ülkemin yalaka medyatörleri; kendi gündemini yaratmak için atılmadık takla, 3 kuruşluk bakla haberlerini yayınlamak/izlettirmek için birbirlerini yiyiyorlar.

"Yiyin efendiler yiyin, patlayıncaya kadar, tıksırıncaya kadar yiyin".

İstifa etmeyin, istifade edin, reklam alın, istiif yapın, reyting ile yatın, tirajla kalkın, şampanya patlatın, kıskananları çatlatın, "Beni telefonla aradı, onu demek istemedi, bunu demek istedi" diye o zatın yorumlarına yorum katın, ulus bilmiyor ya Türkçe mealini siz anlatın, bol keseden atın, demokrasiye çatın, parça parça zahmetli oluyor satacaksanız vatanı bari külliyen satın, yeter ki ortaya adam gibi çıkın.

Yemezler değil mi ..?

Şimdi büyük acılar yaşanıyor Ulus'da, kurtulamadı şoktan güzelim ulus.

Usul usul almış başını gitmiş ulustan us, ulusun gözleri sepken sulu, Ulus zaten kan içinde, yüreğim ise bugünlerde hiç durmuyor uslu uslu, hiç anlamıyorum şu barış neden uzak, neden puslu ?

 


www.acikistihbarat.com
Açık İstihbarat @ 2007