AB25 Mayıs 2007 00:00

Nazilerden Avrupa İ.H.M'sine - The Times

Mesela, bugünlerde dış dünyada büyük ilgi toplayan bir dava görülüyor. Çünkü şikayet edilen Norveç. Şikayetçiler ise insan haklarının çiğnendiğini bildiren 159 Norveçli. Yanlış okumadınız. Norveç davalı. cialis 5mg prix en pharmacie http://cialis20mgsuisse.com/5mg/prix-en-pharmacie cialis 5mg prix en pharmacierenovation vejle renovation skive renova

Nazilerden Avrupa İ.H.M'sine

The Times - 09 Mart 2007
Açik Istihbarat'in Resmi
E-Posta Grubu
AçikIstihbaratTürkiye'ye Üye Olun

www.acikistihbarat.com

  25.05.2007
   

 

Türkiye ile ilgili bir dava açıldığı zaman Avrupa İnsan Hakları
Mahkemesi aklımıza gelir. Duruşmalar yakından takip edilir. Sonuç lehimize ise seviniriz. Mahkum olmuşsak, yargıçların "siyasi kararlar aldığını" söyleriz. Ondan sonra işimiz biter. İnsan Hakları Mahkemesi gündemden düşer.

Mesela, bugünlerde dış dünyada büyük ilgi toplayan bir dava görülüyor.

Çünkü şikayet edilen Norveç.
Şikayetçiler ise insan haklarının çiğnendiğini bildiren 159 Norveçli.

Yanlış okumadınız. Norveç davalı.

Hani şu, ikide bir Türkiye'ye insan hakları konusunda akıllar veren, kanun kaçaklarına "ezilenler" diye kapılarını açan Norveç. Avrupa'nın hatta dünyanın "insan hakları
şampiyonu!" Norveç...


Peki, kim bu çoğunun yaşı 70'şe yaklaşan Norveçli 159 erkek ve kadın.
Ne istiyorlar?

Norveç, 2. Dünya Savaşı sırasında Hitler ordularının işgaline uğradı.
Hatırlayacaksınız, savaşın ilk döneminde Nazi birlikleri kısa bir
sürede Avrupa'nın büyük bir bölümün yuttular.


Hitler kendinden o kadar emindi ki, kurduğu

"Nazi İmparatorluğu'nun, 1.000 yıl yaşayacağını"

söylüyordu. İyi de Almanya tek başına bu iş için yetmezdi. Onun için
başta İskandinav ülkeleri olmak üzere işgal edilen toprakların bir kısmında
"İnsan haraları" kuruldu.


Projeye Lebensborn (Hayatın Kaynağı) adı verildi.

Uygulama şöyle idi.

"Sarışın, mavi gözlü, uzun boylu kızlar ve kadınlar
seçiliyor, Bunlarla elit SS subayları, ilişki kuruyordu. Hamile
kadınlar özel kliniklerde büyük bir dikkatle bakılıyor
ve doğum
yapmaları sağlanıyordu".

Bebeklerin vaftiz törenleri de Nazi törelerine uygun yapılıyordu.
Çocuklar SS subaylarının kasaturalarının üzerinde vaftiz ediliyor,
annelere Naziler'e bağlılık yemini ettiriliyordu.


Hitler bu iş ile SS komutanı Himmler'i görevlendirmişti. Saf olduğuna
inanılan, Vikingler'in torunları, Danimarkalılar, Norveçliler,
özellikle proje içine alınmıştı
. Fransa'da ve diğer yerlerde de benzer
uygulama yapılıyordu.

Norveç'te bu yoldan 12.000 kadar bebek doğdu. Program 1944'e kadar sürdü.

1945'te, Hitler yenildi. Nazi orduları teslim oldu.

Anneler ve çocuklar için kötü günler başladı. Belki Norveçli kızların bir bölümü bu işe
gönüllü katıldılar. Ama içlerinde evli olmalarına rağmen, zorla
ailelerinden koparılanlar ve kendi istekleri dışında SS subaylarının
tecavüzüne uğrayanlar da vardı.

Savaş sonrasında, "damızlık" olarak kullanılan anneler olmadık
hakaretlere uğradılar.

Ya çocuklar?

Babalarını seçme şansı olmayanlar. Hepsi zorla ailelerinden alınarak isimleri değiştirildi ve evlatlık olarak verildiler. Bir kısmı da akıl hastanelerine kapatıldılar.

Temizlik programının! başını, papazlar ve tıp mensupları çektiler".

Çocukların, "genetik olarak bozuk ve deli olduğunu" bunların büyüyünce
"Nazi hayranı" olacağını ilan ettiler.

Bu daha önce Hitler'in Yahudiler'e, Çingeneler'e, akıl hastalarına, cinsi sapıklara, sakatlara uyguladığı tam bir "etnik temizlik" idi. Çocukların bir kısmı evlatlık verildikleri ailelerin zulmüne uğradı. Kızların ırzına geçildi. Okullarda "Nazi piçi" diye teşhir edildiler.

Bugün çok azı hayatta. Haklarını aramak için gittikleri Norveç
mahkemeleri yüzlerine bakmadı.
Zaten Norveç hükümetleri de bu
insanların şikayetlerini dinlemedi. Hatta varlıklarını bile kabul etmedi.

Sonunda, Strasbourg'daki Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne başvurdular.
Bugüne kadar uğradıkları zulüm için Norveç hükümetinden, 20 biner Euro
tazminat istiyorlar.
Bir de uğradıkları zulmün kabul edilmesini.
Hepsi bu...

Strasbourg'a gönderilen dosyalardan biri de Gerd Andersen'in.

Andersen, 1944 doğumlu. Kapatıldığı bakımevinde dayak yemiş. Defalarca sıcak su ile haşlanmış. Okulda hakaretlere uğramış bu arada öğretmeni kızcağı tecavüz de etmiş. Evleneceği zaman papaz kendisine

"Git, Nazi genlerinden kurtulmak için kısırlaş ondan sonra gel"

diye akıl vermiş...

Harriet von Nickel Karl Otto Zinkel'in başlarına gelenler de çok farklı değil. Evlatlık verilen aileler tırnaklarını sökmüşler. Harriet'in sözde "koruyucu babası" kızcağızın alnına kanata kanata Nazi amblemini çizmiş.

İkisi de geri zekalı çocuklar okuluna gönderilmiş. İkisinin de daha 10 yaşında ırzlarına geçilmiş...

İşte, Türkiye'yi "insan haklarını saygısız! olduğu" iddiası ile sık sık eleştiren "insan hakları şampiyonu!

Norveç"in hikayesi...

(Bu yazı için İngiliz, The Times Gazetesi'nde 9 Mart 2007'de yayımlanan
haberden faydalanılmıştır).

 

 


www.acikistihbarat.com
Açık İstihbarat @ 2007