Siyaset24 Mayıs 2007 00:00

Yerel Şeriat Odağı, Küresel Şer Cephesi - Hüseyin Mümtaz

‘’Rum Başpiskopos geçtiğimiz hafta sonu (12-13 Mayıs) düzenlediği ve bir piskoposunu işgal altındaki Maraş’ı kurtarma görevi verdiği törene İstanbul Fener Rum Patrikhanesi’nden de temsilciler çağırarak çok tehlikeli bir provokasyona imza atmıştır. Başpiskopos Hrisostomos kendi emellerine İstanbul Fener Rum Patrikhanesi’ni de âlet ederek Türkiye’nin içişlerine müdahale edebileceği mesajını vermiştir’’.cialis 5mg prix en pharmacie cialis 5mg prix en pharmacie cialis 5mg prix en pharmaciecialis manufacturer coupon cialis coupons and discounts drug coupon carddiscount drug coupons is-aber.net printable coupons for cialisfusidinezuur voetschimmel fusidinezuur creme fusidinezuur acneclaritin mazilo speeddatingmixers.co.uk claritin mazilobuscopan link buscopan pluscialis walgreen coupon site cialis couponmicardisplus 80/25 mg ilkpirlantam.com micardis plus 80 12.5 mg

Yerel Şeriat Odağı, Küresel Şer Cephesi

Hüseyin Mümtaz

Açik Istihbarat'in Resmi
E-Posta Grubu
AçikIstihbaratTürkiye'ye Üye Olun

www.acikistihbarat.com

 
24.05.2007
   

Biz irtica, şeriat, laiklik sarmalında savrulurken birileri malı götürüyor.

Laikliği bin dereden su getirerek yeniden tarif ediyorlar.
Peki, siz herkesten fazla Müslüman olduklarını söyleyerek papa, patrik eli öpüp, papaz kıyafeti giyen böylelerinin samimiyetinden hiç mi kuşku duymuyorsunuz?

Ya biz bunlarla oyalanır ve uğraş(tırıl)ırken bağrımızın tam orta yerinde ’mürteci Ortodoks şeriatı’yla kuyumuzu kazmaya çalışan ‘fesat ve hıyanet’ odaklarına (Mustafa Kemal) ne demeli?

Hepsi de Lozan’a ve yasalara aykırı olan

a) Kudüs Patriği’nin İstanbul’a çağrılarak Şeriat Mahkemesi’nde yargılanmasından,
b) Sen Sinod’a yabancı uyruklu üye atanmasından,
c)
Yunanistan’ın tahsis ettiği Bizans flamalı özel uçakla çıkılan ‘ekümenik’ gezilerden,
d) İstanbul’un orta yerinde papa ile patrikhanenin balkonunda sergilenen Bizans kartallı gösterilerden vaz geçtim..

Buna ne diyeceksiniz?

15 Mayıs 2007 günü KKTC Cumhurbaşkanlığı Basın Sözcüsü Erçakıca basın brifinginde aynen şunları söyledi:

‘’Rum Başpiskoposu Hrisostomos son geliştirdiği eylemlerle siyasal bir sorun olarak algılanması gereken Kıbrıs sorununu bir din savaşı haline getirmeye çalışmaktadır.

Şimdi sıkı durun, çünkü asıl bundan sonrası ‘bizi’ ilgilendiriyor.

‘’Rum Başpiskopos geçtiğimiz hafta sonu (12-13 Mayıs) düzenlediği ve bir piskoposunu işgal altındaki Maraş’ı kurtarma görevi verdiği törene İstanbul Fener Rum Patrikhanesi’nden de temsilciler çağırarak çok tehlikeli bir provokasyona imza atmıştır.
Başpiskopos Hrisostomos kendi emellerine İstanbul Fener Rum Patrikhanesi’ni de âlet ederek Türkiye’nin içişlerine müdahale edebileceği mesajını vermiştir’’.

Sen ey kıymetli okuyucu..
Aradan geçen bunca gün içinde (y)aygın basınımızın necip temsilcilerinden herhangi birisinin bu konudan söz ettiğini, gündeme taşıdığını okudun mu?
Eyüp Kaymakamı’nın Barthalemeos’u çağırıp yakasına yapışarak, ‘’Bu ne iş?’’ dediğini duydun mu?
Varsa yoksa ‘Hoşgörü’ ve ‘dinlerarası diyalog’..
‘Suçüstü’ başka nasıl izah ve ifade edilir?
Gözümüze soka soka..
Meşhur e-bildirideki örneklerde neden sadece laikliğin yer aldığını, anayasanın ilk üç maddesindeki diğer niteliklerden ise neden hiç söz edilmediğini daha önce sormuştum.

Laiklik söz konusu olunca neden sadece ‘Müslüman örneklerden’ hareket edilmektedir?

Fener’in yaptıkları, yapmakta oldukları açıkça devlet aleyhine faaliyet değil midir?

Hepsini bir kenara bırakın; Fener ‘’12-13 Mayıs’taki bahse konu toplantıya katılmadık’’, yahut ‘’şunun için katıldık, bu oyunun içinde yokuz’’, yahut ‘’varız’’ açıklaması neden yapmamaktadır? Neden böyle bir açıklamaya zorlanmamaktadır?

Avrupa’daki üç dinin liderleri Brüksel’e davet edilmiş.

Dönem Başkanı Merkel, Komisyon Başkanı Baroso ve AP Başkanı Pottering evsahipliği yapmışlar.

Merkel; ‘’Kuzey Kıbrıs’taki dini eserlerin tahrip edildiğini’’ söylemiş.

Gözlemciler ‘’bilgileri’’, aynı toplantıda söz alan Hrisostomos’un verdiğini;

‘’1974’ten sonra kuzeyde kalan kiliselerin Türk askeri ve halkı tarafından tahrip edildiğine ilişkin detaylar’’

sunduğunu belirtiyorlar..

Kuzey Kıbrıs’ın; Kuzey Kıbrıs’ta hükümet kurmakla da kendisini görevli addeden, kızının düğününe Erdoğan’ın katıldığı ‘’Müftü’’sü bir süre önce güneye geçerek Hrisostomos’la görüşmüştü..

Çifte seçim ve anayasa değişiklikleri ile şu sıralar çok meşgul olduğu anlaşılan Akepe’nin

a) Erçakıcı’nın demeci hakkında Lefkoşa Büyükelçisinden bilgi istemesi;
b) Yakın ilişkiler içinde olduğu anlaşılan Kıbrıs Müftüsünden ayrıntıları öğrenmesi; c) Barthalemeos’u da kırmızı dipli mumla davet ederek hesap sorması gerekmez mi?
Yoksa Hrisostomos ve Merkel’in söylediklerine ne zamana kadar katlanacağız?



www.acikistihbarat.com
Açık İstihbarat @ 2007