(Bu yazıya konu olan raporu okumak için tıklayınız)
“Kral Çıplak” hikayesini hepiniz hatırlayacaksınızdır.
Gücü elinde bulunduranlar bilmelidir ki eğer halkı aldatıyorlarsa hikayedeki gibi birileri mutlaka çıkıp Kral Çıplak diyecektir. Bu gün bu görev bize düşmüştür. Bundan dolayı da huzurluyuz.
Ancak mutsuzluğumuz maalesef daha ağır basmaktadır. Çünkü milletimiz kandırılmaktadır, aldatılmaktadır, gözleri perdelenmeye çalışılmaktadır. Keşke milletimiz kandırılmasaydı da her şey gerçekten güllük gülistanlık olsaydı. Ekonomide bahar havası olsaydı. Halkımızın geliri gerçekten iki katına çıkmış olsaydı. Gerçekten enflasyon üretimden dolayı düşseydi. Gerçekten İstihdam artsaydı, gelir dağılımı adaletli hale gelseydi, borçlar katlanmasaydı, bütçe faiz bütçesi olmasaydı, cari açıklar tırmanmasaydı, halktan alınıp faize ve ranta verilmeseydi vs. gerçekten bunlar olmasaydı keşke.
Maalesef bunlar oldu. Buradan tüm milletimize sesleniyoruz ki Türkiye'nin ekonomisi IMF'ye teslim edilmiştir. Tüm kaynaklar borca ve faize akmaktadır. Rant ekonomisi yüzyılın en büyük sömürüsünü gerçekleştirmektedir. İnsanımız açlığa ve yoksulluğa terkedilmiştir.
Bu tespitlerde abartı görenler, ancak kör ve sağırı oynamaktadırlar. Bu davranıştan vazgeçer ve üreticinin, esnafın, memurun ve çiftçinin arasına karışırlarsa acı gerçeği tüm çıplaklığı ile göreceklerdir. Ülkenin dört bir yanındaki meslek odalarının, ticaret odalarının, sanayi odalarının çığlıklarına kulak tıkamazlarsa nasıl feryat ettiklerini duyacaklardır.
Bütün bu gelişmelere rağmen IMF eksenli ekonomi politikacıları rekor kırma dalaverelerini dile getirdikçe ne kadar komik duruma düştüklerinin farkına bile varmamaktadırlar.
Yıllardır hazırladığımız ekonomik raporlar aslında ikaz niteliği taşıyordu ama bu rapor, yaptıklarının farkına varmaları için ekonomi politikacılarına bir ikaz olmaktan ziyade, halkımıza bir mesaj niteliği taşımaktadır. Gücü elinde bulunduranlar bu güne kadar ikazlarımızı dinlememişlerdir ve ikazın zamanı geçmiştir. Öyleyse zaman, milletçe bu gelişmelerden ders alıp onlara hesap sorma zamanıdır. Demokrasi çerçevesinde gereğini yapma zamanıdır.
Bu rapor bilimsel niteliklerden ödün verilmeden hazırlanan bir rapordur. Her ne kadar Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanan verilerin gerçekleşmeleri eksik yansıttığı tartışmaları devam etse de raporun büyük bir bölümü devletin bu kurumundan alınan verilere dayanmaktadır. Buna rağmen yukarıda bahsettiğimiz sonuçlar ortaya çıkmaktadır.
Milletimizin artık yalanlara ve rakamları evirip çevirerek sunma üçkağıdına pirim vermeyeceği ve gerçekleri bir an önce kavrayıp bu gerçeklere göre geleceğini belirlemesi temennisiyle…
|