|
Armutun kim, üzümün ise ne olduğu belli değildir ama içinde bulunduğumuz Cumhurbaşkanı seçme-seçememe-erken seçim-anayasa gereği derhal seçim-başkanlık sistemine götüren anayasa değişikliği-iki sandık-tek sandık-25 yaş vaziyeti, tam bir orta oyunudur.
Bu kadar yıllık devlet ciddiyetine yakışmayan bir
‘'kasaba çarıklı erkânı harbi'nin şark siyasetidir''.
Cumhurbaşkanlığı forsunda on altı yıldız mı vardı, onlar şimdiye kadar kurduğumuz devletleri mi temsil ediyordu?
Ciddi misiniz? Eğer ciddiyseniz, yakışıyor mu?
Bu toz duman arasında Akepe'nin bilerek ve isteyerek mağdur ve mazlumu, demokratik haksızlığa uğramış demokrasi mücahidini oynamaya çalıştığı görülmektedir.
Yetkin diyor ki;
‘'Meclis dün cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesini oyladı, ama bu önemdeki bir gelişme nedense fazla ciddiye alınmıyor..Çünkü kimse bu Anayasa değişikliğinin gerçekleşeceğine inanmıyor… Genel kanı, bu değişikliğin AK Parti yönetimince cumhurbaşkanlığı seçimini burnundan getiren CHP ve Anayasa Mahkemesi'nden karşılık alma seçimde propaganda malzemesi olarak kullanılma amacı taşıdığı yönünde.
AK Parti referandumun 22 Temmuz'daki erken seçimle birlikte yapılmasını istiyor. Böylelikle seçim temasının hükümet icraatı (işsizlik, tarım, asayiş sorunu, genel güvenlik ve dış politika gibi) konularından çıkıp, devlet-millet gibi soyut bir ideolojik tartışmaya dönüşmesini istiyor''.
Akepe'nin niyeti bu olabilir de, haklı mıdır?
Dört buçuk yılda içeride ve dışarıda uğradığımız bozgunun sorumlusu kim o zaman?
Ne doğru gitti, hangi yurt dışı problem halledildi, AB'ye mi girdik, Kürt Devleti'ni mi engelledik, Kıbrıs'ta ne olup bittiğini kim anlıyor?
Hep kazıdık ama hiç kazanamadık.. Cehenneme bile bir adım önde atladık..
İşsizliği mi önledik? Bunca çatırtı arasında hâlâ devletin ülkesi ve milleti ile bölünmez bütünlüğünden söz edebiliyor musunuz?
Söz verdiği neyi yapmıştır Akepe, 350 vekil ile neden yapamamıştır?
Madem bu kadar istiyordu, başörtüsünü, YÖK'ü ve 301' neden ‘'halledememiştir?''
Hangi geçerli mazeretin arkasına sığınacaktır?
Dört buçuk yıl, 350 vekil ile ‘tek başına iktidar'ın mazlumu, mağduru, mazereti mi olurmuş?
Mazeret milletindir, anasını alıp da gitmesi istenilen, şehitlerine kelle denilen milletin sandıkta mazereti olacaktır.
12 Nisan süreci haklı gerekçelere dayanmaktadır, tamamen yasal ve demokratik sınırlar içerisinde yürütülmektedir ama ‘yığınakta hata' yapılmıştır.‘'E-Muhtıra'' da neden sadece devletin laiklik özelliğinin altı çizilmiş, dört buçuk yıllık süreçte yıpratılan, göz ardı edilen üniter, sosyal ve hukuk devleti özellikleri; başkentinin neresi, milli marşının ve bayrağının, dilinin ne olduğunun altı neden çizilmemiştir?
Dolayısı ile Akepe bunu meydanlarda elbette kullanacaktır.
Cumhurbaşkanı'nın Anayasa değişiklik paketini veto etmesini bile kullanacaktır.
İnandırıcı olup olamaması askerin sorunu değildir artık, seçime girecek diğer partilerindir.
Akepe karşısında ve meydanlarda Cumhuriyetin yanında yer alan bütün partiler bunu anlatabildikleri ölçüde başarılı olacaklardır.
Meydanlar dedik..
Meydanlarda olan ve olmayan parti ‘liderleri'nin bir icmalini çıkarabilir misiniz?
Cumhurbaşkanı'nın ‘bu arada';
‘atamasında askere sorulmadı' gerekçesiyle beklettiği
‘'Vecdi Gönül'ün mesai arkadaşı'' bir emekli tümgeneral olgusuna dikkat etmek lâzım..
Akepe acaba uzun erimli projeksiyonlar için;
‘'Vecdi Gönül'ün bazı başka mesai arkadaşlarının'' etkili ve yetkili makamlara gelmesini bekliyor olabilir mi?
‘'Vatan''daş, işte bütün bunları göz önünde bulundurarak; armudun sapı ve üzümün çöpünü fazla irdelemeden devletten ve milletten, devletin ülkesi ve milleti ile bölünmez bütünlüğünden yana oy kullanmalıdır.
|