Cumhurbaskanligi secimi kargasasindan yararlanan ANAP-DYP yonetimleri ARI’larla birliktedir.
DYP genel Baskani, daha bugun
“Yabancilara mulk satilmasinin bizce bir sakincasi yoktur!”
diye acikladi.
Yillarca kara irticayi onlar desteklemedi mi? Kurumlarin ve halkin cumhuriyete sahip ciktigini gorunce T.C ilkelerine sahip cikar gibi yaptilar.
“Sag birlesti; sol da birlessin demokrasi kurtulsun, laiklik yasasin”
diyorsaniz gercekten yaniliyorsunuz.
Simdi gercegi gormenin sirasidir!
TBMM’de kimlerin eli yok ki?
Yabanci devletlerin siyasal partileri ‘Egemen’ olmasi gereken T.C Devleti’nin baskentinde ve Istanbul’da burolar acmislar.
ANAP’in kurdugu Turk Demokrasi Vakfi Amerikalilara ve Almanlara rehber olmus, mecliste yillardir calisiyor.
TBMM’de ‘Demokrasi Komitesi’ kurdular. Komitede AKP vekillerinin yani sira CHP de var. CHP’nin komite uyeleri Amerikalilardan en buyuk parasal destegi alan ve DP (ANAP-DYP)’nin bir numarali destekcisi ARI’nin elemanlarindan.
‘Sivilce’ olusturulmus gorunen sebeke yillardir milyonlarca dolar ve Eeuro ile beslenerek dal budak salmis durumda.
Sebeke CIA ve AB ajanlarinca alttan alta destekleniyor ve ic siyasetimizi, devletin kurumlarini da kullanarak dis siysetimizi, ic-dis guvenlik siyasetimizi (yonetiyor demeye dilim varmiyor) yonlendiriyor.
T.C Devleti’nin iktisadina egemen olmus olan Bizans Istanbul’unun holdingleri, birakiniz devletin varliklarini korumalarini, kendilerine kâr getiren fabrikalarini bile yabancilara peskes cekiyorlar.
Bu azinlik, vakiflari ve dernekleri araciligiyla ic-dis siyasetimizi yonetiyor, devlet egemenliginin ABD-AB koalisyonunun sozde liberal sebekesinin eline gecmesi icin her turlu girisimde bulunuyorlar.
Yurtlarinin egemenliginden oylesine siyrilmis olan bu azinlik basta Quantum (temsilcisi George Soros) olmak uzere piyasamizi ele gecirmis olan vur-kac kapitalistleriyle tokalasiyor, aciktan anlasmalar imzaliyorlar…
Elde ettikleri buyuk parasal gucleriyle cumhuriyetin temellerine saldiran koalisyona destek veriyorlar.
Acikca, cekinmeden, ikirciklenmeden soylemeliyiz ki, yabancilarin denetimindeki ic siyaset ortaminda ne dogru durust bir secim yapilabilir, ne de kolonici demokratlarin, Atina kuyrukcusu aydinlarin denetiminde demokrasi kurulabilir.
“Birlesin!” demek inaniniz ki, hicbir seye yetmez.
Birlesenler meclise girdiklerinde sebeke yerinde durdukca iyi niyetli, namuslu, yurtsever birkac vekilin sesi bogulup gider.
Oyleyse, birlesmeleri isterken, kosulu da dayatmaliyiz:
Birlesenler
“Yabanci devletlerin siyasal parti orgutleri secimden once yurdumuzu derhal terk etsinler"
diyebilmeli ve bunu saglayabilmek icin sonuna dek savasima giriseceklerini acikca ilan etmelidirler.
Izmir’de bu istegi one cikarmazsak, yalnizca kendimizi degil ulusumuzu da aldatmis oluruz!
Bu aldaticiligin bedeli ise T.C Devleti’nin karanlik vadilerde parcalanmasi olacaktir.
Unutmamali ki, asil aci olan savasmadan yenilmektir!
Oyleyse:
Ya simdi ya da hicbir zaman!
|