Ülkemizde kurumsal ve toplumsal alanda demokrasinin geliştirilmesi adına hep beraber elele verip çözmemiz gereken çok önemli sorunlarımız vardır.
Ancak bu sorunlar ne bireysel ,ne etnik, ne de bölgesel anlamda kimse için ayrıcalık yaratan veya özel kısıtlama getiren bir durum değildir. Eksiklikler de, geliştirilmesi gereken konular da hepimizi aynı derecede etkileyen ortak sorun ve konulardır.
Gerçek bu şekilde olduğu halde, DTP denilen partinin insanlarımızı etnik temeli esas alan ve baskıcı bir yaklaşımla seçime hazırlamasını ve mağdur ediliyor gürültüsü altında terör örgütüne çanak tutmasını anlamak mümkün değildir.
Siz hem ‘' Kürt Milletvekili'' diye ayrımcı ve bölücü bir yaklaşımla Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne girmeye çalışacaksınız,
hem de bölgedeki diğer partileri etkisiz kılmak için onların göstereceği adaylara ve seçmen vatandaşlarımıza terör örgütü kanalı ile tehditler savrulmasına göz yumacaksınız.
Bu ülkemiz insanlarını hiçe sayan densizlik ve kendini bilmezlikten başka bir şey değildir.
Entel geçinen bazı köşe yazarlarının ise ; hukuken suç olmasına rağmen etnik ayrımcılığı esas alan ‘'Kürt siyasetçileri'' gibi bir sıfat kullanması ve DTP'liler mağdur ediliyorlar havası yaratması , hepimizin gözleri önünde devam eden teröre ve bölücü çalışmalara rağmen bizleri açıkça aptal yerine koymaktır.
Şu çok iyi bilinmelidir ki ; Meclis'e etnik temsiliyet iddiası ile girilmesi her şeyden önce hukuken mümkün değildir.
Bu ülkenin Kürt kökenli TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ mensubu milletvekilleri, yani ben de dahil hepimizi temsil eden AĞRI,BİTLİS,DİYARBAKIR,HAKKARİ milletvekilleri her zaman var olmuştur,bundan sonra da var olacaktır.
Ama etnik ve bölgesel ,yani bölücü yaklaşımla ben ‘'Kürt milletvekiliyim'' diyebilen birinin de ,bu Meclis'in çatısı altında yeri olmadığını , bu ülkede yaşayan herkesin çok iyi bilmesi ve de bu gerçeği hazmetmesi gerekir.
Ne yalanlar söylenirse söylensin,terör örgütünün bölge halkı üzerindeki görünmez baskısını ve onların görünen uzantılarının şu an için açıkça söyleyemedikleri gerçek niyetlerini tahmin etmek hiç de zor değildir. DTP denen partinin de böyle bir dayanışma ve dayatma içinde olduğu ve terör örgütünden aldığı güçle bu dayatmaya öncülük ettiği bilinen bir gerçektir. Böyle bir zihniyetin de, halkımızın istediği adaylara değil ,terör örgütü PKK'nın işaret edeceği isimlere yöneleceği endişesi ortadadır. DTP mensuplarının kendi söylemleri ve davranışları da maalesef bu endişemizi güçlendirmektedir.
Kısacası ve açıkçası ;
Bu ülkede terör örgütü talimatı ile seçilmiş ve de bölücülüğe hizmet edecek Kürt milletvekili diye bir temsil görevini ,hukuken kimse kimseye veremez ve de kabul ettiremez.
Bu ülkenin ancak ve ancak DİYARBAKIR, AYDIN, HAKKARİ, EDİRNE' den bağımsız ya da bir parti mensubu olarak seçilmiş Kürt kökenli milletvekilleri olabilir ve de hepimizi temsilen göğsünü gere gere Türkiye Cumhuriyeti Milletvekili olarak meclise girebilir.
Ey bölücüler ;
Siz de çok iyi biliyorsunuz ki , karanlık güçler ile paylaştığınız gerçek niyetiniz en azından şu an için saklıdır. Siyaset adına ne söylerseniz söyleyin bundan ötesi yalandır.Bu yalanlarınızın en acımasız ispatı da kahpece döşenen mayınlar yüzünden halen her gün verdiğimiz ŞEHİTLERİMİZ'dir.
Mayın döşenmemiş siyaset alanında hiç çekinmeden ifade imkanı bulduğunuz bölücü söylemlerinizle ; her şeyden önce kendinizi kandırdığınızı,
ülkemiz insanlarını boş yere huzursuz ettiğinizi ve de hepimize büyük acılar çektirdiğinizi ,umarız gelecekte de aynen hatırlama fırsatını bulursunuz.
|