O, bir Kuvayi Milliyecidir.
O, bir Müdafaa-i Hukukcudur.
O, bir Din Bilginidir.
O, İlk Meclisin Antalya Milletvekilidir.
O, bir Kahramandır.
O, Örnek bir insandır.
O, Akseki'nin, Antalya'nın, Türkiye'nin Rasih Hocasıdır.
O , Rasih Kaplan'dır.
Sayın Hayrettin Kalkandelen' in "RASİH KAPLAN " adlı kitabının girişinde yazdığına göre:
"Akseki'de doğan, Konya Medresesi'nde ve Mısır El Ezher Üniversitesinde din öğrenimi alan, bu arada zamanın koşullarına göre, Hukuk ve Sosyoloji eğitimi alan, İl Genel Meclisi üyeliğinden sonra, 1920 de ilk TBMM'de başlayan Millet Vekilliğini 1950 yılına kadar sürdüren; bu sırada Saltanatın ve Hilafetin Kaldırılması, Cumhuriyet'in İlanı, Kılık Kıyafetin Değiştirilmesi ….. için öneren, söz alan, oy veren, savunan yüce bir kişidir Rasih Kaplan… "
İstiklal Mahkemesi Başkanı olarak vatanın bağımsızlığını ve Cumhuriyeti kollayan…
Antalya'da; Zincirli Han, Tek Kapılı Han, İki Kapılı Han ve Kışla Han'lardan başka otel olmadığı yıllarda "Antalya'nın geleceği Turizmdedir" diyen…
Demiryolu Konya'dan Manavgat'a insin, oradaki Antik Liman (Side) yerine yenisi yapılsın, Antalya Anadolu'nun çıkış kapısı olsun diye kampanyalar açan, bunu gençlere vasiyet eden…
Hint Müslümanlarının Kurtuluş Savaşımıza desteği 124.000 İngiliz Lirası parayı getirip Gazi Mustafa Kemal'e teslim eden, öldüğünde cebinde sadece 25 kuruş çıkan bir kahramandır O…
Evet, yanlış okumadınız!... .
1920'den 1950'ye tam 30 yıl Millet Vekilliği yapan 13 Kasım 1952'de öldüğünde cebinde 25 kuruş çıkan Rasih Bey'den bahsediyoruz…
30 yıl süren Millet Vekilliğinden sonra, Akseki'de babasının evinde tabiri caizse babasının kilimi üzerinde ölen Rasih Kaplan'ın cenazesini Akseki Belediyesi kaldırmış…
Devletin parası elinde olduğu halde mal ve servet peşinde koşmamış,
son derece mütevazı bir yaşamı olmuş,
torunlarının ve öteki çocukların okumasına önem vermiş ve yardımcı olmuş…
Fakat eğitimlerinden sonraki dönemde, işe girme, terfi konuları ile hiç meşgul olmamış ; "Ben kimseye, yakınlarım için gitmem, ricada bulunmam" diyen örnek bir kişiliktir Rasih Kaplan…
7 dönem Antalya, bir dönem Maraş Millet Vekilliği olmak üzere; 8 dönem, 30 yıl Millet Vekilliği yapan Rasih Bey şimdikileri utandırmıyor mu birazcık?
Şimdiki bazı Belediye Başkanlarının ve Millet Vekillerinin bir dönemleri sonunda; arsalar-araziler, villalar, apartmanlar, oteller, uçaklar, vapurlar, gemiler…
Yanında, 30 klasör "Şaibe" dosyası kalmıyor mu arkalarında?! ...
Bu utanmazların, utanmazoğlu utanmaz mahdumları (çocukları) yemiyor mu milletin hakkını çatır çatır?!...
Her zaman Gazi Mustafa Kemalle birlikte olan Rasih Hoca'nın:
- Devletin örgütlenmesi hakkındaki görüşlerini…
- Türkiye'nin kalkınmasını, Köyler ve Köy Enstitüleri üzerinde görüşlerini…
- Milli Eğitim hakkındaki görüşlerini…
- Sevr Andlaşması hakkındaki görüşlerini…
- Lozan Barış Andlaşması hakkındaki görüşlerini…
- Hatay hakkındaki görüşlerini…
- İstiklal Mahkemeleri, Evkaf İdaresi, Denizcilik İşletmeleri, Devlet Demir Yolları, Tarım ve Hayvancılık…; Ve TBMM Toplantılarında bir çok konudaki konuşmalarını ve görüşlerini okuduğunuzda O'na daha çok saygı duyacaksınız…
Akseki'nin, Antalya'nın, Cumhuriyet'in bu değerli evladının ölümünden 55 yıl sonra bile yaşatıldığına ve büyük saygı gördüğüne tanık olacaksınız.
Bir Bağımsızlıkçı, Kuvayi Milliyeci Rasih Hoca'ya bakın,
bir de Amerika'ya çekip giden, servet içinde yüzen Teslimiyetçi- Mandacı Fettullah Hoca'ya bakın!...
İkisini her bakımdan kıyaslayın!..
Bu yazımızdaki bir çok cümleyi, Mülkiyeliler Birliği Antalya Şubesi Yayını, Hayrettin Kalandelen'in "RASİH KAPLAN" kitabından almaktan, bunları sizlerle paylaşmaktan ve Rasih Kaplan'ın hemşehrisi olmaktan onur duyuyorum…
Ulusal Egemenlik ve ilk Meclis deyince Mustafa Kemal ve Rasih Hoca aklıma geldi.
Şimdi herkese soruyorum:
Servetinizle birlikte çukura gömülüp, çürümek ve unutulup gitmek mi istersiniz, yoksa hiç ölmeyip, çürümeyip, unutulmadan yaşayıp gitmek mi istersiniz?. .
Halkın övgüsü mü hoşunuza gider, sövgüsü mü?
Çocuklarımız kötü örnekleri değil, Rasih Kaplanlar gibi güzel örnekleri tanımalı…
Millet Vekilleri, millet için çalışmalı, halkıyla birlikte yaşamalı, gönüllerde, yüreklerde, kuşaktan kuşağa, asırdan asıra tarihlerde yaşamalı….
Bağımsızlık, Egemenlik, Vatan ve namus için savaşanlar, ulusumuza ışık tutan ve yolumuzu aydınlatanlar IŞIKLAR içinde yatsınlar |