Türkiye, egemen bir ülke değil mi? - Savaş Süzal
Ankara’da Erdoğan hükümeti AB protokolunu imzalamış. Çok açık ve net bir sorum var kendilerine; Kıbrıs konusunda hani şerh falan koyacaktınız, Rum tarafını tanımış olmamak için, koydunuz mu? Koymadınız mı? Pekii, bu imzanın Rum tarafını tanıma anlamına gelmediği yolunda protokola bir madde falan da eklediniz mi sayın Gül ve Erdoğan? Ben eklemediğinizi biliyorum ama bakalım bu kez hangi masallar anlatarak olayı saptıracaksınız, onu merak ediyorum. Gördüğünüz gibi bir AB planınız ve politikanız yok. Sanki İkinci dünya savaşında Atom bombası atılmış Japon imparatorluğu gibi, önünüze her konanı imzalıyor, verilene teşekkür ediyorsunuz. Tam bir kapıkulu mantığı. Bizi AB’ye alında nasıl olursa olsun. levitra and diabetes diabetes sexuality treatment sexual dysfunction in diabetescoupons for cialis 2016 coupons for prescription drugs prescription drug cardsnaproxennatrium go naproxen kruidvatsymbicort turbuhaler 200 6 cena symbicort symbicort cenabuscopan floridafriendlyplants.com buscopan pluscialis walgreen coupon site cialis couponmicardisplus 80/25 mg click micardis plus 80 12.5 mgoxcarbazepine dosage bilie.org oxcarbazepin
Böylece Kıbrıs Rum yönetimini de tanımış oldunuz ve adamınız Talat’ı devletsiz bırakmadınız mı?. Garibim devlet başkanı falan seçileceğim diye bekliyor. Devleti olmayan bir başkan, çok gülerim buna. Velevki bunu da üzerine ölü toprağı atılmış Türk halkına yutturdunuz, ya peşinden gelen kazıklarda nasıl oynayacaksınız? Bunları nasıl kremliyerek Türk halkına yutturacaksınız. Kıbrıs’ta refaranduma evet oyu verenler umurumda değil de, o oy verenleri korumak için kanlarını canlarını verenlerin yediği kazık benim için önemli.
Şimdi Kıbrıs Rum tarafı başta, Yunanistan Dışişleri Bakanı ardından, Annan planı üzerinde görüşmelere başlanmasını istemişler. Ben dün bizim diplomatlarla konuştum, sizde başlayacakmışsınız görüşmelere. Pekiii ben mi yanlış hatırlıyorum acaba? Siz dememişmiydiniz “biz Annan planını görüştük refarandum yapıp oyladık ve bir daha üzerinde görüşme olamaz o defter kapandı” diye? Bende metinleriniz duruyor, mürekkepleri uçmadıysa öyle demiştiniz. O zaman neden aynı plan üzerinde masaya oturuyorsunuz? Bu sizin plan çerçevesinde daha fazla taviz vereceğiniz anlamına gelmiyor mu? Geliyor. Demek ki Kıbrıs politikanız da yok veya fiyasko.
Iraklı Kürtler için mangalda kül bırakmadınız sonuç, Kerkük şehir meclisinin resmi dili bile kürtçe oldu. Boru hattından akan petrolda kesildi. Kutlarım, herkes sizin şu meşhur kırmızı çizgilerinizi geçmeye teşebbüs bile edemedi ama galiba çizgilerin üzerine işeyerek sildiler. Peki bağımsız Kürdistan ne oldu?. O konuda işi öylesine arsızlığa vurdular ki, İmralı daki terörist başı bile oradan Konfederasyon isterim diye bağırıyor. Ya Öcalan’ın kızkardeşinin elini öpen Zana denilen kadın, ne güzel birlik ve beraberlik sergiliyor değil mi? Allah allah, anlaşılan Irak politikanızı da kimse takmadı. Bugün Rumsfeld alaylı bir şekilde konuya dokundu geçti hemde kıkır kıkır gülerek.
Rumsfeld dedimde aklıma geldi hatırınız kalmasın diye biz Türkiye kısmının geçtiği trancrip’i gazeteye koyuyoruz, Dış konulardaki danışmanlarınız tercüme ederde size bilgilendirir diye. Washington’da şu anda faaliyet gösteren temsilciniz bu işi kotaramadı anlaşılan. ABD Savunma Bakanı, Meclis’te tezkere konusunda alınan karardan söz ederken gülüp alay ederek Türkiye’nin Egemen bir devlet olduğunu söylüyor. Acaba Rumsfeld neden gülüyor ki? Türkiye’nin egemenliği bu kadar komik mi? Yoksa Egemenlik diye bizim bildiğimiz egemenlik falan değil de siz bizi mi kandırıyorsunuz? Ne dersiniz?
Kırgızistan’ta olanlar çok ilgi çekici. Kırgız devlet başkanının devrilmesinden daha çok kardeş Kırgızların Türklere ait yerlere saldırması benim dikkatimi çekti. Yıllardır bu ülkede Fettullah Hocamızın okulları faaliyette değilmiydi? Ne oldu da bu okullar Türk sevgisi yerine Türkiye düşmanlıuğının tohumlarını mı ekti?. Aynı şekilde bu ülkede iş yapan iş adamlarımız yoksa kötü alışkanlıklarını bu ülkelerede mi taşıdı da bizi sevmiyorlar. Aslında bu olanlar bizler için yeni ölçü ve uyarı.
Demek ki Abdullah Bey, Orta Asya ve Kafkaslar’daki kardeşlerimize yönelik politikalarınızda işe yaramıyor. Hani başbakanın uçaklar doldurarak geziler yapması, sempati değil düşmanlık yarattı gibi görünüyor.
Evet Abdullah bey, Tayyip bey, neymiş? Demek ki hülkümetinizin dış politikası falan yokmuş, değil mi? Hani bir ata sözü vardır; “Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz” (Kişinin sözleri önemli değil, yaptığı iş önemlidir demek) diye. Bence artık sizin de bakılacak ve dinlenecek pek fazla yeriniz kalmadı.